HaberlerDÜNYA BİLİM HAVUZUNDA  KİM YÜZÜYOR?

DÜNYA BİLİM HAVUZUNDA  KİM YÜZÜYOR?

Yazarımız Nevval Sevindi kaleme aldı...

+
-
DÜNYA BİLİM HAVUZUNDA  KİM YÜZÜYOR?

Antropoloji dersinde öğrencilerime derdim ki: Önyargılardan arınmadan bir antropolog olamazsınız. Her bilimde tarafsızlık önemlidir ama antropolojide temeldir. Çünkü farklı kültürler,ırklar ve insanlarla ilişki kurmak, araştırmak önyargısız olmayı zorunlu kılar. Batılı antropologların bu nedenle yaptıkları hatalı araştırmalar ve yorumlar   sosyal bilimler literatürünün  gelişmesini de özetler.

Sosyal bilimin özelliği çıkacak sonuçlar gönlünüze göre olmasa da onu anlamak zorunda kalmanızdır. Kafanızdaki şablona göre araştırma sonucu ya da anlam parametreleri uyduramazsınız. Bu aynı zamanda sosyal bilimlerin neden Türkiye’de gelişmediğinin cevabıdır. Bilim ise önce yöntemiyle tanımlanır. Sonra yöntem anlayışıyla. Edinilmiş bilgiler üzerinde soru sorma ya da derinleşme felsefi düşüncedir ve yöntemi belirler.Oysa Türkiye’de ideoloji belirleyici olduğu için bilimsellik ve bilimsel yöntem tartışılmaz bile. Nesnel gerçeğin yolu böylece tıkanır. Çünkü üretilen bilimsel bilginin bir sentez olması gerekir. Oysa sadece kendi sevdiği belirli bir tarih dilimini ya da an’ı  merkeze alarak senteze varılamaz. Taklitçilik, kopyacılık ideolojik bakışın yöntemidir. Bu bizim bilimsel yayın üretiminde 1981 -1995 arasında neden kırkıncı ya da otuzuncu sıralarda süründüğümüzü anlamlı kılabilir.Scientision İndex  1996 raporuna göre  Türk üniversitelerinde bilimsel yayın sayısı  diğer yıllara göre patlama yapmış olmasına rağmen 29. sırada. Günümüzde ise ” THE ve QS “2020 Dünya Üniversiteler sıralaması yayınlandı. Suudi Arabistan,Umman,Ürdün Kazakistan,Tayland önde gelen üniversiteleri Türkiye’nin en iyi üniversitelerini ciddi farklarla geçmişler. Malezya,Pakistan ve İran ise resmen bizi solda sıfır bırakmışlar! Türkiye’den bir liste ilk 400’de,diğer listede ilk 450’de herhangi bir üniversite yok!”*

Bilimselliği etikete indirgeyen ahmaklık yüzünden Türkiye bilimsel yayınlarda;ağzı var dili yok. Sosyal bilimlerde ise sesi soluğu yok. Etiketleme meraklısı zihinsel yapı için kategorileri zorlayan bilimsel yayın sayısını Dr. Ümit Sayın’ın araştırmasından aldım. “Hacettepe 2186 yayınla birinci,Ankara Ün.294 yayınla ikinci ve aradaki fark düşündürücü en azından.İst.Ün.250 yayın,ODTÜ 215 yayın, İTÜ 198 yayın, Gazi Ün.150 yayın, Ege 129 yayın, Marmara 94, Çukurova 87 ve ardından Boğaziçi 85 yayınla geliyor,Bilkent 72 ve GATA 80 yayın. Bu yayınlar sağlık bilimleri,mühendislik ve temel bilimlerin tamamını kapsıyor. Dünyada birincilik 263.000 ( ikiyüzaltmışüç bin) yayınla ABD’ya ait. İkinci Japonya 61.000 yayın, İngiltere 58.000 yayınla üçüncü.

Dünya bilim havuzunun binde dördünü ancak doldurabilen Türkler dünya bilim liginde  yaya gidiyor.(1996’da yazdığım makaleden,bugün bu noktadan da gerideyiz)”

Semih Sökmen’in dediği gibi: “Bizde bolca kanaat var televizyonlarda , ama bilgi bu şekilde demokratikleşemez. Kanaata herkes ulaşabilir,ama araştırmadan ve bilgi sevgisinden gelen üretime,gerçek bilgiye kitleler ulaşamıyor, yüzlerce engel var. Burada bir dil sorunu da var. Çoğu sosyal bilimci  İngilizce yazar, aynı şeyi Türkçe ifade edemez. Halbuki Türkçe yazınca kendi geleneğine de bakmaya ve ilişki kurmaya zorlanırsın. Türkiye’deki sosyal bilimcileri tartışmaya davet ederken biraz da kendi coğrafyanıza dönün , toplumunuza dönün,edebiyata ve sanata dönün derken amacımız biraz “rahatsız etmek”. *  Bu paragraf bir kaç yüz defa okunabilir bence. Buradaki olağanüstü durum öyle çarpıcı ki  ,insanı dehşete düşürüyor.

Bu bilgili insanla entellektüel arasındaki derin ayrımdır.Çok özel jargonlar kullanarak karşılarındaki insanıın kendilerini bir hiç olarak hissetmelerini önemseyen ya da etikete paye verenler  entellektüel değildir. Çünkü entellektüel anlama yetisiyle donanmış, duyuların karşılığı olarak anlama gücüne ağırlık veren insandır. İşte bu nedenle felsefe okumak isteyen Almanca bilmek zorundadır Avrupa’da. Çünkü Almanlar bu bilginin üreticisi olduğu için ana dilden anlamak zorunludur. Kendi ana dilinde üretim yapmak  özgün bir sentezin anahtarıdır.

Bu yarayı deşmeden,rahatsız etmeden ve iyileştirmeden ayağa kalkamayız. Çünkü demokratikleşmenin , dünyada milli bir güç olmanın yolu bilgiden ve bilimsel yöntemden geçer. Bilimsiz milliyetçilik yok!

*Uğur Dündar , Sözcü /14.Eylül.2019 köşe yazısından 



Atatürk'e hakaret ettiği iddia edilen Hasan Uzunlar kendini savunduGÜNCEL
Atatürk'e hakaret ettiği iddia edilen Hasan Uzunlar kendini savundu
İskeleden düşen işçi İsmail Can yaralandı GÜNCEL
İskeleden düşen işçi İsmail Can yaralandı
Samsun'da Atatük'e hakaret eden o isme AK Parti inceleme başlattıGÜNCEL
Samsun'da Atatük'e hakaret eden o isme AK Parti inceleme başlattı
Samsun'da siyasi partilerden Hasan Uzunlar'a Atatürk tepkisiGÜNCEL
Samsun'da siyasi partilerden Hasan Uzunlar'a Atatürk tepkisi
Samsun'da AK Partili Başkanvekilinden Atatürk'e çirkin ithamlarGÜNCEL
Samsun'da AK Partili Başkanvekilinden Atatürk'e çirkin ithamlar
SIRADAKİ HABER
}