HaberlerHUKUK EĞİTİMİ ÜZERİNE

HUKUK EĞİTİMİ ÜZERİNE

Yazarımız Avukat Yılmaz Hocaoğlu kaleme aldı...

+
-
HUKUK EĞİTİMİ ÜZERİNE

            Üniversiteye giriş sınavı ve tercih maratonu bitti. Şimdi yerleştirme sonuçlarının açıklanması heyecanı başladı. Tam da bu aşamada hukuk ve hukukun uygulayıcılarının eğitimi üzerine birşeyler paylaşma ihtiyacı hissettim.

            Sosyal bilimler alanında en zorlu eğitimin verildiği alandır hukuk eğitimi. En azından bizim eğitim aldığımız yıllarda öyle idi. Hatta birlikte çalışma şerefine erdiğim Av.Ethem ÖZTURAN'dan dinlediğim kadarıyla, O'nun hukuk eğitimi aldığı yıllarda çok daha nitelikli ve ağır bir eğitimin sonucunda hukuk diplomasına kavuşmak mümkün olabilmekte idi.

            Avrupa Birliğine giriş krıterlerini karşılayabilmek için mi dersiniz, plansız-programsız bürokratik eksiklikler mi dersiniz veya siyasi öngörüsüzlükler sebebi ile mi dersiniz bilemem ama özel üniversitelerin önünün açılmasını takip eden yıllardan itibaren yerden biter gibi hukuk fakülteleri açıp, buralarda olması gerekenin çok altında seviyelerde eğitim vermek sureti ile hukukçular yetiştirir olduk.

            Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bir tek dilekçe yazmadan ruhsat alan avukatlarımız, uzun yıllara sari olması gereken hizmet içi eğitimlerini birkaç ay içinde tamamlayıp kürsüye çıkan hakim ve savcılarımız, sadece normlara dayalı bilgiyi vermekle yetinip öğrencilerinin ufkunu açmak, toplumun değerleri ile barıştırma konusunda hiçbir çaba sarf etmeyen üniversite hocalarımız sayesinde hukuka ve hukukçuya ve toplamında yargıya olan güven en alt seviyelere inmiş durumda.

            Yeni yargı paketi ile yargıya olan güvenin artırılabilmesi için bir takım tedbirler alınması gündeme geldi. Bu olumlu bir gelişme ama yeterli değil kanaatindeyim. Savunmayı güçlendirmeye yönelik alınmak istenen tedbirleri olumlu buluyorum. Özellikle hukuk eğitiminin 5 yıla çıkarılması, avukatlık mesleğinin sınav şartına bağlanması olumlu uygulamalar. Ancak nitelikli hukuk eğitimi vermediğimiz sürece bu tedbirler beklentileri karşılamayacaktır.

            Evi-Lojmanı ile adliye arasına sıkışan,  toplumun gerçeklerinden bihaber yargıçlar ve savcılarımız ile umulan faydanın sağlanabileceğini düşünmüyorum. Yardımcı hakim ve savcılık uygulaması doğru bir uygulama olacaktır ancak bu yargıç ve savcı adaylarını toplumun gerçekleri ile barışık hale getirmediğimiz sürece beklenen faydaya ulaşmak mümkün değildir.

            Hukuku uygulayanların geniş takdir yetkileri ile donatılmış olduğu gerçekliği karşısında, salt normları uygulamakla hüküm tesis ederek gerçek adalete ulaşmak mümkün değildir. Yasada var olan bir hükmün her olay için aynıyla uygulanamayacağını kavrayabilecek hakimler ve savcıları yetiştirecek sistemi oluşturmak zorundayız.

            Hukuk eğitimini kampüslerden çıkarıp ilçelerin dar sosyal hayatı içerisine hapsederek ufku geniş hukukçular yetiştirmek mümkün olamaz.

            Bir örnekle meramımı anlatmaya çalışayım ve yazımızı noktalayalım.

            Yasalarımızda yapılan son değişikler ile henüz yargılama aşamasında davacının hak kazanacağı muhtemel alacağını teminat altına alabilmek için, risk taşıyan davalılar aleyhine talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilmektedir. Bu ihtiyati haciz kararı cebri icradaki uygulamalardan farklı olarak tedbir mahiyetinde olup davalının menkul ve gayrimenkulleri ile birlikte tüm banka kayıtlarına işlenebilmektedir. Peki bunun ne sakıncası var diyebilirsiniz. Sakıncası şu; Hiçbir şekilte tahsil riski olmaya bir alacak için davalının banka kayıtlarına tedbir amaçlı da olsa haciz şerhini işlerseniz, o firmanın veya kişinin krebilitesini sıfırlamış olursunuz ticaretini ve işini yürütme kabiliyetini bitirmiş olursunuz. Davalı bu durumla karşı karşıya kalmaktansa, daha dava bitmeden ve yasal haklarını ileri süremeden karşı tarafın talebini kabul etmek zorunda bırakarak adaletin temini engellenmiş olur. Sırf norm olarak yasada var diye gerekli araştırmayı yapmayan, ticaretin kurallarını ve toplumdaki uygulamalarını bilmeyen yargıç hukuku uygulamış ama adaleti gerçekleştirmemiş olur.

            Kalın sağlıcakla.



SIRADAKİ HABER
}