HaberlerFETÖ METÖ VE HALİ PÜRMELALİMİZ

FETÖ METÖ VE HALİ PÜRMELALİMİZ

Yazarımız Tufan Akcagöz kaleme aldı...

+
-
FETÖ METÖ VE HALİ PÜRMELALİMİZ

Koza İpek davasının tutuklu sanığının ortaya çıkan irtibatlarını merak ediyor musunuz?
- Cumhurbaşkanlığı ile 468 irtibat
- Suat Kılıç ile 117 irtibat
- Spor Bakanlığı ile 145 irtibat
- Çevre Bakanlığı ile 82 irtibat
- Dışişleri Bakanlığı ile 47 irtibat
- Ali İhsan Arslan ile 39 irtibat..
Şunun binde biri teması var diye hapis yatan, ceza alan var.
Samsun'da da durum farklı değil. FETÖ davası tutanaklarında, gizli tanık beyanlarında adı geçen AK Parti Milletvekilleri var.
İfadeye çağıran var mı?
Hayır.
Haklarında soruşturma açıldı mı?
O da hayır.
Ne âlâ memleket.
Kimse bizden, bu ülkede adalet olduğuna inanmamızı beklemesin.
Dün Kamer Genç'e, Fetullah Gülen için 'Beslediğiniz yılan gün gelecek sizi de sokacak' dediği için saldıranların hemen hepsi AK Parti kadroları içinde siyaset yapmaya devam ediyor.
'Dün dündür, bugün bugündür' mü dediniz?
İyi de bu kural, sadece AK Partililere işliyor. Samimi din duygularıyla hareket edip, örgütün tuzağına düşmüş, yasadışı hiç bir faaliyetten haberi olmayan yüzlercesi var..
Kimisi öğretmen, kimisi polis, kimisi Hakim Savcı..
Onlar ne olacak?
Darbe teşebbüsünün üzerinden 3 yıl geçti. Haksız olarak, arkasına iltisak kavramı uyarlanarak KHK'larla ihraç edilenler ne olacak?
Kabul edelim ki, FETÖ gizli büyüyen bir örgüt değildir. Hep göz önündeydiler. Okullarıyla, basın yayın organlarıyla, etkinlikleriyle..
Devlet, onların işini kolaylaştırdı.
Köy çocukları Üniversite kazandılar, yurt yok..
Onların yurtlarında kaldılar.
Dershanelerinin bir ara, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan fazla ögretmen ataması yapar hale geldiği söylendi.
Türkçe olimpiyatlarına AK Parti cenahından katılmayan siyasetçi yok gibidir.
Devrin cemaati tukaka edilmeden önce bu yapıyla can ciğer kuzu sarması olanlar elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Kendi Milletvekileri, adeta borsa kurulduğunu, parayı bastıranın tüm iddialardan yırttığını söylüyor. Bizden de bu adalete inanmamız, güvenmemiz bekleniyor.
Yok daha neler..
Hasılı, her kim teröre bulaşmışsa, bile bile terör faaliyeti içine girmişse, mutlaka cezasını çekmelidir. Ancak, dünyadan habersiz, olan bitenden gerçekten haberi olmayan masum insanlar da ayıklanmalı, aklanmalıdır. Yoksa, adalet duygusu gerçekten yara alıyor.
Bilmemne okulunun aşçısına ceza vererek mi ülkeyi FETÖ'den temizleyeceğiz?
