HaberlerÖLÜMDEN YARARLANMAK

ÖLÜMDEN YARARLANMAK

Yazarımız Hüseyin Özbay kaleme aldı...

+
-
ÖLÜMDEN YARARLANMAK

Yerin altında en helal kazanç  

peşindeyken ölen işçilerimize 

 

Ölümlerden düşman yararlandı tabi. Tarih boyunca, karşı tarafın ölenleri bu tarafın zaferi oldu. Eğer burada hakkaniyet aranırsa “ gaza”akidesi ve savunma hakkı söylenebilir.

Bizim güzel ülkemizde ise ölümler siyasal bir dava için kullanılıyor. Ölene acınmıyor; aksine her ölen  dava aracı olarak kullanılıyor. Asılma anında Menderes’in yanında olmayanlar ya da onunla empati kurmayanlar, bu dramı söylemlerinin malzemesi olarak kullanınca başarıya da ulaştılar tabii. Gerçekten de özellikle siyasal başarı, nice dramatik ve trajik hadiselerin pragmatik sonuçlarında saklıdır. Deniz Gezmiş’in ölümünden kaç kişi büyük şöhret sahibi oldu, bilmiyor muyuz ki. Motivasyonunu ölümlerin arkasından sağlayanlar diğer taraftan ölmemek için alçaklıkları da tercih edebilmişlerdir. Zaferlerini ölen insanların sayılarıyla sağlamayı düşünenler hiçbir zaman bu motivasyonlarını kaybetmeyi göze alamadılar. Ölüm ölenlerin yokluğunu,  ölüm mirasçılarının ise zehir zakkım  servetlerini peyda etti. Ölümlere pragmatik ve ideolojik bakanlar arasında Hegel de var Sartre   da. Savaşın kan temizliği olduğunu savunan filozofun yanında amacına göre öldürmelerin yanında veya karşısında olduğunu söyleyen Sartre’ı unutunca bütün insan hakları ve savaş aleyhtarı görümüne karşılık dünyada en fazla insanın öldürüldüğü kapitalist ve komünist toplumun yalanlarına da kandık biz.Hitlerler, Gobinolar, Musoliniler, Pol Potlar, Stalinler , Beriyalar hangi düşüncenin, hangi inancın adamlarıydı. Oysa hakikatte ölümleri siyası amaçla kullanmak iki kere ölümdür. Ölümü kanıksamak ya da hak etti de öldü demek ne acıdır.

Ölümlerde bile samimi duygularımızı gösteremiyoruz. Medya magandaları ya da karışıklıktan kendi amaçlarına uygun bir şeyler bekleyen ahlaksızlar sayesinde ölenlerimize üzüntülerimizi gösteremiyoruz bile.Anlamın bu kadar karışması elbette hayra alamet değildir. Ölüm karşısında aklımızı, vicdanımızı ve bilhassa hissimizi giderek yitiriyoruz.Hissizleşme ölüme alışmadan doğuyor. Çok tehlikeli bir insan durumudur bu. Ölümle ölmek kadar kaygı vericidir.

İnsanın en büyük gerçeği ölümdür. Bu gerçek  yaşayan bir takım zombilerin ekmeklerine sürdükleri yağ oluyor ne yazık ki.

 Acımı haykırsam magandalar alkışlayacak. En iyisi acımı içime gömüyorum ben.Acımı gösteremiyorum.Acının raiting hesabına alet edilmesi kahredici bir gerçeklik olarak önümüzde duruyor.

Ölenler umurlarında değil bazılarının. Kendilerini düşünüyor onlar.

Bunu biliyorum ben.

İşçilerimizdeki asalet yok onlarda.

Helal ekmek yedi onlar. Yüzleri kapkaraydı ama gönülleri apaktı.

Türkiye’nin en helal evlatlarıydılar.

Helal kazanarak öldüler. Acaba çor boğazları için onların üzerinden çok para kazananlar onların yaşaması için ceplerine el attılar mı? Soru ve sorun budur.



SIRADAKİ HABER
}