HaberlerÇarşamba Biyokütle Enerji Santraline SAMÇEP'ten tepki

Çarşamba Biyokütle Enerji Santraline SAMÇEP'ten tepki

Samsun Çevre Platformu ( SAMÇEP) Sözcüsü Mehmet Özdağ, 'Çarşamba Ovası nitelikli tarım alanıdır kirletilemez' dedi

+
-
Çarşamba Biyokütle Enerji Santraline SAMÇEP'ten tepki

Samsun Çevre Platformu ( SAMÇEP) Samsun Çarşamba İlçesi Eğercili mahallesinde kurulacak Biyokütle Enerji santralı hakkında basın açıklaması yaptı. SAMÇEP sözcüsü Mehmet Özdağ; “Çarşamba Ovası Nitelikli tarım Alanı olarak kabul edilmesine rağmen adım adım sanayi alanınan çevrilmektedir. Çarşamba Ovasının ortasında günde 630 ton yakıt yakacak, 38 ton kül çıkartacak bir tesis için nasıl olur da ÇED Gerekli Değildir kararı verilebilir. Samsun yansa Valiliğin umrunda mı?” dedi.
ADD Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli de ovanın ortasına kurulacak enerji santralının kül ve gaz atıklarının içerdiği maddeler nedeniyle insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri olacağını belirterek kanser vakalarının artışına sebep olunacağını söyledi.

ÇARŞAMBA OVASI NİTELİKLİ TARIM ALANIDIR KİRLETİLEMEZ ! 
SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ açıklamasında, “ Bu gün 7 gün sürecek Küresel İklim Grevinin ilk günü. Dünyanın pekçok yerinde yaşam alanlarına sahip çıkmaya çalışan insanlar etkinlik ve eylemle yaparak iklim değişikliğini tetikleyen ekolojik yıkım projelerine dur diyecekler. Samsun’umuz Küresel İklim Grevinde yeni bir ekolojik-çevresel sorunla karşıkayadır. Çarşamba Ovasının tam ortasında, Eğercili Mahallesi sınırları içerisinde toplam 181 dönümlük sahada, 27 megavat kapasiteli Biyokütle Enerji Santrali kurulması ve işletilmesi çalışmalarının başlatılmış olduğunu medyadan öğrenmiş bulunuyoruz. Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı (BES) Proje Tanıtım Dosyası, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün internet (web) sayfasında “ÇED Gerekli Değildir” kararları arasında yeralmaktadır. Proje Tanıtım Dosyasına (PTD) göre; Çarşamba ilçesi merkezli 180 km yarıçaplı alandan temin edilecek biyokütle ürünlerinin (ağaç kökleri, kesim ve budama artıkları, fındık kabuğu, fındık zürufu, pirinç çeltik kavuzu, çeltik - mısır sapı vb) yakılmasıyla elektrik enerjisi üretileceği belirtilemktedir. Kısacası biyokütle yakıt ile çalışacak bir termik santral sözkonusudur.” diye konuştu.


GÜNDE 38 TON KÜL ATIĞI 
Tesiste yılda 365 gün, günde 24 saat süre ile elektrik üretimi gerçekleştirileceğini belirten Özdağ; “ Yılda 230 bin ton günde 630 ton hammadde yakılacaktır. Yakma sonucunda oluşacak günlük kül atığı miktarı 38 ton olacak ve küller proje sahasında geçici olarak depolanacaktır. Tesisin bacasında havaya salınacak günlük PM emisyon miktarı (havaya salınacak kül) 14,4 kg olarak gerçekleşecektir. Tesisin işletme faaliyetleri kapsamında kullanılacak makinalarda (ağaç-sap kıyma, taşıma, yükleme) günde yaklaşık 2.000 litre mozot harcanacaktır. Tesisin işletilmesi esnasında günde yaklaşık 1500 ton su Abdal deresinden çelecek, kimyasal ve ısıl işlemlerden geçirilerek mevcut drenaj kanallarına verilecektir. Projenin ömrü en az 30 yıl olup bu süre uzatılabilecektir.” ifadelerini kullandı.


SAMSUN YANSA VALİLİĞİN UMURUNDA MI ? 
Bundan bir yıl önce 10 Ağustos 2018 tarihinde Samsun Valisi’nin Başkanlığında toplanan İl Ekonomi Toplantısında Çarşamba Ovasının Sanayi Alanaı olarak kullanılmasının tartışıldığını ifade eden Mehmet Özdağ, “ Bu toplantıdan bir yıl sonra “köy yerleşik alan sınırı içerisinde olmak” gibi anlamsız ve muğlak gerekçelerle; Bizlere sağlık ve yaşanabilir bir kent sağlamakla yükümlü yerel yönetimlerimiz, nitelikli tarım alanlarımızı, su havzalarımızı, ormanlarımızı korumakla yükümlü kamu yetkilileri el birliği ile yasa ve yönetmeliklerin arkasına sığınarak nitelikli tarım alanı olarak tescillenmiş Çarşamba Ovasını adım adım sanayi alanı yapmanın yolunu açıyorlar. Valilik nasıl olurda günde 630 ton yakıtın yakılacağı bir tesis için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verebilir. Çarşamba Ovası tümden yansa ya da Samsun yansa Valiliğin umurunda mı? “ şeklinde konuştu.

BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ 
Özdağ açıklamasını şöyle tamamladı. “Çarşamba, Tekkeköy ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlarımıza, ova üzerindeki mahalle muhtarlarımıza ve Samsun Valimize sesleniyoruz, Dikbıyıklı, Hamzalı kökenli siyasilerimize sesleniyoruz; Çarşamba Ovası nitelikli tarım alanıdır, kirletilmesine müsade etmeyiniz. İmtiyazlarla korunan şirketlerin değil, temsil ettiğiniz halkınızın yanında, yaşam alanlarımızı bize emanet eden çocuklarımızın yanında olunuz. Bizler SAMÇEP bileşenleri olarak bu işin peşini bırakmayacağız. “

BU SANTRAL SONUÇTA TERMİK SANTRALDİR 
ADD Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli de konuşmasında şu görüşlere yer verdi. “ Biyokütle Enerji Santrali denilerek kurulmak istenen bu Santral sonuçta ‘’Termik Santral’’ dir diyerek bende sizlere bir hekim olarak bilgi vermek istiyorum. Öncelikle bugün sözünü ettiğimiz yer; Türkiye’nin en gözde ve büyük ovalarından biri, taşı yeşerten verimliliğe sahip Çarşamba Ovası’dır. Çarşamba da kurulmak istenen termik santralin insan sağlığı üzerine etkilerinden bahsederken; çevreye, doğaya, suya, bitkilere olacak zararı insan sağlığına zarardan ayrı düşünemeyiz. Dolaylı olarak bir birleri ile bağlantılıdırlar. İndirek ve Direkt etkileri ile insan sağlığı tehdit edecektir. Bunlara teker teker kısa başlıklarla bakacak olursak: Soğutma için kullanılan su, daha sonra ısının azaltılması ve arıtma adı altında bir takım kimyasallara maruz kalır. Tekrar geri drenaj edildiği sularda hem ısı farkı hemde bu kimyasallardan ve ağır metallerden dolayı sulara zararlı etkiler oluşturur. Yakma sonucu oluşan atık külün depolanması, bacadan çıkan kül partikülleri hava ve toprak yani çevre kirlenmesinin diğer nedenleri olacaktır. Mikro klima yani iklim değişiklikleri de beklenen bir sonuçtur.Termik santralin insan sağlığına direkt olumsuz etkileri ise; Santralin bacasından çıkacak Biokütlenin yakılması sonucu, atmosfere atılacak olan kirletici gazlardan olacaktır.
İNSAN SAĞLIĞI TEHLİKEYE GİRECEK 
Bu kirletici gazların atmosfere salınımı sonucu; santral sinir sistemi hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, alerjik hastalıklarda artma, astım, deri hastalıkları, kalp hastalıkları, doğum anomalileri, Kronik solunumsal ve kardiyak hastalığı olanların hastalığının alevlenme oranlarında artma, kanser görülme oranında artma, kan hastalıklarında artma şeklinde insan sağlığı tehlikeye girecektir. Bu sadece insanlarda değil, toprakta, ağaçlarda, hayvanlarda ve bitkilerde, ürünlerimizde de aynı tahribatı yapacaktır.Yani havayı soluyamama, gün ve gün boğulma, havaya sıkışma yani erken ölmek demektir. Samsun Şehrimizin doğu kesiminde bu zamana kadar açılan Tekkeköy Azot Sanayi de dâhil çevre kirletici unsurları da göze alırsak, katlanmış olarak biriken çevre kirliliği Nitelikli Tarım topraklarına sahip olan Çarşamba Ovamızın sonu olacaktır. Tüm bunlara rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu tesis için 'ÇED gerekli değildir' diye rapor vermiştir. Bunun anlamı; bu tesisin gerçeğe aykırı olarak çevreye ve insana zararı olmayacağının kabulüdür.. Bizler bunu kabul etmiyoruz.
İşte bu sebeplerle bir Çarşambalı olarak, bir hekim olarak ve bir yurtsever olarak havamıza, suyumuza, toprağımıza ve Nitelikli bir Tarım alanı olan Çarşamba Ovamıza sahip çıkıyoruz.İnsanlar ölmesin, Çarşambalılar ölmesin uzun yaşasınlar diyoruz. İnsan sağlığının değeri paha biçilmezdir ve en öncelikli temel insan hakkı yaşama hakkıdır. Unutmayalım ki Halkın istemediği hiçbir şey Kamu yararına değildir.”



SIRADAKİ HABER
}