YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI

EN GÜVENİLİR, EN İYİ DOST KİTAPTIR

          Rahmetli Prof. Dr. Mehmet Kaplan hocamız (1915-1986), daha ziyade “kitap” ve “okuma” üzerine kaleme aldığı denemeleri bir araya getiren Edebiyatımızın İçinden adlı kitabının önsözünde şunları söyler:   

         “Binlerce yılın hayat tecrübesi, düşüncesi, hayali, felsefesi, yalanı ve gerçeği bugüne kitap denilen kâğıt ve basılı harflerden ibaret o masal gemisi ile gelir. O masal gemisi istersek bizi nerelere götürmez, kimlerle tanıştırmaz! Kitap bizi eski evliyalar gibi “tayy-ı mekân” ve “tayy-ı zaman” ettirir (mekânın ve zamanın ötesine götürür, çağ atlatır. M.Ö)   

        “Pek çok şeyi kitaplardan öğrendim” dersem az şey söylemiş olurum. Bedbaht olduğum zamanlarda kitap beni mesut etti dersem, kitap okuyan herkesin bildiği bir hakikati tekrarlamış sayılırım, ama bazı hakikatleri tekrarlamakta fayda vardır. Kitap denilen varlığın gerçekten büyülü bir saadet kutusu olduğuna herkesi inandırabilseydik, dünyanın yüzü ve insanların hayatı değişirdi.”                                                    

          Kitabın ve okuyup öğrenmenin insan hayatındaki önemini ve değerini çok açık ve net bir şekilde dile getiren merhum hocamızın bu güzel sözlerine, şunları da ekleyebiliriz: “Kütüphanede geçirmek için vakit ayırmayanlara acımak lâzımdır. (T.S.Eliot). “İçinde kitap olmayan bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.” (Çiçero). Kitapsız yaşamak kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır.” (Montaigne). “Ben Cenneti hep bir kütüphane olarak düşlemişimdir. (Borges). “Okuyamamak tek kapısı olan ve içinde hiçbir şey bulunmayan bir dünya gibidir. Okuryazarlık sayesinde bu karanlık dünyadan kurtuldum. Okuryazarlık sayesinde artık bin kapım var.(Memphis). “Pırlantadan alınmayan vergi, kitaptan alınıyordu. Çünkü pırlanta alandan değil, kitap alandan korkuyorlardı.”(Emile Zola). “Dünyada hiçbir dost, insana kitaptan daha yakın değildir. Dünyamızı nasıl insansız düşünemezsek,   insanı da kitapsız düşünemeyiz.” (S. Kemal Yetkin).                                                             **  

         Kitabın ve okuyup öğrenmenin tarihi çok eskilere dayanır. Gelmiş geçmiş bütün medeniyetlerin temelinde zengin bir kitap ve okuma kültürü vardır. Dolayısıyla yukarıdaki sözlere, kitap ve okuyup öğrenme üzerine söylenmiş böyle daha binlercesini eklemek mümkündür. Ama ne var ki günümüzde pek çok insan bu gerçeğin farkında değildir. Onlar nedense “o masal gemisi” ne binmeyi sevmedikleri gibi, kütüphanede geçirmek için vakit de ayıramıyorlar. Dolayısıyla “ruhsuz bir beden” olarak yaşamaktan da pek rahatsız olmuyorlar.

