HaberlerDAĞLAR DA SİZİNDİR ORMANLAR DA

DAĞLAR DA SİZİNDİR ORMANLAR DA

Genel Yayın Yönetmenimiz Osman Kara kaleme aldı...

+
-
DAĞLAR DA SİZİNDİR ORMANLAR DA

Gün geçmiyor ki güzel yurdumun bir güzel bölgesinde “tabiat tahribi/doğa katliamı” haberi gelmesin. Kimileri ormanları yakıyor, kimileri dağları delik deşik ediyor. Kimileri ağacını kestikleri kamu toprağını siteler kurup, betona boğup paraya çevirmenin kurnazlığında. Kimileri de toprağın derinliklerindeki altını ülkesine götürme derdinde.

Kimisi, künyesine bakarsanız yüzde yüz yerli. Belki de söylemiyle milli bile. Kimisi de, yani daha büyük hesapların adamları da genelde yabancı; içeriden bir küçük yerli ortağı ya da evrak takipçisi olsa da gene de yabancı.

Ne fark eder ki? İster yerli olsunlar ister yabancı, yaptıkları aynı: Bizim vatanımızın talanı ve tahribatı. Yakalardaki rozetler ya da ceplerdeki kimlikler çok mu önemli.

Vurun efendiler, vurun kazmayı, çakın efendiler, çakın çakmağı. Sokun dozerleri, sokun acımadan, utanmadan. Niye ve kime acıyacaksınız, neden ve kimden utanacaksınız ki?

Korkmayın artık, Afşar obası düze ineli çok oldu. “Dağlar bizimdir” diye haykıran ve de koskoca padişaha kafa tutan Dadaloğlu öldü. Dağlar artık sizindir. Hem de altı ve üstüyle sizindir. Namık Kemal Vatan Kasidesinde “altı da bir, üstü de birdir yerin” demiyor muydu? Altı da sizindir yerin, üstü de. Yakın, kazın, dağıtın, eleyin; ne bulursanız istifleyin; hepsi de sizindir. Gerçi Namık Kemal hemen arkasından “arş yiğitler vatan imdadına” der ama siz aldırmayın. “Yiğitler silkinip ata bininceye” kadar siz çoktan yükü düzer yolu da tutarsınız.

Ha, bir haber daha, duymadıysanız duyun; “Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim” diyen Fatih Sultan Mehmet Han da rahmet-i Rahmana kavuştu ve de kanunnamesi de çoktan yürürlükten kalktı.

Korkmayın, çekinmeyin, utanmayın, elinizi çabuk tutun, yakın, yıkın, kapın. Bakarsınız, ne olur ne olmaz, bu devran böyle sürmez…



SIRADAKİ HABER
}