HaberlerZAMANLAMA

ZAMANLAMA

Yazarımız Sacit Acar kaleme aldı...

+
-
ZAMANLAMA

      Ne kadar da önemli bir kavramdır aslında. Bir şeyin zamanında yapılması veya en uygun vakitte düşünülmesi. Hayatın birçok yoğunluğunu düşünür ve ah ederiz. Zaman zaman kaçırdıklarımıza üzülürüz. Şuraya o gün gitseydim şu sınava o gün girseydim gibi serzenişlerimiz durmak bilmez hatırladıkça. Bir hasta ziyaretini düşünüp te yapamadığımız için kim bilir içimiz ne denli burkulur sonrasında. Hep yapamadıklarımıza üzüldüğümüz gibi zamanlamasını doğru yaptığımız, kararlarını doğru ve isabetli verdiğimiz birçok olumlu sonucun keyfini sürdüğümüz de çok olmuştur. Ya şu işi ne doğru yapmışım şu başvuruyu ne de zamanında halletmişim deyip aile ve dostlar içinde efelendiğimiz onlarca olay vardır. Velhasıl kelam “zamanlama” ya çok mutlandırır ya da üzmekten öte birçok huzurluk sebebi olur veya diz dövdürür bizlere.

      Yabancıların tayming dediği bir isabet ve odak noktasıdır bu galiba. Zamanı doğru ve olması gereken sürede kullanmak biraz da zekâ ve yaşam isabetidir.

  Bütün bunları neden yazdığıma gelmek istiyorum şimdi. Çok bilindiği üzere Karadeniz bölgesinde yaz dönemi oldukça kısadır. Temmuz ayı girmesine rağmen şöyle enikonu bir deniz sezonu hala başlayamamıştır. Kum ve kumsal yeterli sıcağa erişememiş, insanlar denizle buluşamamışlardır. Bu durum bu seneye has değildir. Mevsim normallerinin yaşadıkları da budur yaşattıkları da.

    Bütün bu bilinenler ve ortalamalar doğrultusunda sevgili Büyükşehir Belediyemizin saygıdeğer yetkilileri yazlıkçıların en yoğun yaşadıkları TAFLAN bölgesinde alt yapı kanal ve yağmursuyu deşarj çalışmalarını tam da bu mevsime denk getirmişlerdir. Koca koca iş makineleri ve kamyonlar sabahın en erken saatlerinde çalışmaya başlayarak akşamın alaca karanlığına kadar mevcut programı yetiştirmeye çabalamaktadırlar.  Bunun için herhangi bir şikâyet ve serzenişte bulunmaya kimsenin hakkı ve hukuku yoktur. Sakinliğe gelen, şehrin yoğunluğundan kaçan o insancıklar bu toz bulutu ve iş makinelerinin gürültüleri altında kahvaltılarını yapmakta yemeklerini kaderlerine razı bir şekilde sessizce yemektedirler.

        Hadi bakalım bu konuda ağzını aç da bir şeyler söyle bakalım. Ne iş bilmezliğiniz kalır ne de medeni bir yaşamın gereklerinin bunlarla çok ilgili olduğu. Ne alakası var aslında. Bu programlar hazırlanırken o bölgenin bir tatil bölgesi olduğu düşünülerek hareket edilemez mi?

    İki aylık bir iş programı kaydırılması bir işin bitmemesi ve olumsuzluk sebebi midir?

      Bazen yapılan iş ürkütülen kurbağaya değmeli. İyi haftalar…



SIRADAKİ HABER
}