HaberlerİÇİMDEKİ SAAT

İÇİMDEKİ SAAT

Yazarımız Hüseyin Özbay kaleme aldı...

+
-
İÇİMDEKİ SAAT

Bazen bu yazılarda günleri atlayıp geçiyorum. Şimdi olduğu gibi bazen de bir günün kabaca fotoğrafını alıyorum. Ayrıntılar ise kaynayıp gidiyor.

Oysa değerli olan o arada sıkışmış olanlardır. Bunu yazsam öykücü ya da  romancı olurdum. O zaman anlamlı olurdu bu. Ya şimdi? Belki yufka da olsa bir çentik atmak tarihe. Avuntu  ve aldanma belki de.

Ben bana muska tesiri yapacak yazıyı arıyorum. Günlük hâletin fotoğrafı benim için muska değildir. Bunun için kayıyorum çoğu kez günübirlik hayattan başka başka âlemlere.Bilinmezliğe  ya da gizeme sığınmanın belki de “edilgen  kucağı”dır benim için yazmak.Burada son derece kolaycı bir yol izliyorum.Hoşnut olmam yetiyor. Çok şey beklemiyor, çok şey istemiyorum. Karmaşık ruh hâllerimin fotoğrafları olarak görme eğilimdeyim yazıları. O fotoğraflar kimin işine yarar? Tabii ki en çok benim. O fotoğraflara en çok kim bakar? Tabi ki yine ben.

O fotoğraflar geçirdiğim zamanın ve hatta hayatın bugünle aramdaki mesafesini de verir bana. İbret telkin eder.Nostalji de bu tesiri taşısa gerek.Kişisel  belgeseldir bunlar. Yazı da böyle olsun istiyorum.

İçimdeki saatin kurulmasını, içimdeki yayın gerilmesini istiyorum. Heyecan istiyorum ama heyecana talip olunmaz ki. Yeni şeyler gerek.

Geleceğimi aldatıcı olsa da kurmalıyım.Gerçekten benim geleceğim artık kurmaca bir zaman olabilir. Gerçeğimdeki bir geleceğin sürprizler olmazsa benim hayatımda aktif olacağını sanmıyorum.

Geleceğin asude konağında maziyi düşüne düşüne vakit geçirebileceğimi de düşünemiyorum. Beni gelecekte idare edecek kadar hatırlanabilecek bir hayat hikayemin olmamasına bir bakıma da seviniyorum ben.Heyecan ve eylemlerle dolu bir geçmişi hangi gelecek taşıyabilir ki ?Geçmişin görkemi boğar şimdiki zamanı.Yaşamak oysa “şimdi”nin farkına varmaktır; ayırdına ve tadına.

Gelecekle ilgili isteksizliğim veya kararsızlığım da benim irademin emri değil. Kaderimin farkına varıyorum. Korkularımı, sevinçlerimi, heyecanlarımı ve merakımı hangi şans, hangi fırsat, hangi güdülenme nesnesi yeniden harekete geçirebilir; bunu bilmiyorum. Acaba bir sükun hâline teslim olmak ve öylece kalmak iyi olur mu benim için ? Ya da bir nevi beni taşıyabilecek bir delilik.

İçimdeki saat açık bir şey söylemiyor. Yine ben  haddimi bilmeye çalışıyorum. Bir marifet varsa yüreğimi ortaya koyuyorum da ondan. Gerçekten de makale tipi sevmediğim türler dışında ben elimle değil kalbimle yazmaya çalışıyorum. Sevdiğim bir insan ya da konu beni cezbediyor ve ben hipnotik bir kanala giriyorum.

Bu aynı zamanda bana çok ağır geliyor.Çünkü o kadar da sözle dillendiremeyeceğim derecede ihanet var, nefret var, intikam var.Bir dilemma bu.Nefret ettiklerimiz bizi sevdiklerimize ters yönden aynı derecede bağlıyor.

Rahmetli Rauf  Parfi  de uğramadığım ama ruhumda sığındığım manevi limanlarımdan biri oldu. Bu sığınma aynı zamanda yokluğundaki büyük gariplik duygusunu da besliyor.Necip Fazıl’ın “ cinnet müstatili” dediği, bu olsa.

Büyük şairler yani hakiki şairler düşlediğim dünyayı kurdular. Rauf Abinin şiiri beni kızgın çöllerde gezdirdi serin sularda yüzdürdü. Bir şiir bereketinde sofraya hazır oturdum.