         Bu husus bizde maalesef çok daha ileri ve çok daha yaygın bir alışkanlık hâlindedir. Genel olarak kitabı ve okumayı pek sevmeyen bir toplumuz biz. Sıradan okur-yazar olanlarımızı bir yana bırakın, kitap okumamak, yeni şeyler öğrenmekten uzak durmak, maalesef günümüzde kendisini aydın kabul eden çoğu insanımızın bile başlıca çıkmazlarından biri olarak görünüyor. Okumak ve yeni bilgiler edinmek ihtiyacını pek duymuyorlar. Güncel haberlerle, medya ve magazin kültürü ile yaşamak onlara fazlasıyla yetiyor. Bir kısmı da maalesef boş zamanlarını bir lokal, kulüp, dernek ya da bir kahve köşesinde geçirmekten zevk alıyor. Kitap okumaya vakitleri olmadığını, fakat kitap okumadan da işleri idare edebildiklerini söyleyen bu çeşit kimseler için aydın olmanın ölçüsü, bir makam, rütbe veya unvan sahibi olmaktan ibarettir. Nasıl beceriyorlarsa, kimileri bunları elde etmenin bir yolunu da kolayca buluveriyorlar. Servet-i Fünûn dönemi şairlerinden Cenap Şahabettin’in dediği gibi, “yüksek tepelerde hem yılana, hep kuşa rastlamak mümkündür. Ama biri sürünerek, diğeri uçarak çıkmıştır.” Bu sözle Cenap, hak etmediği bir şeyi zahmet çekmeden elde eden, sözüm ona, o “becerikli “ kimselere atıfta bulunurken, bir yandan da bizim toplum olarak eskiden beri işi ehline veremediğimize, bilgili, kültürlü ve liyakat sahibi kimseleri iyi değerlendiremediğimize de vurgu yapmaktadır. Yetki ve güç sahibi birileri vasıtasıyla bir yerlere gelinebilir. Bunun örnekleri de çoktur. Ama insanı gerçek anlamda insan ve aydın (yani münevver) yapan makamlar, rütbeler, unvanlar değil; bilgi, kültür, liyakat, ahlâk, dürüstlük, işinin ehli, olgun ve yapıcı vb. değerlere sahip olmaktır. Bunlara sahip olmanın yolu da lokal, kulüp, dernek ve kahve köşelerinden değil, kaliteli bir eğitimle birlikte kitaplardan ve kütüphanelerden geçer. Marifet birileri tarafından bir yerlere uçurulmak değil, oralara hak ederek gelmektir. Her şeyin bir bedeli vardır ve o bedel mutlaka ödenmelidir. İyi bir insan ve donanımlı bir aydın olmanın ölçüsü ve gereği de budur.

         Yunus Emre, “Okumak kendin bilmektir” diyor. Kendimizi ve çevremizi ancak okuyup öğrenerek tanıyabiliriz. Okuyup öğrenmeyen insan, “eşref-i mahlûkât” (yaratılmışların en şereflisi) ve “zübde-i âlem” (kâinatın efendisi, özü) olduğunu idrak edemez. Eskiler aşkın ilmin yarısı olduğuna inanır, diğer yarısının da okumak olduğunu kabul ederlermiş. Büyük kültür ve medeniyetleri ancak böyle bir idrakten yola çıkan toplumlar yaratabilirler. Biz maalesef o aşka yabancı olan ve okuyup öğrenmeyi sevmeyen nesiller yetiştirdik, yetiştirmeye de davam ediyoruz. Öte yandan, önemli olan okur-yazar insan sayısının az veya çok olması da değil, kitabı ve okumayı seven, araştıran, düşünen ve yeni bilgiler üretip topluma sunan insan sayısıdır. Dünyaca ünlü bilim tarihçimiz merhum Fuat Sezgin (1924-2018)’in dediği gibi “okuyan, yazan ve düşünen bir millet” olmak zorundayız. Cehaleti yenmek, hızla değişen ve gelişen dünya şartlarına ayak uydurabilmek için başka çıkar yolumuz yoktur. Eğer bir toplumda, okuyanların sayısı artar, okuyup öğrenme, yararlı ve yeni bilgiler üretme gelenek hâline gelirse, o toplumda gelişme de olur, huzur, güven ve adâlet de olur. O itibarla, çocuklara ve gençlere her yaş ve kademede vereceğimiz eğitimin birinci amacı, onları okumayı, araştırmayı ve düşünmeyi seven kitap dostu insanlar olarak yetiştirmek olmalıdır.

SANAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELERYAHYA KEMÂL VE TÜRKÇEATATÜRK VE TÜRKÇEDİN VE TOPLUM İLİŞKİSİ ÜSTÜNEÖNCE ŞİİR VARDIİNSAN GÖNLÜNDEN İBARETTİRKÜLTÜR, DİL VE EĞİTİM-ÖĞRETİMDİL, DİLLER VE DİLİMİZ      OKUMAK VE YAZMAK ÜSTÜNESEVGİ, HOŞGÖRÜ VE DOSTLUK Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
“O” OLMASAYDI?
Osman KARA
M. Halistin KUKUL
GİRDAP/ASKERÎ OKULLARDA KATLİAM
M Halistin KUKUL
Mustafa GENÇ
İKTİDAR- MUHALEFET DİYALOĞU
Mustafa GENÇ
Atilla ÇİLİNGİR
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ
Atilla ÇİLİNGİR
Mustafa ÖZDEMİR
SEMERKANT
Mustafa ÖZDEMİR
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
SANAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU