YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Vedat ÇINAROĞLU

UTKU

Amacı yüksek bir ülküye ulaşmaktı. Temeli, Türk’ün alplık ve yüksek ekin değerleri olan bir ülkü! Temeli, Türk’ün özgürlük, bağımsızlık ve uygarlık tutkusu olan bir ülkü! Temeli, yalnızca akıl ve bilim olan bir ülkü! Saraylarda, köşklerde geçmemişti gençliği. Lale bahçelerini, Göksu’daki tekne eğlencelerini yeğlememişti. Ulusu için savaş meydanlarındaydı sürekli. Ne Batı ekininin bilinçsiz tutkunu oldu, ne din örtüsü altında Arap kalıplarının tutsağı. Geçmişi okudu tüm gerçekliği ile ve sevisi olan Türk’ün yeniden aydınlığa ulaşması ülküsü ile tutuşmuştu yüreği.

Anadolu’daki son Türk Devleti son soluğunu vermek üzereydi. Yüzyıllardır savaş ve vergi dışında anımsanmamış; aşağılanmış, bilgisiz ve umarsız Türk, yayılmacılar tarafından yurdundan atılmak üzereydi. Yaralı bir Ceylan’a her yönden saldıran Çakallar gibi saldırıyorlardı. Kurtuluş umudu olanlar o kadar azdı ki neredeyse tek başınaydı, yalnızdı. “…İstanbul, Galata Rıhtımı, 16 Mayıs 1335(1919) sabahı: denizin üzerinde tül kıvamında bir sis; martılar, inip kalkarak, ortalığı velveleye veriyor; işgal donanmasındaki kruvazörlerden, flamalarla işaretleşen ecnebi bahriyeliler…Rıhtım kalabalık; bunlar Mustafa Kemal Paşa’nın maiyeti erkanı olarak Samsun’a gidecek zevat… Kızkulesi açıkları, orada küçük bir vapur, yolcuları beklemektedir: ‘ Bandırma Vapuru.’…Rıhtıma giriş kapısından, bir otomobil belirdi; biraz ilerleyip durdu: kapıları açılınca, içinden Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey çıktılar…Mustafa Kemal Paşa mütecessis soruyordu: ‘… ikâzı anladık, membaı ve mahiyeti bizce sarih mi?’ ‘…membaı, İngiliz İstihbaratı’na yakın bir şahıs… mahiyeti zaten sarih… Vapurun hareketini müteakip, yolda tevkif edileceğini imâ etti… Kısacık sustu, daha kaygılı ilâve etti ‘… Cidden endişeliyim, Kemal: bu seyahat, hayatınıza mal olabilir paşam!..’ Mustafa Kemal Paşa duraklamıştı; bir süre, üzerinde sisin titreştiği deniz ufkunu seyrediyor, sonra diyor ki: ‘… işin tuhafı, benzer bir ikâza ben de muhatap oldum Rauf; ne var ki ok yaydan çıkmıştır ve akacak kan damarda durmaz…’(1)

Sakarya Savaşı utku ile sonuçlanmış, Anadolu’nun ele geçirilmesi ile ilgili saldırılar 222 yıl sonra ilk kez durdurulabilmiştir. Türk Ordusu ile son darbeyi vurmak ve Büyük Millet Meclisi ile yeni Türk Devleti’nin kurulduğunu Dünyaya duyurmak için çalışmaların yapıldığı günlerdir. Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Mareşal Mustafa Kemal Paşa’ya karşı olanlar her fırsatta asılsız

suçlamalarda bulunuyorlardı. Yalnız Kurt, yalnızca yağılarla savaşmıyor içerideki çevrensizlerle de uğraşıyordu. “… Meğer kürsüdeki hatip, ‘muhalif’ 2. Grup’un önde gelenlerinden Hüseyin Avni Bey değil miymiş? Sesi, suçlayıcı ve yüksek; etrafa tehlike ihtimalleri; vahim akıbetleri akla getiren, soru işaretleri dağıtıyor: ‘…takib olunan siyaset-i askeriye nedir? Meçhul! Nereye gidiyoruz? Meçhulata! Koskoca bir millet, akıbeti müphem karanlık hedeflere, serseriyane sürüklenir mi?’ ‘…Niçin taarruz etmiyoruz? Gâzi niçin cepheye gitmiyor?’ ‘Meclis’in , istirahat salonunda bir masayı üç kişilik bir meb’us grubu işgal etmiş: bunlar Çerkez; ötekisinde , sarıklı ve cübbeli bir hocaefendi, etrafında ‘tilmizleri’! …Oturanlardan, bir köşede; koltuklara yayılmış olarak, Hüseyin Rauf ve Kara Vasıf Beyler; ayakta olarak biraz önce gelmiş olan Refet Paşa. Hüseyin Rauf Bey, gizleyemediği bir merakla Refet Paşa’ya sordu: …peki netice nedir Paşam! Erzurum’la nihayet temas edilebildi mi? Araya giren Kara Vasıf Bey’in merakı başka idi:..iyi de Karabekir Paşa ne diyor? Refet Paşa aynı kaygısızlıkla rahat cevap verecektir: ‘…ne diyebilir ki azizim?... Hüseyin Avni Bey sözünü kesiyor: ‘ …birbirini müteakip üç mühim istifa… Evvelâ Nâfia Vekili sonra siz Vâsıf Bey, Müdafaa-i Hukuk Grubu azası… Nihayet siz Paşam… Müdafaa-i Milliye Vekili… Birbiri arkasına istifa ediyorsunuz… Bunun mana-yı aslisi nedir? Refet Paşa memnun ve mes’ut Rauf Bey’e döndü dedi ki: ‘… ben de bunu söylüyordum Rauf Bey… Esasen Kâzım Paşa da aynı fikre iştirak ediyor: Reis Paşa’yı telgrafla ikâz edeceğini bildirdi…(2)

Yukarıda, Büyük Saldırı’ya hazırlık yapıldığı günlerde Mustafa Kemal Paşa’yı zor durumda bırakmak amacıyla Büyük Millet Meclisi’nde sürdürülen karşı hareketlere ilişkin özet bir örnektir. Bu küme içerisinde bulunan Samsun Milletvekili Emin Bey Mustafa Kemal Paşa’ya bilgi vermek üzere Çankaya Köşkü’ne gider. Gazi Paşa Batar hastası olan Fikriye’yi avutmaktadır. Fikriye: “…seyahat çok mu uzun sürecek acaba?” Paşa gözlerinde o mavi gülümsemesi; eğilip dudaklarını usulca Fikriye’nin saçlarına değdirecektir;…muharebedir bu be çucum! Bilinmez ki kader ne gösterir? Şimdi ne desem beyhude!”(3) On dakika sonra salonda karşısına oturmuştu Emin Bey. Gazi Paşa: “…nedir bu hususat Emin Bey? …zevahirin aksine İkinci Grup’un müşevvikleri Hüseyin Avni ve Selâhattin Beyler değildir Paşam, Rauf Bey’le Kara Vâsıf Bey’dir. …grubu, zât-ı âlinize ve Müdafaa-i Hukuk Grubu’na karşı gayet şedit ve bî-aman muhalefet yapmaya sevk eden onlardır.”(4) Usunda 16 Mayıs 1919’daki Galata Rıhtımı canlanan Gazi Mustafa Kemal Paşa; “

Gözlerinde birbiri ardınca çakan mavi şimşekler, hayalinde, geçmişte yer etmiş bu resim Çankaya’daki kabul salonunda, camın önünde biraz kederli, daha çok kırgın mırıldanıyor: Böyle mi konuşmuştuk Rauf?”(5)

Yukarıdaki örnekler, Kurtuluş Savaşının yalnızca bir askeri çarpışma olmadığını, Büyük Saldırı öncesinde dışarıdan ve İstanbul’dan sürdürülen sıkıştırmalar dışında Mustafa Kemal Paşa’nın birlikte yola çıktığı kimi arkadaşları ile de nasıl bir savaşım içerisinde olduğunu göstermektedir. Harbiye’deki Taktik derslerinde, Başkomutan Meydan Savaşı’nın, tasarımı ve gerçekleştirilmesi olarak Dünya Savaş Tarihinin en önemli meydan savaşı olduğu saptanırdı. Dünyanın birçok ülkesindeki askeri okullarında bugün bile başarılı savaşa örnek olarak incelenmektedir. İlber Ortaylı, “Büyük Taarruz başlamadan evvel kurmaylar planlamayı yaparken, Gazi Mustafa Kemal’in planına hemen herkesin itiraz ettiği, ‘ Bu çok iddialı, bunu gerçekleştiremeyiz’ dediği, Gazi’nin ise ‘ Ya bunu gerçekleştiririz ya da gerçekleştiremezsek zaten bittik’ dediği malumdur.”(6) saptamasında bulunuyor ki doğrudur. Atatürk’ün “hocam” dediği 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa bile tasarıma karşı çıkmıştı. “Saldırıda başarı umudu görmeyen yalnız 2. Ordu Komutanı General Yakup Şevki değildi. General İsmet de içinde olduğu halde, 1. Ordu Komutanı General Nurettin(İbrahim)den başkaları da bu düşüncedeydiler.”(7)

