HaberlerBİR ÖLÜMÜN ARDINDAN

BİR ÖLÜMÜN ARDINDAN

Samsunhabertv Genel Yayın Yönetmeni Osman Kara kaleme aldı...

+
-
BİR ÖLÜMÜN ARDINDAN

Bir kutlu yolculuktu çıktığımız. Önümüzde kılavuz Bozkurt’umuz vardı. Yüreğimizde sevdaların en safı, en temizi ama aynı zamanda en kuvvetlisi, en muhteşemi Türklük sevdası.

Biz sevdalı bir kuşaktık, vatana sevdalı, millete sevdalı, köyümüze, kentimize sevdalı ve birbirimize tutkun.  Hayatımızı, evlatlarımızı ve namusumuzu birbirimize emanet edecek kadar tutkun, saygılı, sevdalı ve bağlı bir kuşaktık.

İstikbalimizi uğruna feda edeceğimiz hayallerimiz vardı. Sadece hayal değildi bizimki ideal ve inançtı. Fikre inanç, önümüzdeki kılavuz Bozkurt’umuza inanç, şanlı milletimize ve kendimize inanç. Ve o inançla çıkılan kutsal yolculuk. 

Fabrika yapan fabrikalarda makine yapan makinelerimiz olacak, fabrikaların bacaları camilerin minareleriyle yarışacak, tarım kentleri kurulacak ve millet altı sosyal dilim halinde yeniden teşkilatlandırılarak ekonomi millileştirilecekti. Türk Milleti çelik ellerle kavranıp medeniyetler aleminin ön safına taşınacaktı.

Kısacası her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından olacaktı. 

Marşlarımız vardı birbirinden güzel, birbirinden coşkulu ve anlamlı. “Çankaya yokuşunda balam Asya’nın Bozkurtları/ Dudaklarda aynı türkü Tanrı Korusun Türk’ü .” Hem marşlarımızı unuttuk hem Çankaya’yı. Artık ne Çankaya var ne de Çankaya’ya çıkma hayali!

Bir Nisan akşamı Hakk’a yürüdü öncü Bozkurt ve bir Nisan günü milyonlar yürüdü tabutunun ardında.  Yakın tarihin gördüğü son büyük cenaze töreniydi o tören. Ne yazık ki o tören birlik ve beraberliğin de cenaze töreni oldu aynı zamanda.

21 Mart 1993, Antalya’da Birinci Türk Dünyası Kurultayındayız. Ulusal giysileri içinde bir Saha Türk’ü geliyor mikrofona kolunda bembeyaz bir Sibirya Kurt’u postuyla. “Damarımda Türk kanı akar, yüreğimde Ankara sevdası yatar, bu kurt postunu da Türklerin Başbuğu Alparslan Türkeş’e getirdim…”  Salon alkıştan yıkılıyor, ağlayanlar var. Nasıl olmasın ki binlerce kilometre uzaklarda bile yürekler aynı ateşle yanmakta ve dünya Türklüğü Alparslan Türkeş’i “başbuğ” bilmekte.

Birer birer gitti o salonu dolduran ülkü ve ülke devleri. Birer birer gitti Alparslan Türkeşler, Rauf Denktaşlar, İsa Yusuf Alptekinler, Dr. Sadık Ahmetler, Bahtiyar Vahapzadeler ve diğerleri… 

Gidenler sadece onlar değil onların ömürlerini verdikleri idealler de gitti ya da gidiyor farkında olsak da olmasak da.

Heyhat, Türkeş’in sadece baba bir anne ayrı evlatları değil Bozkurtları da artık paramparça. Evlatlar babalarına, küçük kardeşler ağabeylerine laf söylemekte, el kaldırmakta ve hareket her geçen gün güneş görmüş kar gibi erimekte.

Karlı mı karlı bir Nisan günü vermiştik o öncü Bozkurt’u, bir Kasım günü bir kere öldürdük kabrinde. 

Yazık… Yazık ki hem de ne yazık…



KİM İÇİN BU BASIN HÜRRİYETİGÜNCEL
KİM İÇİN BU BASIN HÜRRİYETİ?
TARİHİ DOĞRU OKUMAKGÜNCEL
TARİHİ DOĞRU OKUMAK
'HA SAİD HA KAMİL NE FARK EDER'GÜNCEL
'HA SAİD HA KAMİL NE FARK EDER?'
FATİH SULTAN MEHMET Mİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK MÜGÜNCEL
FATİH SULTAN MEHMET Mİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK MÜ?
Osman Kara, AHaber'de 19 Mayıs'ı anlattıGÜNCEL
Osman Kara, AHaber'de 19 Mayıs'ı anlattı
SIRADAKİ HABER
}