HaberlerHAZRETİ ÖMER'DEN GÜNÜMÜZE

HAZRETİ ÖMER'DEN GÜNÜMÜZE

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Osman Kara kaleme aldı...

+
-
HAZRETİ ÖMER'DEN GÜNÜMÜZE

Bir zamanlar ağızlardan düşmezdi “Hazreti Ömer adaleti” kavramı. Özellikle de samimi dindarlar ve dindarın samimi hissiyatını siyaset pazarında alıp satmanın ve oya tahvil etmenin ustaları tarafından.

Konuşulan sadece “Hazreti Ömer’in adaleti” değildi, onun sadeliği ve daha da önemlisi beytülmale olan saygısı da dillerden düşmezdi. Hani şu devlet işini konuşurken devletin mumunu, özel bir meseleyi konuşurken de kendi şahsi mumunu yakması örneğinde olduğu gibi.

Mehmet Akif Ersoy’un “Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu gelir de Adl-i İlahi Ömer'den sorar onu!” dizeleri bir zamanlar seçim kampanyalarının en önemli sloganıydı, nasıl da okunur ve nasıl da duygu sağanağı boşalırdı alanlara, anlatılmaz. Öyle ya, adalet ve Hazreti Ömer ve İstiklal Marşının ölümsüz şairi Mehmet Akif Ersoy, bir arada anılır da Müslüman Türk coşmaz mı?.

Sadece o muydu bize örnek diye sunulan; değildi elbet. İmam-ı Azam kıssaları da anlatılır, Ebu Zer örnekleri de verilirdi ahlak üzerine, israf ve makam sahibinin namusuna emanet edilen kamu malına sahip çıkmak ve korumak üzerine.

Ebu Zer’in Suriye Valisi Muaviye’ye söylediği şu sözler ne de muhteşemdir ve bizi nasıl da etkilerdi: “Ey Muaviye, eğer bu sarayı kendi paranla yapıyorsan, israftır; yok eğer halkın parasıyla yapıyorsan bu ihanettir.”

“Bir hırka bir lokma” felsefesini kutsayarak bugünlere gelen bir medeniyetin evlatlarının ellerine geçirdikleri ilk makam fırsatında tanıştıkları ve maalesef zebunu oldukları şatafat ve saltanatı, israfı ve biraz daha ilerisi yağmayı gördükçe değerler bütünü adına içi yanmayan kaç kişi vardır acaba?

Belediyelerdeki hadi vurgun demeyelim ama har vurup harman savurmalara, “tüyü bitmedik yetim haklarının” bulunduğu kamu hazinesinin yalan yanlış ve hatta aslı astarı olmayan projelerle çarçur edildiğine dair haberler her gün daha da çoğalıyor.

Öyle harcamalar var ki, vurgun demeyelim, arsızlık, uğursuzluk demeyelim ama soralım sorgulayalım. Eğer bir belediye herhangi bir ödül töreni düzenlemiş ve bu törenin yurt dışında bir tv programında ya da internet üzerinden yayınlanması için bir yerlere 75-80 bin lira ödemişse ve böyle daha birçok örnek varsa bunu sormadan geçmeyelim.

Soralım ki, bu aynı zamanda yeni kadrolara da bir ihtar olsun. “Keser döner sap döner, gün döner hesap döner” atasözü kafalara iyice yerleşsin. Ve Allah korkusu yanına bir de kanun ya da en azından seçmen korkusu eklensin ki…

 

 

 

 



SIRADAKİ HABER
}