HaberlerUnuttunuz mu?

Unuttunuz mu?

Yazarımız Dr. Işık Özkefeli kaleme aldı...

+
-
Unuttunuz mu?

Irak'ın Erbil kentinde bir restorana düzenlenen silahlı saldırıda, Türkiye'nin Erbil Başkonsolosluğunda görevli bir diplomatımız şehit olurken, birlikte yemek yediği iki Irak vatandaşı hayatını kaybetti.

Şehit edilen diplomatımıza ve Irak vatandaşlarına Tanrıdan rahmet diliyorum.

Yapılan saldırının şekline bakılarak profesyonel takip ve istihbarat çalışmalarının uzun süredir devam ettiği anlaşılıyor. Türk diplomatlarına karşı 25 yıl sonra yapılan bu ilk saldırı ile artık diplomatlarımızın ve sahada çalışan diğer devlet görevlilerinin ses getirici ve risksiz hedefler olarak seçildiğini anlıyoruz.

Saldırı sonrası İlk bilgiler geldiğinde üç diplomatımıza saldırı yapıldığı söylenirken, sonradan bu kişilerin Irak vatandaşı olduğu anlaşıldı, Bu kişiler kimdi? Türkiye cumhuriyeti adına çalışan kişiler miydi? Neden bu restoranda buluşulmuştu? Susturucu takılmış silah iddiası veya iki silah kullanan tek saldırgan bilgisi doğrumu? Kimliği açıklanan saldırganın bağlantıları ne idi? Şimdilik bilmiyoruz.

Devlet güvenliğini ilgilendiren bazı konuları bilmemiz gerekmeyebilir. Ancak her yurttaş diplomatımızın neden şehit edildiğini bilme hakkına sahiptir ve hükümette bunu bulmak ve açıklamaktan sorumludur.

Saldırıyı tahmin edildiği gibi PKK yaptıysa, kanıksadığımız bir kör terör olayı olarak görür, kanının yerde kalmayacağına inanarak avunabiliriz.

Ama her türlü istihbarat örgütünün rahatça çalışabildiği ve hesapların her an değiştiği,  IKBY'nin(Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi)  siyasi ve bölgedeki bütün kurumsal yapının başkenti olan Erbil’de bu hain saldırı ile verilmek istenen bir mesaj varsa, Süleymaniye’de askerimizin başına çuval geçirerek yapılan şey şimdi diplomatımızın kanı üstünden yapılıyorsa bunu da bilmek hakkımızdır.

 TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un saldırı sonrası yaptığı  ‘’Türkiye'nin milli çıkarları doğrultusunda uyguladığı politikaları ve terörle mücadelesini taşeron örgütlere havale edilen saldırılarla engelleyebileceğini düşünenler, yanıldıklarını er geç anlayacaklardır."  açıklaması bu tezi güçlendiriyor

Diplomatımızın şehit edilmesi sonrasında dikkat çeken diğer bir husus ise yapılan resmi tüm taziye açıklamalarında aynı Apo demeyip İmralı demek gibi muhataptan ‘Erbil’ diye söz edilmesi. Açıkça IKBY adının anılmaması oldu.

Perde arkasından bölgeyi yöneten Barzani’nin, Cumhurbaşkanı tarafından AKP’nin genel kuruluna davet edilecek kadar ekonomik ve siyasi bir ortak olarak kabul edildiği bilinen bir gerçek.

Batılı devletler ve İsrail’ce desteklenen bağımsız Kürdistan projesinde zamanlama hatası yapan Barzani’nin bağımsızlık ilanı sonrası AKP hükümeti ile ilişkileri bir süre sarsılsa da hiç sonlanmadı.

Neçirvan Barzani’nin yemin törenine AKP hükümetinin Dış işleri bakanı seviyesinde katılımı bunun somut bir göstergesiydi,

Yine İstanbul seçimleri öncesinde zamanlaması manidar bir ziyaretle IKBY başkanı, Neçirvan Barzani’nin Cumhurbaşkanı ile görüşmesi, Güneydoğu oylarını AKP’ye yönlendirme gayreti olarak görülmüş ve üzerinde çok konuşulmuştu.

Yeniden başlatılacağı düşünülen açılım sürecinin Barzani üzerinden yapılacağı fısıltı halinde konuşulurken, bu saldırıdan dolayı IKBY adının ve yeni açılım sürecinin zarar görmemesi hedefleniyor olabilir.

Diğer bir neden ise; AKP hükümeti Irak merkezi hükümetiyle ilişkilerini geliştirmek zorunda. Bu konuda hevesli taraf Türkiye’dir. Irak hükümetinin makarna ve tavuk üzerinden Türk mallarına açıktan ambargo uygulaması bile bu çabayı engellememiş görülüyor. Barzani’nin bağımsızlık girişimi sonrasında yönünü Irak merkezi hükümetine çeviren AKP hükümetinin Barzani’ye vazgeçilmez olmadığını gösterme şekli bu olabilir. Özellikle Sincar bölgesindeki PKK varlığını sonlandırmakta isteksiz veya yetersiz kalan Barzani’ye bir mesaj olarak da değerlendirilebilir.

