HaberlerAK PARTİ GİDİYOR GİTMESİNE DE...

AK PARTİ GİDİYOR GİTMESİNE DE...

Yazarımız Avukat Tufan Akcagöz kaleme aldı...

+
-
AK PARTİ GİDİYOR GİTMESİNE DE...


AK Parti'nin ve partiyi bütünüyle temsil eden Recep Tayyip Erdoğan'ın eli aslında, 16 Nisan 2017 referandumuyla zayıfladı. Her ne kadar, büyük bir rejim değişikliğini öngören referandum, halkın çoğunluğu tarafından kabul görse de, beklenilen ve istenilen sonuç bu değildi ve Tayyip Erdoğan, ta o zaman bu günleri gördü.
Muhalefet, 16 Nisan referandumuna da, 24 Haziran seçimlerine de doğru dürüst hazırlanmış değildir. Çok iyi hazırlandık ama buna rağmen kaybettik demenin ıstırabı karşısında, dersimize iyi çalışmadık demenin rahatlatıcı bir tarafı da var, kabul etmek gerek. İyi çalışılmadı. Topluma heyecan verilemedi. İstanbul seçimlerindeki inancın ve zafer beklentisinin çok azı 16 Nisan ve 24 Haziran'a nasip oldu. Altmış beş yıllık parlamenter sistem, İstanbul belediye seçimlerinden daha mı az değerliydi?
Hele 24 Haziran. Her türlü maddi olanaksızlıklar içinde gerçekleşti. Karşıda zaten tüm devlet olanaklarını kullanmaktan semirmiş bir siyasi yapı var. Bunlara karşı, devede kulak bütçelerle mücadele etmek zorunda kalındı. Ki 24 Haziran, 16 Nisan referandumuna ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yürürlük kazandıran seçimdi. Olmadı.
Gelelim bugüne.
23 Haziran, yenilmez denilen bir siyasi gücü al aşağı etmeyi başardı. İstanbul seçimleri, hukuka aykırı olarak iptal edilmesine rağmen, demokratik bir zaferle sonuçlandı. A partisi, B partisi açısından değil, demokrasimizin işlerliği açısından güven vericidir ve tekrarlanan İstanbul seçimlerinin en önemli sonucu budur.
AK Parti sallanıyor.
Kendi kendine sallanıyor. Yaptığı her şey, ayaklarına dolaşıyor. Güven veremiyor. Çare üretemiyor. Tedbirleri para etmiyor. Yeni sisteme kimse adapte olamadı. Partili Cumhurbaşkanı, sadece kendisine oy verenler üzerinde sempati uyandırıyor. Ekonomi damat Berat beye teslim, Berat bey de Allah'a. Dolayısıyla AK Parti, yönetemiyor. Kaçınılmaz sona doğru ilerliyor.
Abdullah Gül, Babacan ve diğerleri de bunu en iyi görenlerden. Türkiye'deki sağ seçmen potansiyeline güvenerek, yeni bir hareket başlatıyorlar.
Tutar mı?
Eskiden ne kadar yeni olursa, Babacanlardan da o kadar yeni olur. Bu hareketi, AK Parti'nin Fazilet Partisi içinden doğuş sürecine benzetenler var. Alakası bile yok. AK Parti, tükenmiş bir merkez sağın üzerine binasını inşa etti. Bugün öyle bir süreç yok.
Hasılı, AK Parti'nin alternatifi, halkla kucaklaşan bir sosyal demokrat blok olmalıdır. Türkiye'nin tamamını kucaklayacak bir muhalefet bloku, Babacanların partisi 'tutar mı, tutmaz mı?' diye beklemeden silkinip toparlanmalıdır. Türkiye seçmeni, 23 Haziran seçimleri ile bir karar ve mesaj verdi. İstanbul'u, Türkiye'nin özeti olarak gördüğüm için bunu söylüyorum. O halde sol, yeniden inisiyatif alabilecek enstrümanları sonuna kadar kullanmalıdır ama nasıl?
Onu da başka bir yazıda ele alalım.



SIRADAKİ HABER
}