HaberlerTÜRK KÜLTÜRÜ  VE KİMLİĞİ

TÜRK KÜLTÜRÜ  VE KİMLİĞİ

Yazarımız Nevval Sevindi kaleme aldı...

+
-
TÜRK KÜLTÜRÜ  VE KİMLİĞİ

20.Yüzyıl’da hücuma uğrayan Türk kültürü ve Türkçülük 21.yy’da yeni bir saldırıyla karşı karşıyadır.

Her an  baktığımızda  haberlerde en çok hedefte “Türk kültürü”nün ve kimliğinin , hatta Türklüğün durduğunu görüyoruz.

Arap kılığı kıyafeti, dili bir hançer gibi Türk yaşam tarzına sokulmakta. Türk kimliğine Arap aşısı yapabilmek için 5.3  milyon Suriyeli kabul edilmiş bu memlekete.

Rol model oluşturma çabası içinde olan emperyal güçler ve maşaları bu haberler ve uygulamalarla ciddi bir psikolojik harekat uygulamaktadır Türkler üstünde. Türk akademilerinde Türklük, milliyetçilik alanında en az çalışma yapılırken Kürtçülük övülerek ve medyada pazarlanarak en çok çalışma yapılmıştır.

Bu Batı’da Kürt Enstitü çalışmaları ile uyumludur.

Batı’da akademik çalışmalarla desteklenen tezlere göre Türk milleti zaten yoktur!

Türkler etnik olarak mevcut değildir! Dolayısıyla Türklük boş bir kavramdır!

Türk milletini parçalama planı ABD-İsrail üzerinden, yüzyıl çerçevesinde  büyük emperyal plan Kürt milliyetçiliği kışkırtılarak ve PKK’nın silahlı gücü kullanılarak yapılmaktadır.

Türk kimliğini ezme ve aşağılama bir psikolojik harekat olarak yürütülmektedir.

Bugün Kürdistan kurma planını gerçekleştirmektedirler.YPG dedikleri PKK ABD tarafından korunup kollanmakta,silahlandırılmakta. Tüm emperyal planlar bir Kürt devleti kurup Akdeniz’e ulaştırmak.

Batı çevreleri ve maşaları kendileri  mikro milliyetçiliği sonuna kadar sahiplendikleri ve Kürt milliyetçiliğini ‘solculuk’ hatta ‘laiklik’ olarak pazarladıkları halde, Türk kimliğini savunmaya dönük her türlü söylemi anında ‘Irkçı-faşist ’ diye damgalamaktadır.

Medya aracılığıyla aşı yapmaktalar uzun yıllardır.

1930’larda Dicle Köy Enstitüsünde Kürt, Türk yoksul, köylü tüm çocuklar devletin merhametli kucağında parasız okutulup eğitim gördüler.

Devlet parasız yatılı Köy Enstitüleri kapatıldıktan sonra da memleketin tüm yoksul çocuklarını okuttu, yurt dışı dahil öğrenimlerini karşıladı.

100 yıl önce Türk kültürüne, Türk kimliğine saldıran yalanlarla, propagandayla yok etmek isteyen emperyal güçler hiç değişmeyen hedeflerini yeni maşalarla devam ettirmektedir.

 

Bugün ‘millet’ ve milliyetçilik’ kavramları tüm dünyada yeniden tartışılmaktadır. Öne çıkan milliyetçilik daha çok uluslaşamamış ‘etnik milliyetçilik’ örnekleridir. Türkiye’de yıllardır çeşitli çevrelerce kışkırtılan ve desteklenen Kürtçülük  bu etnik milliyetçiliğin bir örneğidir.

 

100 yıl önce hedef Türkleri sürmek, denizlerden uzaklaştırmak ve kimliğini silmekti.

1918’de İngilizler bir adamı; sultan halifeyi kontrol etme sayesinde tüm İslam dünyasını kontrol etmeyi planladılar. 1919’da İngiliz ve Fransız yüksek komiserleri canı gönülden padişahı destekliyordu, padişah da onları!

1920’de İngiliz raporunda yazan gerçek Mustafa Kemal aracılığıyla tokat halinde emperyal güçlerin suratına inmiştir. Raporda: “Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen yegane halk, Türk halkıdır.” yazan İngilizler ve tüm saldırgan emperyalist güçler Türk kimliğinin silinmesi gerektiğine karar vermişlerdi.

Başaramadılar.

Balkanlarda Türk kimliğini yok etmek için Türk soykırımı yapan ve öldürmediklerini köy köy toptan din değiştirme törenleriyle kimliği asimile eden emperyalist kültürdür. Rumeli soykırımının 100.yılı  2012’de sessizce geçiştirildi.

Mustafa Kemal Atatürk, Türklüğün mimarı ve Türk kimliğinin savunucusu olduğu için “deccal” bile denilerek saldırılmıştır.

Atatürk düşmanlığının ana fikri Türk kimliğine olan nefret ve ezme fikridir.

Türk kimliği ve diline saldırılar hiç bitmedi. Ancak 50’den sonra emperyal güçler Türkiye’de her alanda maşalar yetiştirerek içeriden kimliği yok etmek için ciddi bir psikolojik harekat yürütmüşlerdir. Bunun son aşaması da siyaseti  ele geçirmedir.

Türkleri yok etme ve Anadolu’dan silme planı 100 yıl sonra bugün tekrar devrededir. Çünkü Mustafa Kemal’in de belirttiği gibi, Türkiye Ortadoğu, Kafkasya ve Asya’nın kilididir.

BATI’NIN AMACI TÜRKLERİ DEFETMEK

Batı’nın amacı bu büyük oyun içinde, Türkleri Anadolu’dan defetmek, Türk milliyetçiliğini de siyasi hareket, kitlesel hareket ve fikri hareket olarak yok etmek.

Mustafa Kemal’in milliyetçilik bayrağını yükselterek, oyunlarını nasıl bozduğunu Batı asla unutmamış ve affetmemiştir.

Tek çare mahkeme kararı çıkan andımızı yeniden okullarda okutmak, evde milliyetçiliği öğretmek , kimlikli çocuk ve genç yetiştirmek. Milliyetçilik oturduğunuz evden başlayarak mahallede,ilçede,ilde,bölgede ister.  Doğu ister Batı olsun özenticiliğe izin vermemek.

Batı’nın amacını biliyoruz, biz kendi amacımızı belirlemeliyiz.

Millet ortak hedefe kilitlenmiş ortak duygu, gelenek, tarihe sahip kitledir.



SIRADAKİ HABER
}