Haberler'BİZİM HOCA', LOZAN VE BİZ TÜRKLER

'BİZİM HOCA', LOZAN VE BİZ TÜRKLER

Genel Yayın Yönetmenimiz Osman Kara kaleme aldı...

+
-
'BİZİM HOCA', LOZAN VE BİZ TÜRKLER

Bir kere “Bizim Hoca” diye başladık ya Prof. Dr. Burhan Kuzu Hoca’nın Lozan’ı
küçümseyen ve İsmet Paşa’yı suçlayan sosyal medya mesajını tartışmaya,
artık birkaç yazı “Bizim Hoca” aşağıya “Bizim Hoca” yukarıya irdeleyip
gideceğiz gittiği yere kadar.
“Bizim Hoca” ilk mesajın “Bugün 24 Temmuz. Lozan’ın 96.yıl dönümü.
Cephede tarihte örneğine pek az rastlanılan, destansı bir başarıyla
sonuçlanmış İstiklal mücadelemizi, masada Lozan ile taçlandıramadık. 96 yıl
önce bugün, hakkımız olan birçok toprağı İsmet İnönü sayesinde masada
bıraktık” diyordu.
Aslında “sayesinde” değil “yüzünden” demesi daha doğru olurdu ama
konumuz o değil. Çok muğlak ve sınırı her gönle göre değişen bir ifade
“hakkımız olan birçok toprak” ifadesi. Bana sorarsanız Anadolu’dan başlar
gönlümdeki vatanımın sınırı bir yandan Altaylara diğer yandan Tuna’ya uzar ilk
etapta. Aşağısı, yukarısı, önü, arkası sınırsız bir coğrafyadır ki benim
gönlümün Türk Dünyası onun destanlarımızdaki ve milli hafızamızdaki adı da
Kızılelma’dır.
Gönül coğrafyası her zaman siyasi coğrafyadan çok daha geniştir, tıpkı Türk
kültür coğrafyasının da Türk tarih coğrafyasının da kısacası Türklük Âleminin
de bugünkü Türk devletlerinin hepsinin toplam sınırından daha geniş olduğu
gibi.
“Bizim Hoca” “hakkımız olan topraklar” derken nereyi kast ediyor bilmiyorum,
Lozan’ı neyle mukayese ediyor onu da bilmiyorum. “Hakkımız olan birçok
toprak” dediğine göre Misak-ı Milli ile mukayese ediyor olmalı. İyi de niye
“Misak-ı Milli” de niye “Sevr” değil. Asıl sorulması ve yanıtlanması gereken
soru budur. “Bizim Hoca” hepimizden iyi bilir ki mukayese ancak benzerler
arasında yapılırsa varılacak sonucun bir anlamı olur. Eğer Lozan’ı illa herhangi
bir şeyle mukayese edeceksek bu “bir hedef”, “bir beyanname” olan Misak-ı
Milli ile değil bir anlaşma olan Sevr’le yapılırsa bir anlam kazanır.
Misak-ı Milli üzerinde de biraz, yok hayır, birazdan da fazla durmamız gerekiyor.
Milli Mücadele’nin çok önemli ve ne yazık ki önemi kadar bilinmeyen ve hatta
birileri tarafından ısrarla gerçek mahiyetinin saptırılmak istenen ve çalışılan bir
belgedir o. Hem de muhteşem bir belge.
Yazacağız, konuşacağız ama şu kadarını söyleyelim ki o metin Osmanlı
Meclis-i Mebusan’ında kabul edilmiştir. Edilmiştir de, nerede yazılmıştır, kim
yazmıştır, kim taşımıştır, kim okumuştur? Ve de neleri ihtiva etmektedir. Ve de o
Meclis-i Mebusan nasıl seçilmiştir?
Yine uzattık lafı ama konu gerçekten çok geniş ve gerçekten de çok önemli.
Onun için, eğer siz sıkılmazsanız ben birkaç bölüm daha bu konuyu
yazacağım, en azından yazmaya çalışacağım Allah izin verirse…



SIRADAKİ HABER
}