HaberlerEDEPSİZLER

EDEPSİZLER

Yazarımız Sacit Acar kaleme aldı...

+
-
EDEPSİZLER

        Bir dönemin sevilen siyasetçilerinden birisiydi İhsan Sabri Çağlayangil. Gençlik dönemlerinde bazı vilayetlerde valilikler yapmış, emniyet müdürlüğünün birçok kademesinde bulunmuştu. Süleyman Demirel’e sadakati ile tanınır, önemli görevlere tayin edilirken bu konuda bir başarır mı kuşku ve kaygısı düşünülmezdi. Zira hem tam bir beyefendi kişiliği vardı ve hem de bilgi ve donanım konusunda tam manasıyla yetişmişti.

     İhsan Sabri Bey de ömrünün son dönemlerini yazlığında geçiriyor, çoğunlukla zamanlı zamansız ziyaretine gelenlerle ilgilenmek durumunda kalıyordu. Gelenleri hoşlayarak karşılıyor ve ev sahipliğini gerektiği şekilde yapıyordu. Yine böyle bir dönemde zamansız bir ziyaretçi gurubu gelmiş ve evin terasına oturmuşlar sohbeti koyulaştırmışlardı. Bir ara İhsan Sabri Bey kalkmış, galiba tuvalet ihtiyacı duyup misafirlerinden özür dileyerek yanlarından ayrılmıştı. Nihayet bir süre sonra tekrar misafirlerinin yanlarına döndüğünde pantolonunun ön kısmının oldukça ıslanmış olduğu gözlerden kaçmadı. O da bunun farkına o anda vardı. Bir an bir sessizlik oldu önüne bakarak hafif bir tebessüm ettikten sonra  “muktedir değilim artık” dedi. Misafirler o anda müthiş bir kahkaha koyverince o da buna karşılık verdi ve sohbet bu güzellikle sürdü gitti.

  Bazı siyasiler son dönemlerinde her ne kadar dinleniyor ve torun seviyor olsalar dahi, bilge kişilikleri ve meselelere bakış ve çözücülükleri nedeniyle ziyaretçileri hiç eksik olmaz. Gelen giden onlarla bir arada olmanın ve sohbet etmenin zevkini çıkarırlar.

     Zaman içinde geçmiş dönemlerin siyasilerinin yaşamlarından kesitler, anekdotlar, hatıraları hatırladıkça bugünkü siyasilerle mukayeselerini de ister istemez yapıyor, ne günlerden geçmiş ve neler yaşamışız diye düşünüyoruz. Onların hayatındaki yaşamsal hassasiyetleri, olaylar karşısındaki tepkilerini kendilerini seven veya sevmeyenlere karşı duygularına nasıl gem vurduklarını bizlere aktaranlardan dinleyince onların neden idol bir örnek olduğu daha iyi anlaşılıyor.

     Bugün her şey çok farklılaştı, değişti sanki. Devletin her kademesinde bulunmuş, muhtelif idari görevler yapmış, hatta meclisimizi yönetmiş üstelik de bir hukuk adamının ağzından halkına karşı edepsizler diye bir tabir çıkabiliyor. Neymiş ki Beyefendinin maaşı ile ilgili bazı eleştiriler yapılmış, herhangi birileri bu konuda düşüncelerini dile getirmişler. Bu ne garip ne acayip bir diyalogdur. Ne ağır bir ithamdır. Edepsiz kelimesi sözlüklerde Utanç verici işleri utanmadan sıkılmadan yapan utanmaz sıkılmaz kişi olarak geçiyor . Halk ve tebaa için böyle şeyler söylenir mi? Bizim inandığımız kendimizi idari olarak teslim ettiğimiz hatta seçtiğimiz birisi bizlere edepsizler diyerek nasıl bir ağır ithamda bulunuyor. Bu sözcük çok ağır ve çok kırıcı bir tabir değil midir?

   Bu hafta için hazırladığım yazımı önce ailemle paylaştım. Evdekiler bu konuda köşe yazarlarının bu konuda oldukça yoğun eleştiriler yaptıklarını hatta öz ağırlığı farklı, bu çok özel siyasetçimizi yerden yere vurduklarını söylediler. Aile içinde biraz geç kaldığım konusu ağır bastı. Ama iki çift söz ederek içimdekileri dökmenin de kendimi ve hatta benim düşüncemde olanları ferahlatacağı söz konusu olunca rahvan gitsin deyiverdim. Herkes meşrebince dillendirebilir. Dağın haberi olmaz ama tavşan küsmüştür. Bu da böyle biline..

   İyi haftalar…



SIRADAKİ HABER
}