YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Vedat ÇINAROĞLU

GENÇLERE GERÇEKLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan 27 Mayıs’taki törende “ 1950-1960 arasındaki 10 yılda Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi gençler çok iyi öğrenmeli” demişti ya, yardımcı olmalı ve gerçekleri gençlere yazmalıyım diye düşündüm.

İşte o gerçeklerden yalnızca bir özet:

16 Haziran 1950: Demokrat Partinin ilk işi ezanın Türkçe okunmasını yasaklamak Arapça okunmasını uygulatmak oldu. “Allah ile aldatmak”la başladılar ülkeyi yönetmeye yani! Cumhuriyet’in her alandaki Türkçü uygulamalarına ilk kurşun Arapçılıkla atılmıştı.

5 Temmuz 1950: Radyodan dini program yasağı kaldırıldı. Dinden oy devşirme çabaları o günlerden bu günlere kalıt kaldı. Menderes eline Kürtçe Kur’an alıp miting yapmayı düşünememişti ama olsun “Mübarek Cuma geceleri” “Hocam; Ameliyat sırasında namaz vakti gelirse doktorun ameliyata devam etmesi mi namaza gitmesi mi gerekir.” Türü soruların önü açılmış olmuştu.

3 Aralık 1950: Arapça eğitim yapan dershanelere izin verildi. Nice dershanelere tanık olduk sonraki yıllarda. İngilizce eğitim veren, çalınan sorularla başarılı üniversite sınav sonuçları alan “Sümüklü İmamın” dershanelerinin temeli o yıllarda atılmıştı.

8 Ağustos 1951: Hükümet Halk Evlerini kapattı. Yasaklayarak iktidarda kalmanın ilk uygulaması başlatılmış oluyordu.

4 Kasım 1951: İlkokulların ders programlarına din dersi konuldu.

5 Haziran 1952: Lozan Antlaşmasına göre Fener Rum Patrikhanesi’nin başındaki kişinin Türk vatandaşı olması gerekirken bu ilke ilk kez ABD’den uçakla gönderilen Athenagoras’ın Türkiye’ye sokulması ile bozuldu. Başbakan Adnan Menderes Athenagoras’ı ziyaret etti. Arap seviciliğini ABD’yi kıvançlı kılmakla güçlendirmek önemli bir stratejiydi!

8 Ekim 1952: Balıkesir’e giden CHP Genel Başkanı İnönü’yü Vali il dışında durdurarak Balıkesir’e girmesini engelledi. Valilerin iktidar memuru olması dönemi başlatılmıştı.

24 Aralık 1952: Anayasa’da bulunan Türkçe kelimeler yerine Arapça-Farsça kelimeler kullanılmaya başlandı. “Bakanlık” yerine “Vekalet” kullanılır oldu.

21 Ocak 1953: Petrollerimizin işletilmesiyle ilgili ilk anlaşma bir ABD şirketiyle yapıldı. 20’nci yüzyılın yeni yayılmacısına bağımlılığın adı sonraki yıllarda “Stratejik Ortak!” olacaktı.

21 Temmuz 1953: Profesörlerin siyasetle uğraşmaları yasaklandı. Aydınlar ülke için tehlikeydi. Karanlık yıllara karşı dururlar, yetke düşkünü yönetim biçimi ile savaşım yöntemleri geliştirebilirlerdi. Siyaset yapacaklar yetke düşkünlerinin egemenliğine tam olarak bağlı olmalıydılar! Bu yöntem bugün içinde geçerli değil mi?

27 Ocak 1954: Cumhuriyet’in Anadolu’nun aydınlanması ve kalkınmasındaki çok önemli tasarımı olan Köy Enstitüleri kapatıldı.

7 Mart 1954: Petrol işletmeciliğini yabancı sermayeye açan ve MaxBall adlı bir yabancının hazırladığı Petrol Yasası TBMM’de onaylandı.

8 Mart 1954: Basını sıkı denetim altına alan ve basın suçlarına yönelik cezaları yükselten Basın Yasası onaylandı.

2 Mayıs 1954: Genel Seçimler yapıldı. Oyların %57,6’sını alan Demokrat Parti 503 Milletvekili, %35,4’nü olan CHP yalnızca 31 Milletvekili çıkarabildi. Yaşasın demokrasi!

30 Mayıs 1954: Osman Bölükbaşı’nı seçen Kırşehir cezalandırılarak il olmaktan çıkarılıp ilçe yapıldı.

14 Haziran 1954: Seçimlerde CHP’ye oy veren Malatya cezalandırıldı. Bölünerek Adıyaman ili kuruldu.

7 Ağustos 1954: Millet Gazetesi’nin sahibi Fuat Arna, Adnan Menderes’e hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklandı.

18 Ağustos 1954: Millet Gazetesi yazarı Nurettin Ardıçoğlu ve yazı işleri müdürü Hüsnü Söylemezoğlu, yayınlanan bir yazı nedeniyle 7’şer ay hapis cezası hükümlüsü oldular.