Başkomutan Meydan Savaşı, Türklerin Savaş Tarihlerinde Hunlar’dan başlayarak uyguladıkları “Kurt Kapanı” stratejisinin uygulamasıdır. Yunan Ordusu Sakarya çizgisine kadar yıpratılarak çekilmiş, gereksinimlerinden önemli ölçüde yoksun kalmış, savaş süreci uzadıkça askerlerinin tinsel gücü azalmıştır. Gazi Mustafa Kemal Paşa savaşın yerini Afyon/ Dumlupınar olarak saptamış ve tasarladığı gibi gerçekleştirmiştir. Asıl saldırısını 1. Ordu cephesine yapmak zorunda bırakılan Yunan kuvvetleri, Başkomutanları Hacıanesti’nin, Uşak’taki yedek kuvvetlerini erken cepheye sürmesiyle, 2. Ordu’nun kuşatma ve yok etme hareketine engel olamamıştır. Gazi Mustafa Kemal, 24 ağustos 1924 günü Dumlupınar Anıtı’nda verdiği söylevde: “ Afyon-Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun son evresi olan 30 Ağustos Savaşı Türk tarihinin en önemli bir noktasını oluşturur.”(8)Demiştir. Falih Rıfkı Atay bu büyük utkuyu şu sözlerle özetlemiş: “Ben ömrümde, hiçbir edebiyat eserinde, ordulara ilk hedeflerinin Akdeniz olduğunu bildiren gündelik emri okurken duyduğum zevki duymadım, bu,

bütün heyecanların üstünde bir heyecan veren, bütün şiirlerin üstünde bir şiirdi. Ne olmuştuk biliyor musunuz? Kurtulmuştuk.”(9)

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 1 Eylül 1922 tarihinde yayınladığı “BÜYÜK ASİL TÜRK MİLLETİ” başlıklı bildirisi, “Batı Cephesinde 26 Ağustos 1922’den beri başlayan saldırış harekâtımız Afyonkarahisar, Altıntaş, Dumlupınar arasında büyük bir meydan savaşması halinde beş gün ve beş gece sürdü.” Sözleriyle başlayarak, “ Ulusumuzun geleceği güven altındadır ve vadedilen utkuyu ordularımızın elde etmesi kesindir.” Sözleriyle sona ermiştir.

Türk’ün dört büyük bayramından birisi olan 30 AĞUSTOS UTKU BAYRAMI Türklüğü ile kıvanç duyan herkese kutlu olsun.

(1) Gâzi Paşa, Attilâ İlhan, Türkiye İş bankası Kültür Yay., İst. 2018, Sf. 285-286

(2) A.g.e., Sf. 277- 280

(3) A.g.e., Sf. 281

(4) A.g.e., Sf. 283-284

(5) A.g.e., Sf. 286

(6) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, İlber Ortaylı, Kronik Yay., İst., 2018, Sf. 226

(7) KOMUTAN ATATÜRK, Celal Erikan, Türkiye İş Bankası Kültür Yay., Ank., 2006, Sf. 676

(8) A.g.e. Sf.698

(9) MUSTAFA KEMAL’İN MÜTAREKE DEFTERİ, Falih Rıfkı Atay, Kültür Bakanlığı Yay., Ank. 1981, Sf.31

 

Açıklama: 30 Ağustos’ta yayınlamayı düşündüğüm bu yazıyı bir etkinlik için Ankara ve Eskişehir’de bulunacağım için zorunlu olarak önceden yayınladım. ATA DERNEĞİ olarak Eskişehir örgütümüzün önerisi üzerine Genel Merkez, Ankara ve Eskişehir örgütlerimizden katılacak yöneticilerle 26-30 Ağustos tarihlerinde Başkomutan Meydan Savaşı’nın geçekleştiği kutlu topraklarda “KURTULUŞ YÜRÜYÜŞÜ” adı altında bir etkinlik yapılacaktır. Tasarımız gerçekleşirse önümüzdeki yıllarda “KURTULUŞ YÜRÜYÜŞÜ” Türk Dünyası’nı kapsayacak biçimde sürdürülecek

TÜRKLÜK NAMUSUMUZDURGARA VE LAİKLİKYENİ YÜZYILIN YENİLİKLERİ101'İNCİ YILTÜRK'ÜN TÖRESİCUMHURİYET AMA HANGİSİ?YAĞIMETRİSTEPE’DEN KOCATEPE’YE-2METRİSTEPE’DEN KOCATEPE’YEUTKUYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
BİR ÖLÜMÜN ARDINDAN
Osman KARA
M. Halistin KUKUL
TÜRKİSTAN’DA ZAMAN
M Halistin KUKUL
Mustafa GENÇ
YENİ BİR LAİKLİK YOKSA YENİ BİR DİN Mİ?
Mustafa GENÇ
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
ŞİİR VE ŞÂİR(1)
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Atilla ÇİLİNGİR
TARİHİMİZE NOT DÜŞEN GERÇEKLER… (Zaman Asla Kaybolmaz)
Atilla ÇİLİNGİR
Mustafa ÖZDEMİR
SEMERKANT
Mustafa ÖZDEMİR
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU