HaberlerYOLUN SONU

YOLUN SONU

Yazarımız Tufan Akcagöz kaleme aldı...

+
-
YOLUN SONU

Siyasetin içinden mizahı çekip aldılar. Türkiye'ye yaptıkları en büyük kötülüklerden biri bu oldu. Ucundan kıyısından yaşımız kurtarıyor da, nüktelerle dolu dönemlerden haberdarız. Ya şimdiki gençler? Çok şeyden mahrum yaşıyorlar ama farkında değiller.
Tayyip Erdoğan'la birlikte siyasetin renkli tarafına karlar yağdı. Gülen siyaset yerini kavgaya, öfkeye ve husumete bıraktı. Gülen, zaman zaman da güldüren siyasetçilerin yerini, hamaset gazıyla çalışan, bağıra çağıra konuşan, karşısındakine söz hakkı tanımayan siyasetçiler aldı. Kaybettiğimiz az şey değildir. Bunu zaman geçtikçe daha iyi anlayacağız.
Süleyman Demirel’in kürsüden anlattığı fıkraları bilenler bilir. Bunlardan bir tanesi de 'Sadrazam ve 3 Mektup' fıkrasıdır.
Eski sadrazam, yeni sadrazama görevi devrederken, kapalı 3 zarf bırakır.
Yeni göreve başlayan Sadrazam, masasının üzerinde not yazılı bir pusula ve üç kapalı zarf görür. Not kâğıdının üzerinde “Başın sıkışırsa birinci zarfı, biraz daha sıkışırsa ikinci zarfı, çok sıkışırsa da üçüncü zarfı açarsın!” yazılıdır.
Yeni Sadrazam'ın ilk yıllarında işler gayet iyi gider. Lakin bir müddet sonra halkın feryadı yükselmeye başlar. Neredeyse herşey kötüye gitmeye başladığı, işlerin kontrolden çıktığı bir anda, aklına eski Sadrazam'ın kendisine bıraktığı zarflar gelir.
Birinci zarfı açar. Zarfta bir pusula: “Yapamayacak olsan bile sürekli vaatte bulun ve senden öncekileri kötüle!” diye yazılıdır.
Sadrazam başlar eskileri, geçmiş siyasetçileri kötülemeye ve vaatleri peşi peşine sıralamaya. Biraz rahatlar. Lakin işlerde bir düzelme yok. Sadece halk bu kötülemeler ve vaatlerle biraz avunur. Bir müddet sonra şikâyetler ve homurtular tekrar yükselmeye başlayınca ikinci zarfı açar.
Zarfın içinde “Etrafını kötüle!” diye yazmaktadır.
Sadrazam bu defa başlar kendi çevresindekileri kötülemeye. Yaşanan bütün olumsuzlukların sebebinin etrafındakilerin beceriksizliği yüzünden olduğunu her vesileyle söylemeye başlar.
Halk, bir müddet bununla biraz avutulmuş olsa da, işler eskiye göre daha da kötüye gitmeye başlar. Şikâyet sesleri ve homurtular dinmeyince üçüncü zarfa başvurur.
Üçüncü zarfın içinden çıkan pusulada “Kendinden sonra gelecek kişi için sen de üç zarf hazırla!” diye yazmaktadır.
Bu artık yolun sonu demektir.
Tayyip Erdoğan da, tıpkı bu fıkradaki gibi yolun sonuna yaklaştığının farkında. Giderken 3 mektup bırakır mı bilmem ama âdeta bir kıskacın içinde. Güvenilirliğini kaybetti. İnandırıcılığı kalmadı. İstanbul seçimleri bunun en somut örneği. Bırakıp gitmekten başka seçeneği yok. Babacanların partisinin AK Parti'den kaç Milletvekili götüreceği konuşuluyor. Erken bir genel seçimde AK Parti'nin yerle yeksan olacağını kestirmek için kahin olmaya gerek yok. Başkanlık sistemi, kendisine emniyet subabı olsun diye getirildi. Hukuk dışı KHK'lerin asıl amacı, var olan hukuk dışılıkların kamuflesi. Enflasyon almış başını gitmiş. Memleketin öz varlıkları satılmış. Üretim ekonomisinden vazgeçip, tüketim ekonomisine hapsolmuşuz. Saman ithal eder durumdayız. Ekonomi yönetimi, liyakatten uzak insanların elinde. Zaten böyle bir ortamda, gülünecek pek fazla şey de kalmıyor.
Hepinize iyi bayramlar diliyorum.



SIRADAKİ HABER
}