AKP hükümetinin Irak merkezi hükümetini göz ardı ederek her şeye rağmen IKBY ile ilişki geliştirmesini beklemek, mevcut şartlar altında zaten akıllıca değil, doğruda değil. Kuzey Irak petrollerinin satışını Halk bank üzerinden yapmakla suçlanan mevcut hükümet; Kerkük meselesi, tartışmalı bölgeler, petrol satışı, ticari ilişkiler ve gümrük gibi konularda Erbil’in Bağdat’la geliştireceği diyalogun ve sağlanacak çözümün, Ankara-Erbil ilişkilerine de olumlu etkileri olacağı görmüş olabilir.

Her iki nedenle de olsa hükümetin Bağdat ve Erbil arasında bir denge politikası güttüğü, bir dalı tutmadan diğer bir dalı bırakmamak niyetinde olduğu anlaşılıyor. AKP hükümeti evimizin camdan olduğunu anlamış ve başkasının evini, en azından Irak’ta taşlamaktan vazgeçmiş ve Irak merkezi hükümeti ile ilişkilerini sağlam tutmak peşinde. Bu da bir şey…

Erbil saldırısının yaşandığı gün Trabzon Çaykara Uzun gölden gelen, turist kafilesine linç haberini bu bağlamda kısaca değerlendirmek istiyorum

Fay hatları gerilmiş bir coğrafyada büyük sarsıntılara neden olabilecek kırılmalar yaşanabilir. Dikkat etmek gerekir.

Vatan sevgilerinden emin olduğum ve şehit haberleri nedeni ile yeteri kadar hassas olduklarını düşündüğüm Uzun göllü yurttaşlarımıza hatırlatmak istediğim birkaç şey var.

1.Öncelikle ülkenize gelen yabancı misafirlere saldıramazsınız. Kimseye böyle bir hak verilmemiştir. Suç varsa ülkenin kolluk kuvvetleri vardır. Şikâyet edersiniz,

  1. Türk geleneğinde bırakın misafiri, evinize gelen düşmanınızı bile korumak ve gözetmek vardır. Evinizde olduğu sürece ona el süremezsiniz.

3.Yanında eşi veya çocuğu olan birisi ile velev ki haklı bile olsanız kavga edemezsiniz. Sabır eder, başınızı büker, dudağınızı ısırır, yumruğunuzu sıkar çeker gidersiniz

4.Tahamül edemediğiniz bayrağın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, çeşitli temaslarda bulunmak üzere 2017 yılında İstanbul'a geldiğinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ve Ankara Esenboğa Havalimanı'nda göndere çekildiğini ne çabuk unuttunuz?

5.Aynı bayrağın 2013 nevruzunda Diyarbakır’da Recep Tayyip Erdoğan ve Barzani’n el ele kürsüye çıktığı törenlerde tüm şenlik alanında açıldığını, Yol boyunca ‘’evine hoş geldin Serok Barzani’’ pankartlarının açıldığını unuttunuz mu?

6.Aynı törende Erdoğan’ın Kürdistan’a selam gönderdiğini unuttunuz mu?

7.Bu bayrağın temsil ettiği alanın başkanı sıfatıyla AKP genel kuruluna katılan Barzani’nin ‘’Türkiye seninle gurur duyuyor’’ sloganları ile alkışlandığını unuttunuz mu?

8.Irak’tan Kobani’ye YPG militanlarına destek için Türkiye üzerinden geçen peşmerge konvoyundaki tüm araçlarda bu bayrakların olduğunu da unuttunuz mu?

Unuttuysanız, hatayı başkasında değil kendinizde arayın.

Unutmadıysanız her sandığa gidişinizde neden dikkate almadığınızı düşününüz. Acaba sizde biraz suçlu değil misiniz?

Yok, biz bayrağı PKK paçavrası ile karıştırdık diyorsanız anlarım. Buna benzer bir karışıklığı Ermenistan bayrağı yakmak isterken, Kolombiya bayrağı yakan veya Hollanda bayrağı yakmak isterken Fransa bayrağı yakan hemşerilerimde yapmıştı. İnanırım. Ama linç girişimine varan bir şiddeti körükleyen cehaleti anlayamam.

Keşke vatansever hemşerilerim başkalarının bayrağı konusundaki milliyetçi duruşlarını Evini, arsasını, fındıklığını, toprağını yabancıya satarken, güzelim memleketin yaylalarını üç kuruş için yabancıya kiraya verirken de gösterse idi ne güzel olurdu.

Unutmayınız; Ne mutlu Türk’üm diyene!" özdeyişiyle sembolleşe Türk milliyetçiliği, insanlık ülküsünün ve insan sevgisinin de simgesidir. "Biz kimsenin düşmanı değiliz; yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız." diyen Atatürk’tür.

Bizim milliyetçilik anlayışımıza göre, Türk vatandaşları her şeyden önce kendi milletinin varlığı ve mutluluğu için çalışacak, fakat başka milletlerin de huzur ve refahını düşünecektir. İşte Atatürkçü düşünce sisteminin özü olan "Yurtta barış, cihanda barış" ilkesinin evrensel mesajı budur.

 

Kaynaklar

Anadolu Ajansı

www.atam.gov.tr



SIRADAKİ HABER
}