1 Aralık 1954: Hüseyin Cahit Yalçın hükümete hakaret ettiği gerekçesiyle 26 ay hüküm giydi ve 79 yaşında hapse atıldı.

20 Mayıs 1955: Akis Dergisi Yazı İşleri Müdürü Cüneyt Arcayürek tutuklandı.

20 Temmuz 1955: Polis CHP Isparta İl Kongresi’ni dağıttı. Kasım Gülek kürsüden indirildi.

5 Ağustos 1955: Karadeniz gezisine çıkan CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek Sinop’ta tutuklanarak İstanbul’a götürüldü ve bir gün tutuklu kaldı.

16 Eylül 1955: Sabah Postası Gazetesi kapatıldı. Yazı İşleri Müdürü Orhan Rahmi Gökçe tutuklandı.

19 Eylül 1955: Hükümete karşı yayınları nedeniyle Ulus Gazetesi süresiz kapatıldı.

13 Ağustos 1956: Bakanlar Kurulu ortaokullarda din dersi okutulmasının zorunlu olmasına karar verdi. Ulusun usunu Arapça inaklarla uyuşturmanın alanı genişletilmeliydi!

28 Eylül 1956: Maliye ve Hazine zor durumdaydı. İstanbul’da Hazinenin 10 Bin arsası 500 binası satışa çıkarıldı. Babalar gibi satış başlatılmıştı.

19 Mayıs 1957: Gençlik ve Spor Bayramında Menderes, gençlere Kayseri’den seslenerek, 7 yıl içinde 15000 cami yaptıklarını muştuladı. “Ver Mehteri!” özdeyişi, o günlerin de gözde uygulamasıydı!

2 Temmuz 1957: CMP Genel Başkanı ve Kırşehir Milletvekili Osman Bölükbaşı tutuklandı.

6 Temmuz 1957: İstanbul Gazeteciler Sendikası kapatıldı.

20 Ekim 1957: Menderes Adana’daki seçim konuşmasında tarihi stratejilerini açıklayarak “ İstanbul’u ikinci Mekke, Eyüp Sultan Camisini ikinci Kabe yapacağız” dedi. Dinden yararlanmanın iğrençliği her alanda görülür oldu!

29 Ekim 1957: Seçim günü Mersin’de bir CHP’linin öldürülmesine yayın yasağı getirildi. Yaşasın bilgilenme özgürlüğü!

10 Mart 1958: Demokrat Parti örgütlerinin ramazan ayında düzenledikleri mevlitlerin devlet radyosundan naklen yayınına başlandı.

30 Nisan 1958: Et sıkıntısı nedeniyle Yeni Zelanda’dan koyun et alındı. Bu önemli hayvancılık stratejisi(!) devlet politikası olarak AKP iktidarlarına esin kaynağı olacaktı.

19 Temmuz 1958: Nükleer Silah taşıyan ABD uçakları İncirlik Üssü’ne indi.

2 Ağustos 1958: IMF önerdi, Hükümet Cumhuriyet tarihini en yüksek devalüasyonunu yaptı. 1 Dolar 2,80 TL’den 9 TL’ye çıktı. Devalüasyon oranı %221 oldu.

4 Ağustos 1958: IMF’den ilk borç 250 milyon kredi ile alındı.

6 Eylül 1958: Menderes, “ İdam sehpalarında can verenlerden ders alsalar ya..” sözleriyle muhalefete gözdağı verdi.

12 Ekim 1958: Menderes yurttaşlara seslenerek “ muhalefetin kin ve husumet cephesine karşı ‘ Vatan Cephesi’ “ kurmalarını istedi. Vatan Cephesine katılanların isimleri devlet radyosundan duyurulmaya başlandı. Ne de olsa iç cephe sağlam tutulmalıydı!

19 Ekim 1958: Menderes Said-i Nursi’nin yaşadığı Emirdağ’da Nurcular tarafından hilafet ve saltanatı temsil eden iki tuğralı yeşil paçavrayla karşılandı. Menderes, Risale-i Nurların serbestçe basılması için talimat verdi ve kağıt özgüledi. Siyaset, Osmanlı’da olduğu gibi, gericilikle kol kola girmişti.

30 Kasım 1958: Adalet Bakanı Esat Budakoğlu 8 yıllık Demokrat Parti iktidarlarında 811 gazeteciye 57 yıl hapis cezası verildiğini açıkladı.

17 Kasım 1959: CMP Genel Başkanı Osman Bölükbaşı 10 ay hapsa mahkum edildi.

5 Ocak 1960: Said-i Nursi valiliklere yazı göndererek “Komünistliği 60 bin nursi ile önledim, ezanı Arapça okutturdum, Müslümanları Demokrat Parti cephesinde topladım” açıklaması yaptı.

27 Nisan 1960: Meclis’te kurulan 15 üyeli Tahkikat Komisyonuna olağanüstü yetkiler verildi. Komisyon siyasi tutuklamalara başladı.

