Haberler23 HAZİRAN İSTANBUL SEÇİMLERİ ve BEKA

23 HAZİRAN İSTANBUL SEÇİMLERİ ve BEKA

Yazarımız Dr. Işık Özkefeli, İstanbul seçimlerinin heyecanı artarken, seçimleri beka kelimesi ışığında değerlendirdi...

+
-
23 HAZİRAN İSTANBUL SEÇİMLERİ ve BEKA

Son zamanlarda birilerinin diline pelesenk oldu ‘’Beka’’ kelimesi…

Beka nedir diye baktığımızda ‘’kalıcılık, devamlılık, ölümsüzlük, daim ve aynı kalma’’ anlamına geldiğini görüyoruz.

Ama birileri olup olmadık yerlerde ülkenin beka sorunu olduğunu ayrıştırıcı dilin öznesi olarak çok farklı anlamlarda kullanır hale geldiler.

Her Ülkenin ve insanın bekası çok önemlidir tabiki!

Özellikle Türk Milletinin beka sorunu, bu coğrafyada hep olmuştur. Vatan bildiğimiz Anadolu toprakları üzerine oynanan emperyalist oyunlar nedeni ile ‘’Vatanın Bütünlüğü ve Milletimizin Birliği’’ bizlerin öncelikli beka sorunumuz olmuştur. Hatta Türk Milleti; birey olarak, kendinden önce Vatanı ve Milletinin bekasını hep öncelikler olması ile tarihe adını yazdırmıştır.

Türk Milletinin bekası yüzyıllık bir bekadır.

Beka; Milletimizin bu topraklarda tam bağımsız bir şekilde varlığını devam ettirme direnci demektir. Geleceğe kalıcı, dinç bir şekilde yürüme azmidir.

Beka; Türkiye Cumhuriyetini dış güçlere tabii olmadan, Milli irade ile yönetme isteminin adıdır. Her türlü güçlüğe göğüs germe, iç ve dış güçlere direnme, tarihini unutmadan onun ışığında yürümesidir.

Emperyalizme karşı verilen kurtuluşun ve kuruluşun adıdır Beka…

Bugün Beka sağda solda, siyasiler, din adamları, bürokratlar ve askerler tarafından bol keseden söylenir hala geldi…

Bunu kendi şahsi amaçları doğrultusunda sürekli seslendirenlerin yüzünden ‘’Milli Beka’’ artık daha derin hale gelmiştir.

Sürekli Beka Diyenler;

Kendilerinden olmayanlara terörist, terör örgütleri ile beraber yürüyen vatan hainleri diyenler; Oslo’yu, Habur’u, Dolmabahçe’yi unutanlardır.

 Türk Devriminin, Anadolu Devriminin Lideri ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in ‘’Yurtta Barış, Dünyada Barış’’ söylemini ve Cumhuriyet değerlerini tanımayıp; Ülkede dirliğimizi bozan, komşularımız ile gergin ilişkiler kuranlardır.

Yönetime geldiklerinden beri Cumhuriyetin kurucularına saldıran ve kurucu değerlerini yok edenlerdir.

Eğitim sistemini çökertip, Laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşıp, pırıl pırıl gençlerimizi gelecek kaygısı ile beyin göçüne zorlayanlardır.

Tarımda, sanayide üretmekten vazgeçen; Çiftçinin belini büken, tarımı bitirip bizleri dışa bağımlı hale getirenlerdir.

Hukukun üstünlüğünü, siyasetin ve kişinin üstünlüğüne çevirenlerdir.

Adalet ve demokrasiyi yok sayıp, Millilik adı altında kişinin iradesine sığanlardır.

Atatürksüz tarih yazan, Atatürksüz müfredat yapan, Atatürksüz Anayasa diye çığırtkanlık yapanlardır.

Türk tipi Başkanlık sistemini Anayasa Değişiklik paketini referandum oldubittisi ile önümüze koyup, orantısız bir referandum sürecini bizlere dayatanlardır.

Seçimlerde yaşanılan hukuksuzlukları, yarattıkları korku dalgası ile normalleştiren, Hukuksuzluğu normalmiş gibi gösterenlerdir.

Milli egemenliğin simgesi parlamenter sistemi etkisizleştirip, Milli irade diye hala beka diyenlerdir.

Referandum ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile rejimi değiştirenlerdir.

Bu sistemin artık işlemediği bir gerçektir ve Sarayın Bekası, Milletin bekasının önüne geçmiştir.

Öne çıkan doğruyu söyleyip eleştiren herkesin tutuklandığı, eleştiriye tahammülün olmadığı, her eleştiride mahkeme kapılarında kendimizi bulduğumuz bu dönemde neyin bekası diye sormak aslında hepimizin en doğal hakkıdır.

2017-2018 ve 2019 Seçimlerle yatar kalkar hale geldik.

31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde yine sandık başında idik. Tüm İl ve İlçelerden sonuç çıktı ama İstanbul’dan sonuç çıkamadı. İstanbul’un milyonlarca seçmeninin iradesi yani Milletin iradesi yok sayılarak seçim iptal edildi. Yüksek Seçim Kurulunun kendisinin bile açıklayamadığı gerekçelerle seçim iptal edildi.

Ses çıkaramadık! Yazdık, çizdik ama normalleşmiş süreçte siyasi partilerinde bu normalleştirilmeye katkıları ile kabul ettik.

Hafta sonunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri tekrarlanacak. Bu seçiminin yerel seçim boyutunu aşan bir heyecan ve önem kazandığı görülmektedir.  

Zaten AKP iktidarı ile ülkemizde hukuk kalmamış, sivil darbe yapılmış ve buna “ileri demokrasi” adı verilmiştir. Tekrarlanan bu seçime odaklanan toplum, ülkemizde yaşananlara ve gelecekte nelerle karşılaşacağımıza şimdilik uzaktır. İşte bu yöntem ülkemizin gündemini saptırmanın bir başka yoludur. Özellikle ekonomik kriz hep halı altına süpürülmektedir.

Türkiye mi, İstanbul mu? Tabiki Türkiye…

İktidarın Bekası biat etmeyen, İllet ve zillet muhalefet… Terörist Millet!

Bende diyorum ki Milletimizin azim ve kararı ile İstanbul Seçimleri, rejimi değişmiş Cumhuriyetimizin Bekası olacaktır. 

Herkesin Beka dediği bir dönemde ben de bir ‘’BEKA’’ desem ne olur? 

Seçim daha önce kazanılmıştır ve yine kazanılmalıdır. Bu seçimin kazanılması ile karanlık bir nebze olsun aydınlatılabilecektir.  Destek vermek için bende varım dedim ve İstanbul’da görev aldım.

13 yaşındaki Berkay Gezgin’in dediği gibi: "Her şey çok güzel olacak" 

Saygı ve Sevgi ile…

 

 

 



SIRADAKİ HABER
}