Cumhuriyet Gazetesi'nin altı çalışanı hala tutuklu. Neden? Sipariş verdikleri pideci, arabalarını bıraktıkları oto tamircisi, evlerine parke döşeyen parkecinin oğlu, tatil rezervasyonu yaptırdıkları tur şirketi FETÖ ile bağlantılı diye ceza aldılar. O tur şirketinin sahibi ise Bakan oldu. AK Parti kurmayları devrin hocaefendisini görmek için ta Pensilvanya'ya giderken, Cumhuriyet gazetesinin safı belliydi. Bu ülkenin en mahrem kurumlarına girildi, kozmik odaları talan edildi. Ergenekon safsatasıyla Türk ordusunun düzenini bozdular. Savaşarak yapamayacaklarını, ihanetle ve çeteleşerek yaptılar. Sonunda ne oldu? İktidar kavgası darbe teşebbüsüne dayanınca, Ergenekon'un düzmece olduğu, FETÖ tarafından Türk ordusuna kumpas kurulduğu kabul edildi. Bu kumpas kurulurken neredeydiniz? Bu kumpas işlerken, herkesin nerede olduğu bellidir.
Silivri'de binlerce yurtsever, çadırlar kurarak Türk ordusuna sahip çıkarken, birileri bu yurtseverlerin üzerine polis copuyla, gazıyla, tomasıyla yükleniyordu. AK Parti ülkeyi FETÖ'den temizleyecekmiş. Siz buna inanıyor musunuz? Bu Parti'nin, ak kalan tek yeri ismidir. En uç temsil noktasındaki kişi dahil, tüm kadrolarıyla birlikte AK Parti gitmeden, kimse bu ülkede temizlik beklemesin.
Adaletin bu topraklarda yeniden yeşermesi, insanlararası diyaloğun artması, iç barışın sağlanması, hep buna bağlıdır.
Konuşurken, yazarken, çizerken korkar olduk.
Telefon açıp, 'Bunu facebook'a yazsam başıma bir sıkıntı alırmıyım?' diye soran var. Korkuyoruz.
Hele devlet dairelerine gidin, bakın.
Başıma bir hal gelir diye sessizce oturan, etliye sütlüye karışmayan memurlar göreceksiniz.
Çünkü çok kısa süre önce, arkadaşlarının işlerinden olduğunu gördüler.
Viran olası hanede evladû âyal var misali, endişeli bir haldeler.
Söylemekten korkar olduk; az bir şey düşünüyoruz, ondan da vazgeçeceğiz diye tedirginim.
Böyle bir ortamda adli yılı açacağız.
İster açın, ister kapatın. Vicdanlardaki adalet terazisini ve adalete güven duygusunu tamir etmeden, olmaz.
Davete katılamayacaklarını deklare eden duyarlı Baroları kutluyorum. Saray'da adalet açılışı olmaz diyen Barolarla gurur duyuyorum. Bir memlekette gerçek demokrasi yerleşecekse, bunda özgürlük ve demokrasi için mücadele eden Avukatların payı büyüktür.
Geçen üç yılda Hakim ve Savcı olarak tayin edilenlerin içinde, eski AK Parti yöneticileri, meclis üyeleri var.
Yargı yürütmenin emrine verilmiş durumda.
Son olarak, kitap yakılan, toplatılan dönemlerden beter durumdayız. Hiç okumuyoruz. Beynimizi çalıştıracak hemen herşeyle irtibatımızı kestik. Eminim bir kısmınız bu yazıyı da sonuna kadar okumayacaksınız. Bol bol facebook ve twitter okuyoruz. Beynimiz öyle sulandı ki, bakkal Osman'ın sözünü Mevlana aforizması diye kakalıyorlar, farkında bile değiliz. Yemeği televizyondan bari görelim diye midir, marazlı bir ruh haletinin tezahürü müdür bilemem; çoğu insanın zar zor geçinebildiği, bir kısmının ise açlık sınırında yaşadığı ülkenin en popüler yayını, yemek programları.
İşçi sendikası başı, işveren tarafında.
Ekonomi, Mart Şubat'tan iyi olacak, Nisan Mart'tan iyi olacak mavalıyla idare ediliyor. Hükümet, yedek akçeye göz dikmiş; kefen parasını tefeciye kaptırdı, kaptıracak.
S-400 alınca herşeyimiz düzelecek, süper güç olacağız sanıyoruz.
Hâli pürmelalimiz budur.
İçim dışım açıyor.

 



SIRADAKİ HABER
}