HaberlerDEVECİ'YE SAHİP ÇIKMAK

DEVECİ'YE SAHİP ÇIKMAK

Yazarımız Avukat Tufan Akcagöz kaleme aldı...

+
-
DEVECİ'YE SAHİP ÇIKMAK

"Atakum için söz söylemeye hakkı olanlardan biri olduğumu düşünüyorum. İşte bu yazı, bu hakka dayanarak kaleme alınmıştır.”
Atakum Belediyesi ile ilgili yapmış olduğumuz basın açıklamalarının dumanı hala tütüyor. Onlarca basın açıklaması, yine bir o kadar şikayet, itirazlar vs.
Tüm bunları, mensubu olduğum siyasi partinin İl Başkanlığı görevini yürütürken, görevimin bana yüklemiş olduğu sorumluluk duygusuyla yaptım. Bunun için kimseden herhangi bir ödül ya da alkış beklemedim. Doğru olanın peşinden gittim.
Atakum Belediyesi ile ilgili yanlış bir durum sezdiğimde, hukuk dışılık gördüğümde, saniye beklemeden gereğini yaptım. Önce konuyu Samsun kamuoyu ile paylaştım, sonra ilgili yerlere başvurularımı yaptım. Atakum Belediyesi’nde dönen dolaplara akıl sır erdirebilmek için, gerektiğinde sabahlara kadar Sayıştay raporları okudum. Bu, ne bir şikayet, ne de bir serzeniştir.
Bu çalışmaları yaparken, bana en büyük desteği dönemin belediye Meclis Üyesi Mustafa Tüfek verdi. Bedel ödeyen adamdır. Yakınında olup da Belediyecilik konusunda, Mustafa Tüfek’in bilgi hazinesinden yararlanmayan, eksik iş yapmış olur. Bunu, not olarak düşelim.
Yapmış olduğumuz şikayetler, bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun imzası ile engellendi. Savcılık, dönemin Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı ile ilgili soruşturma yürütemedi.
Yapılan usulsüzlükleri, dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık.
Bunların içinde, çok önceden ölmüş kişilerin evine ‘sözde’ pide gönderilmesi de var, harcama yetkisi olmayan vekil müdürlerin yapmış oldukları harcamalar da..
Hukuka aykırı tahsisler de var, Belediye'nin denetletilmek istenmemesi de..
Önceki Başkanın, Belediye'yi neden denetletmek istemediğini şimdi daha iyi anlıyoruz. 1 Nisan'da her şey ortaya çıktı.
Atakum’un üzerine bu kadar gidince mevcut belediye başkanı, benim Atakum Belediye Başkanı adayı olacağım düşüncesine de kapıldı ve bana ‘hodri meydan’ da çekti. Ben de ona, 'Atakum'a aday filan değilim ama bu konuları bir televizyon programında tartışalım' dedim ama hala kendisinden cevap bekliyorum.
Neyse, konudan uzaklaşmayalım.
Arkadaşlarımıza, FETÖ yaftası yapıştırılmaya çalışıldı, yanlarında olduk.
Bir baktık ki, Bay Başkan’ın 15 Temmuz’dan sonra almış olduğu elemanlar FETÖ’cü çıkmaya başladı.
Sonunda ne oldu?
İshak Taşcı’yı, partisi Atakum’a aday yapmadı, yapamadı.
Gerçi ben de Milletvekilliğine niyetlendim ama o da olmadı. Bu serüveni de belki ayrı bir yazıda anlatırım. Bu süreçte ne çok insan tanıdım!
Devam edelim..
31 Mart’ta Atakum'da işler değişti.
Atakum halkı, Cemil Deveci’yi ve CHP’yi tercih etti.
Bu, Atakum için önemli bir renk değişimidir. Buna, 'aslına rücu' diyenler de çıkabilir, haklılar.
Seçimi takip eden günden itibaren Atakum Belediyesi yine manşetlerde.
Ama bu defa, borçlar, hacizler, alacaklılar..
Borca batık bir ticari işletme..
Kasada görünen ama ortada hiç olmayan 7 milyon lira ile..
Bu ve bunun gibi ayrıntıları, biliyorum hepiniz yakından takip ediyorsunuz.
Atakum Belediyesi, adeta S.O.S veriyor ve bunun sorumluları hala hesap vermiş değil. Sorumlular adalet önünde hesap verene kadar bu işin peşini bırakmamak gerekiyor.
Bu nedenle, Cemil Deveci'nin eski yönetimin hukuk dışı icraatlarına karşı başlatmış olduğu hukuk mücadelesini ayakta alkışlıyorum ve bu mücadeleye destek veriyorum.
Atakum Belediyesi, ekonomik bir açmazın içine sürüklenmiş, her şey ortada..
Deveci’nin, Atakum Belediye Başkanı olarak yaşadığı zorluk, namuslu ve dürüst bir idarecinin yaşamış olduğu zorluktur ve işte tam da bu sebepten Atakum'da, Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermiş olsun olmasın, her namuslu yurttaşın, Cemil Deveci'ye ve 'çalmayacağız, çaldırmayacağız, halkla bütünleşerek Atakum'u yöneteceğiz' diye yola çıkan yönetim anlayışına sahip çıkmak gibi tarihi bir sorumluluğu vardır.



SIRADAKİ HABER
}