Sofraya hazır oturanların ondan tat alması yarımdır. Ben sofrayı hazırlayan o canlı, zevkli, heyecanlı ve paylaşım ruhunu coşturan, iştirak arzusunu besleyen duyguyu yaşamadım ama o sofraya oturdum.

Yazanlar hakkında ve yazılanlar hakkında yazmak da böyle bir şey bence. Sofradaki yemekle ilgili tatların analizi yemeğe yeni bir tat katar mı?

Edip Cansever gibi ben de hem tadında hem de anısında kalmak isterim şimdi:

Hafifçe ısırılmış bir elmanın dilindeyim

Elmanın kokusundayım

Anısındayım -kimbilir kimin-

Anılarda görünür, düşlerde görünmez insan

Düşlerde görünen anlamlardır

Özelliklerdir bir de belli belirsiz.

Ve

İnsansız anı yoktur. Var mıdır?

Cevabı yoktur tabii ki.

O sofrada oturanların alabilecekleri ikinci lezzet o derecede ustalık ister ki ben çekinirim, kaçarım oradan. Anılar kolay tatlar bilgi ister.

Kaçarak yazmam da bundan. Çok az insan dışında yazarken ne yazdığımı, hangi hâlette olduğumu bilmez kimse.

Belki ben burada yanarım onlar su içerken görürler.

Bu dilemma günün birinde beni dilecek; korkuyorum; kendimden, duygularımdan, talihimden.

İki arada bir deredeyim. Kafesim daralıyor, zincirler güçleniyor.”Demir kafes” dünya ve ben içinde hissediyorum. Psikoterapi yolunu da bulamıyorum. İndifa noktasında ise beceriksiz ve iradesizim. Etkisiz bir tepkinin cahiller kuşatması en aptalca bir telafi mekanizması gibi görünüyor ve belki de sadece bana ait olan bir Kreis Sendromu yaşıyorum.

Umudum ne olacak? Hayat sürdükçe vardır umut tabii ki. Ama çaresizlik de teslimiyet de vardır.Bir sıkıntı yoktur, bir sorun yoktur dersek bunlar yok olmaz da biz biteriz.Bir tükenişin melodramıdır bu.Bir tenakuz,bir kendinden menkul çatışkı.Kopmak, gitmek,konuşmak ve dertleşmek belki geçici bir çare de bunu nasıl yapacaksınız ?

Bunun için çocuklarla konuşmak büyük şans ve imkân be! Yaşamak razı olmaktır, mutlu olmaktır, kendi içinde bir denge kurmaktır, hoş bir nefes almaktır, esaret sarmalından kurtulmaktır. Mutluluk gerçekten de özgür olmaktır. Özgür olmayan insanın mutluluğu kavram karmaşası ya da cahilliktir. Özgürlükse yaratıcı düşüncenin tarlasıdır.

Ben tuzu kuru bir özgürlük talep etmedim. Motivasyon özgürlüğü tabir edebileceğim bir imkân ve fırsat talebimdir bu. Zamanım olsa, param olsa, kayıtlarım olmasa, ibâde ve iaşe ile uğraşmasam da dağlara gitsem, suları dinlesem,ülkeler gezsem dünyayı tanısam ve yazsam, diyorum.

Günübirlikle (eyyamla) geçen zaman ölüdür. Zamanın içinde bir sürü ölü zaman yaşıyoruz. Manevi ölümlere karşı özgürlük bir semender ihyasıdır.

Kapıları açan bir olumlu hürriyettir bu isteğim yoksa batılı ve doğulu özgürlük mücadelecilerinin siyasi ve toplumsal dünya görüşlerini hâkim kılmak için savundukları göreceli bir “seçili hürriyet” talebi değil.

İçimdeki saatin tiktakları azalıyor biliyorum. Kum saatimin de kumları…



TED Samsun Koleji AilesiGÜNCEL
TED Samsun Koleji Ailesi
TEK RENKGÜNCEL
TEK RENK 
BAŞKANLAR SUÇ İŞLİYORGÜNCEL
BAŞKANLAR SUÇ İŞLİYOR
Barış Pınarı Harekatı'na destekGÜNCEL
Barış Pınarı Harekatı'na destek
Samsun'da 'torbacı' operasyonu: 7 gözaltıGÜNCEL
Samsun'da 'torbacı' operasyonu: 7 gözaltı
SIRADAKİ HABER
}