Bu özet saptamaların ayrıntılarını gençler araştırmalı ve Erdoğan’ın dediği gibi çok iyi öğrenmelidir. Ulus için yapılan yararlı işler de vardır, onları da saptamalıdırlar. AKP iktidarları ile Demokrat Parti iktidarları birçok alanda o kadar benzeşiyorlar ki, Erdoğan’ın Demokrat Parti dönemlerini yüceltme çabalarını anlamamak olası değil. Bir bölümünü “Tekeden Süt Sağmak” başlıklı yazımda duyurmuştum.

CHP’nin Milli Şef döneminin eleştirilecek olan ve eleştirilen çokça uygulaması vardır. Önceki yazılarımda örneklerini duyurdum. Ancak, Demokrat Parti ve AKP’nin iktidara geliş biçimlerindeki ilginç bir benzerliği yazmalıyım: CHP(İsmet İnönü) yerinde bir kararla, tüm dış baskılara karşın Türkiye’yi 2nci Büyük Savaşın dışında tuttu. 1950 seçimlerinde kaybetmesinin birçok nedeni vardır ancak yayılmacıların CHP’yi cezalandırma çabalarını da yabana atmamak gerekir. DP’nin iktidara gelişindeki bu etki yadsınamaz. Bu gelişme ile, ABD’nin Irak’ı ele geçirme tasarısına karşı çıkan DSP-MHP-ANAP ortak yönetiminin 2002 seçimlerinde cezalandırılma çabalarının da etkisi ile AKP’nin iktidara gelişindeki benzerlik tam bağımsızlığın önemini yeniden kavramak için önemli bir örnektir.

Gazetecilerin uydurma gerekçelerle tutuklanması da iki partinin benzer uygulamalarının örneklerindendir. Dün, 8 Nisan günü İsmail Dükel ve Müyesser Yıldız da “casusluk!” suçlamasıyla tutuklandılar. İsmail Dükel’i tanımam. Halk TV ve TELE 1 TV’den izlediğim sunumlarından özenli bir gazeteci olarak değerlendiririm. Müyesser Yıldız’ı uzun yıllardır tanırım. Cumhuriyete yapılan saldırılara, Türk Ordu’suna kurulan düzenlere olan üzüntüsüne tanık olmuşumdur.

Müyesser Yıldız’a “Casusluk!” tutmaz! Gülünç olur.

Müyesser Yıldız’ın tutuklanmasına neden olanlar FETÖ ile savaşıma engel olduklarını anlamalıdırlar.

Türkçü Müyesser Yıldız’ı tutuklayarak susturulacağını düşünenler yanıldıklarını göreceklerdir.

Demokrat Parti’yi örnek almak ne Türk ulusuna ne de örnek alanlara bir yarar sağlamaz, sağlamayacaktır.

Gençlere bir Demokrat Parti anımı yazarak sonlayayım. 1999 seçim çalışmaları için Samsun’un Vezirköprü ilçesindeydim. Vezir Otel’de bir aydan

daha uzun bir süre kalarak MHP İlçe Başkanı Osman Muşta ve yönetim kurulundan arkadaşları ile köy köy geziyorduk. Bir sabah kahvaltı yaparken yaşlıca sakallı bir kişi geldi ve “ Köyleri gezen Binbaşı sen misin?” diye sordu. “Evet, benim” dedim. “Ben de seninle köylere gideceğim” dedi. “ Olur, sevinirim” dediğimde ise “Neden diye sormayacak mısın?” karşılığını verdi. “ Anlatırsanız öğrenmiş olurum” sözlerim üzerine şu gerçeği anlattı: 1957 yılında ben bu ilçenin Demokrat Parti Başkanı idim. Seçimlerden sonra Menderes Vezirköprü’ye geldi. “Çok yüksek oy çıkardınız, mükafat olarak bu ilçeye bir ortaokul yapalım” dedi. Ben de; Ne yapıyorsunuz Başvekilim, bu insanlar okurlarsa onları kandırıp nasıl oy alabiliriz deyince, “Sen ne akıllı adamsın, aferin” dedi. O ortaokul Havza’ya yapıldı. ”Şimdilerde toprağa çokca bakmaya başladım. Bu günahlarla ölmek istemiyorum. Seninle gelerek bu gerçekleri anlatıp helallik isteyeceğim.” dedi.

TÜRKLÜK NAMUSUMUZDURGARA VE LAİKLİKYENİ YÜZYILIN YENİLİKLERİ101'İNCİ YILTÜRK'ÜN TÖRESİCUMHURİYET AMA HANGİSİ?YAĞIMETRİSTEPE’DEN KOCATEPE’YE-2METRİSTEPE’DEN KOCATEPE’YEUTKUYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
BİR ÖLÜMÜN ARDINDAN
Osman KARA
Atilla ÇİLİNGİR
TARİHİMİZE NOT DÜŞEN GERÇEKLER… (Zaman Asla Kaybolmaz)
Atilla ÇİLİNGİR
Mustafa GENÇ
KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN BAZI NEDENLERİ
Mustafa GENÇ
M. Halistin KUKUL
HER ŞEY SEVMEKLE BAŞLAR
M Halistin KUKUL
Mustafa ÖZDEMİR
SEMERKANT
Mustafa ÖZDEMİR
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
SANAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU