YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

M. Halistin KUKUL

TÜRK BİRLİĞİ

     Bu; aslında, çok basit, çok sâde, çok tabiî bir düşüncedir.

     Meşrû bir hak; haklı bir  hedef,  mukaddes bir ülkü, ihtişâmlı bir dâvâ ve aşk yüklü bir hayâl’dir...

    Bütün yükselişler ve şahlanışlar gibi, bütün çöküşler ve çürüyüşler de içten’dir.

    Bir defa, bunlar tespit edilmeli ve bilinmelidir!..

     Önce...

     Târih: tarafsız bir şekilde tahlile tâbi tutulmalıdır. Her cephesiyle ve her anı ile, masaya yatırılmalıdır!..

      Türk Birliği’nin temeli, zâten, târihin hâfızasında mevcuttur. Buna; coğrafya da, edebiyat da, millî kültür seyri de, medeniyet hamleleri de, her sahadaki ilim de şâhittir. Esas olan, onu, harekete geçirecek bir gönül ve beyin mutabakatına ve hamlesine ihtiyaç vardır.

     Türk Milleti’nin, geçen zaman içinde/târih boyunca kurduğu pek çok beylik, atabeylik, devlet, cihân devleti vardı. İmparatorluk demiyorum, zîrâ, o, başka bir şeydir. Çünkü; bizim idârecilerimiz ‘imparator’ değildi(r)ler ki, imparatorluk olsun. Bizim ecdâdımız emperyalist değildi ki, başımızdakiler imparator olsun!..

     Şu var ki, başlangıçta değil, belli bir zaman sonra, devlet veya beylik adları sülâle adıyla anılmıştır: Selçuklular, Karamanoğlulları, Danişmentliler, Saltuklular, Timurlular, Dulkadiroğulları, Osmanoğulları gibi...Kaldı ki, “Osmanlı İmparatorluğu” denilen devletin adı, “Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye” veya “Devlet-i Âl-i Osmân”dır.

     Arzu edilirdi ki, Türk adı olsalardı!..Olmadı!..Fakat, “imparatorluk” başka bir şeydir!..

     Oğuz Han’ın kurduğu ilk büyük Türk Birliği’nden hareketle; bütün birlik, çatışma ve ayrışma  safhaları ilmî usûllerle tespit edilip, birer ‘tecrübe haritası’ olarak, siyâsetin önüne konulmalıdır.

     Konulmamış mıdır?

     Demek ki, yeterli olmamıştır, bu, bilinmelidir!..

    Türk’e mensup ve Türk adlı devletlerin varlığının önemine dikkat çekilmeli, mevcut Türk devletleri de , mutlaka, başlarına ‘Türk ‘kelimesi getirilerek ifade edilmelidir: Azerî, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Uygur, Kıpçak, Gagauz...yerine, Azerî Türkü, Kazak Türkü, Kırgız Türkü, Özbek Türkü, Tatar Türkü, Uygur Türkü, Kıpçak Türkü, Gagauz Türkü...denilmelidir.

      Birlik hedefinde birinci unsur, elbette ki, coğrafya değildir. Zâten, herkesin bir coğrafyası mevcuttur ve bu coğrafyalar, herbir Türk ferdi için ‘müşterek vatan’ mânasını taşır/taşımalıdır.

      Esas olan; müşterek dil, târih ve kültür birliğidir.

      Bunların yanıbaşında; iktisâdî ve askerî yakınlaşmalar ve yardımlaşmalar da ileri safhalarda düşünülmelidir. Hiçbir Türk Devleti veya Türk topluluğu, birbirine üstünlük taslamamalıdır. Herkes, aynı millî şuûr içersinde birbirini kucaklamalıdır.

     Küçük-büyük, irili ufaklı bütün emperyal güçlere karşı uyanık olunmalıdır. Bir Türk devletinin veya topluluğunun hususî/kendine mahsus menfaati, bir başka Türk devleti veya topluluğunun önüne geçmemeli; hiçbir yabancının sözüne inanmamalı, gafil olmamalı ve böylece, emperyal güçlere karşı birlik şuûru dinamıik tutulmalıdır.

      Bir misâl olarak son cümleyi biraz açalım: Bugün, dünyâ, yaraltı ve yerüstü kaynakları birkaç büyük sömürgeci devlet tarafından talan edilmeye çalışılmaktadır. Bunun yanında,  bu sömürgeci ve acımasız devletler, dîğer milletleri, kültürel ve ahlâkî bakımdan da kendilerine çekmek bir yana, onlarn beyinlerini uyuşturucu her türlü fesat oyunlarını uygulamaktadırlar.

     ABD, Çin ve Rusya başta olmak üzere; Avrupa’nın bu irili ufaklı devletleri/devletçikleri de bu işin birinci derecede içindedirler.

         1992-1995 yılları arasında Yugoslavya’da yaşanan hâdiseler ve bilâhare de 1995’teki  Srebsenika Boşnak soykırımı bunun son dönemdeki en bâriz örneğidir. Hollandalı Barış Gücü mensuplarının mâsûm Boşnak sivilleri Sırplara teslim etmesi, düşman güçlerin/sömürgeci zihinlerin/kaatil ruhluların küçük veya büyük olmaları asla ihmâl edilemeli, gözden uzak tutumamalıdır.

       Mâsûm Boşnaklara, hiçbir süper-sömürgeci güç sâhip çıkmadğı gibi, bu güçlere piyon veya uşak olan ‘sinsi çakal güçler’in de zaman kollandığını unutmamak gerekir. Teknolojileri ileri olanlar için sık sık söylenen ‘medenî” kelimesi bizi rehavete kaptırmamalı, uyutmamalı, aldatmamalıdır.

       Yegâne hedefin, yüksek ilim seviyesini yakalamak olduğu şuûrunda olarak, adâletli Devlet sistemine kavuşarak, iç kısır, basit ve ayrıcı çekişmelerin uzağında bulunmalıyız.

      Birlik; ancak, ‘dost unsurlar’la olur. Bundan sonra ise, ‘muarız unsurları’ tespit gelir. Bilâhare; muarız unsurlarla mücâdele esasları düşünülür ve ‘birlik ülküsü’nün maksat ve hedefleri belirlenir.

     Prof. Dr. Hanım Halilova, 05 Nisan 2014 târihinde, Samsun Türk Ocağı  Konferans Salonu’nda yaptığı “Alparslan Türkeş ve Türk Dünyâsı” konulu konuşmada, bu hususta örnek olacak bir beyanda bulunmuştu. Dış imperyalist güçlerin sinsi p(u)ropagandalarının ifşâsı olarak, not aldığım o cümleler şöyledir:

     “Ruslar, bize, Nazım Hikmet’i, Türk diye tanıtıp, bize onu gösteriyorlardı. Türkeş’in resimleri de gazetelerde boy boy basılıp, altına “faşist” diye yazıyorlardı. Biz, bundan anlıyorduk ki, Ruslar ne söylerse, onun tersi doğrudur.”

      Türk Birliği tâbiri, zaman zaman ortaya atılır.  Ne yazık ki; her Türk Devleti’ndeki veya topluluğundaki iç çekişmeler yüzünden  akîm kalır  veya gereken şekilde konuşulup, görüşülüp, istişâre edilip kalıcı ve güçlü kararlara varılamaz.

     Meselâ; bunlardan, Gaspıralı İsmail Bey (21 Mart 1851-Eylül 1914)’in, “Dilde birlik, fikirde birlik, iş’de birlik” düşüncesi, ‘bir öz olarak’ mes’elenin ortaya konmasıdır.

     Dün olduğu gibi, bugün de, Türk Dünyâsı, nüfus, kültür ve coğrafya olarak, dünyanın en hâkim güçlerinin başta /önde gelenlerindendir.

       Bu sebepledir ki, emperyalist güçlerin iktisâdî, kültürel ve teknolojik baskılarına karşı âcilen daha kavi bir şekilde irtibattta bulunmak zarûrîdir. Şüphesiz ki; Türk Dünyâsı Dil Kurultayı, Türk Dünyâsı Bilim ve Teknoloji Kurultayı ve Türk Dünyası İktisat Kongresi düşünce ve faaliyetleri ile, “Alfabe Birliği” çok mühim ve hepsi birinci derecede  öncelikli ve önemli hususlardır.

     Peki; en azından, 1992 sonrası îtibâriyle geçen otuz senelik zamanda, niçin arzu edilen  mesâfe alınamamıştır? Bunun, her Türk cemiyeti/devleti/topluluğu nezdinde muhasebesi yapılmış mıdır?

       Niçin, hâlâ, Devletler seviyesinde ‘alfabe mes’elesi’ hâlledilemedi? Niçin, Türk Dünyası Türkçesi hedefimizde bir gelişme olmadı?  Niçin, cihânşümûl mânada, “Türk Dünyası İlim, Fikir ve San’at Ödülleri” ni uygulamaya koyamadık?

       Niçin, Türk Dünyası’nın mensupları olarak, tasada ve sevinçte, birlik ruhunu canlı tutamadık? Doğu Türkistan’daki zulümden, Kerkük’e, Batı T(ı)rakya’ya, Kırım’a, Kıbrıs’a kadar aynı azim ve kararlılıkla, birlik şuûrunda birleşemedik?

     Türk Birliği’nin güçlü olması, dünyâda adâleti sağlayıcı esas kuvvet olacaktır.

      Böylece; Arakan’dan, Afganistan’dan Somali’ye, Doğu Türkistan’dan Bosna’ya, Amerikalı zenciden, Sibirya’daki unutulmuşa kadar, her insan,  adâletin sıcaklığını yaşayacaktır.

     Bilinmelidir ki; Necip Fâzıl’ın dediği gibi: “Türk’te bozulan ancak Türk’te düzelebilir. Türk’te düzelince de her yerde düzelir ve her yeri düzeltir”.

TÜRKİSTAN’DA ZAMANHER ŞEY SEVMEKLE BAŞLARGİRDAP/ASKERÎ OKULLARDA KATLİAMGENÇLİĞİM EYVAHDİLİMİZDEKİ DİKENLER (Uydurma ve Yabancı Kelimeler)“GİRİT’İ KAYBETMENİN BİTMEYEN ACISI”KÜLTÜR DEĞİŞMESİ DEDİKLERİ...EY SİS DAĞI, SİS DAĞITÜRK ORDUSUNA BALYOZYANAN CAN...CANÇEKİŞEN TOPRAKTIRYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
BİR ÖLÜMÜN ARDINDAN
Osman KARA
M. Halistin KUKUL
TÜRKİSTAN’DA ZAMAN
M Halistin KUKUL
Mustafa GENÇ
YENİ BİR LAİKLİK YOKSA YENİ BİR DİN Mİ?
Mustafa GENÇ
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
ŞİİR VE ŞÂİR(1)
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Atilla ÇİLİNGİR
TARİHİMİZE NOT DÜŞEN GERÇEKLER… (Zaman Asla Kaybolmaz)
Atilla ÇİLİNGİR
Mustafa ÖZDEMİR
SEMERKANT
Mustafa ÖZDEMİR
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU