HaberlerİDEOLOJİ AKLI ÖLDÜRÜR

İDEOLOJİ AKLI ÖLDÜRÜR

Gazeteci Yazar Erdem Erol kaleme aldı...

+
-
İDEOLOJİ AKLI ÖLDÜRÜR

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünüdür ideoloji...

Düşünme, anlama ve kavrama gücüdür akıl... 

Bugün ülkemizde yaşanan sorunların tamamının altında ideolojinin, akla üstünlük kurması yatmaktadır...

Aklı kullanmak için, kavramak, anlamak ve düşünmek gerekir...

Körü körüne inanış...

Biat...

"İzm" yoktur...

İdeolojinin peşine takılmak... 

Dünyaya at gözlüğüyle bakmaktan daha beterdir... 

Kutuplaşmayı, ayrışmayı, kandırılmalı, aldatılmayı, büyük suçları ve günahları normalleşmeyi getirir...

***

İdeolojinin merkezinde onu yaratanlar ve sürdürenlerin çıkarı...

Aklın merkezinde ise sahibi ve toplum vardır... 

İdeolojinin düsturu "Zafere giden her yol mubahtır" iken...

Aklın düsturu, doğru, güzel, iyi... gibi pozitif kavramlardır... 

İdeoloji, peşine takılanların aklını esir alarak hedefine ilerlerken...

Akıl, özgür, bağımsız, bağlantısız ve kişisel yeterlilikle sahibine hizmet eder... 

İdeolojinin araçları okutmamak ya da hep kendisini besleyen şeyleri okutmak, seyrettirmek, sorgulatmamak, şüphe duyulmamasını emretmekken...

Aklınkiler, okumak, araştırmak, merak etmek, sorgulamak, şüphe etmek gibi ideolojinin tam zıttı olan davranışlardır... 

***

Yani...

Bugün ideoloji ve onun peşinden gidenler büyük bir çoğunluk olmasaydı...

İnsanlar ülkenin rantından kendilerine ya da topluma düşen payı sorguluyor olurdu... 

Neden mutlu ve rahat bir hayatları olmadığını tartışıyorlardı...

Adaletin, siyasetin, medyanın, sivil toplum örgütlerinin güvenin neden diplerde olduğunu, böyle bir ortamda toplumun ve devletin gelişmesinin mümkün olmayacağı üzerinde kafa yoruyor, çareler üretiyorlardı... 

Kendi yaşadığı şehrin (Kendine ve şehrine yararı nedeniyle) dışındaki bir başka takımı tutmuyor olurlardı...

Görevi bırakan belediye başkanlarının yaptıkları yanlış harcamalar, kayırmalar, yolsuzluklar nedeniyle adliye önünde dilekçe vermek için kuyrukta bekliyorlardı... 

Yeni göreve gelen başkanların hısım, akraba yapılanmalarına çok sert tepki verirlerdi...

Kendilerini masada satan yöneticiler nedeniyle sendikalarından istifa edip, 'aklın' hakim olduğu bir sendikaya geçiyor ya da bir araya gelip böyle bir sendika kuruyor olurlardı... 

İnsafsızca zam yapan devlet yöneticilerini protesto etmek için topluca devlete ödenmesi gerekenleri askıya alırlardı...

Toplumda herkesi ilgilendiren yanlış uygulamalara adete tek bir ses gibi medya ve sosyal medya platformlarından aynı tepkiyi gösterirlerdi...

... 

Liste elbette uzar...

***

İdeolojiler ve 'izm'ler aklı öldürdüğü için...

Birey kendi ve toplumsal çıkarı değil, ideolojilerin ve izmlerin kaptan köşkünde olanların çıkarına çalışır... 

Üstelik farkına varmadan...

Bireyin, ayrıcalık elde edeceği inancı ya da umudu da... 

Onu askeri haline getirmek için ideolojinin uyguladığı stratejiden sadece biridir...

Bilinç düzeyi yüksek toplumlarda ve topluluklarda ideolojiler ve izmler taraftar bulmakta zorluk çeker...

Bilinç ise akılla ilgili bir üst seviyedir...

Akıl, bilincin en üst noktasını hedeflerken...

İdeolojiler ve izmlerin en büyük düşmanı akıl ve onun erişeceği bilinçtir...

***

Aklın yerine ideolojileri ve izmleri koyan toplumlar ve topluluklar...

Kendilerine hizmet etmesi gereken devlete hizmetçi...

Dinde tek hesap alıcı Allah yerine bin bir sıfatlı sahtekârlara kul olurlar... 

Kendi haklarını almak için seçtikleri insanların torpiline muhtaç duruma düşerler...

Kandırılmaları, aldatılmaları, hamaset dolu nutuklara inanmaları asla bitmez...

Ve ideolojilere ve izmlere neredeyse bedavaya verdikleri akılları... 

Sadece kendilerinin değil, evlatları, torunları ve devam eden nesillerin de katili olur! 



SIRADAKİ HABER
}