HaberlerNEREDEYDİK?

NEREDEYDİK?

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Osman Kara kaleme aldı...

+
-
NEREDEYDİK?

Her şey gözümüzün önünde oldu. Yapılırken de, yıkılırken de. Hem yapmaya harcandı “tüyü bitmedik yetimlerin hakkı” hem de yıkmaya. Kaybolan zaman da cabası.

Ha bu kent ha bu ülke, fark etmez. Bu kent bu ülkenin bir parçası. Bu kent doğrusuyla yanlışıyla bu ülkeyi temsil eder.

Yıllardır bu kentte bir şeyler yapılır ve bir şeyler yıkılır. Yapılırken de alkışlanır bir grup tarafından yıkılırken de. Şimdilerde Çiftlik Caddesi’nin yeniden taşıt trafiğine açılması tartışılıyor.

Hafızam beni dokuz on yıl geriye götürüyor. Şimdilerde “açılsın” diye toplantılar düzenleyen Çiftlik esnafı o günlerde “kapansın” diye toplantı üstüne toplantı düzenliyordu. O günlerde düzenledikleri sokak kahvaltılarında “Çiftlik Caddesini trafiğe kapatacağım” diyen dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’a alkış tutanlar bugün yine kahvaltı sofraları kuruyor ve Başkan Mustafa Demir’den “caddenin trafiğe açılmasını” istiyor.

Kaç ay, kaç mevsim, kaç yıl sürdü ve kaça mal oldu o caddenin taşıt trafiğine kapatılması? Hiç soruldu mu, sorgulandı mı? Açılması söz konusu olacaksa eğer ne kadar zaman alacak ve kaça mal olacak dökülen o tonlarca demirin ve betonun sökülmesi ve yolun yeniden yapılması?

Bir de “mantolama” işlemi var Çiftlik Caddesi’nin yakın geçmişinde. Yapılan, tutmayan, düşen, sökülen ve tekrar tekrar yeniden boyanıp yeniden yapılan. Biz, başka semtlerde, başka caddelerde oturanlar sadece baktık, sustuk ve yürüyüp gittik ama o binalarda oturanlar da baktılar ve sustular. 

Dün bir gazetemizde bir güzel ilçemizden “800 bin liralık vurgun” haberi vardı. OKA(Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı) kaynaklarından ayrılan 800 bin TL ile yapılan “turizm evleri” tahrip ve talan edilmiş. Fotoğraflar insanda dehşet ve nefret duygusu uyandırıyor. Tahribattan dehşete düşmemek, sorumsuzluktan, ilgisizlikten ve hesapsızlıktan nefret etmemek mümkün değil.

O paralar bizim paralarımız, o paralarda “tüyü bitmedik yetimin hakkı” var. O paralar ister ahlaksızca zimmete geçirilsin, ister yanlış projelerle har vurulup harman savrulsun, ne fark eder. 

Çiftlik Caddesi’nin araç trafiğine açılıp açılmaması “dünden miras” bir sorun. Bir de “bugünden yarına miras” bir başka sorun var. O sorun çok daha büyük. Sadece Çiftlik Caddesi’nin değil çok daha geniş bir bölgenin sosyal, ekonomik ve asayiş açısından temel sorunu olacak. O da “gettolaşma” sorunudur. Ona da -kısmet olursa- yarın değineceğim.



SIRADAKİ HABER
}