YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Atilla ÇİLİNGİR

TARİHİMİZE NOT DÜŞEN GERÇEKLER… (Zaman Asla Kaybolmaz)

    Hayat, biz insanlara Allah’ın armağan etmiş olduğu büyük bir değerdir. Hiç düşündünüz mü?

    Bu değerli süreci yaşarken biz hayata ne verdik? Hayat bize ne verdi? Ama bundan da önemlisi doğup büyüdüğümüz, hayatımızı geçirdiğimiz vatan topraklarımıza, canım ülkemize biz neler verdik?

     Bu güzel vatan toprakları bize ne verdi?

     Hiç şüphesiz her insanın bir cinsi, bir kimliği vardır. Yüce Allah’ın verdiği can, daha ilk günden bir cinse bürünmüştür; kimimiz ilk nefesi erkek, kimimiz dişi olarak alırız ana rahminde. Bu yalan dünyaya atılan ilk adım sonrasında bir kimliğimiz oluşur anadan, babadan kaynaklanan…

      Ancak vatanı olmayan insanların kimliği neye yarar?

      Hele, hele kimliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin adı, Al Bayrağımızın Ay ile Yıldızı var ise; böylesine bir gurur dünyanın hangi devletinin, hangi milletinin tarihinde, kimliğinde yazar?

        Tarih; yaşanmış olayları, hafızalara kazılı gerçekleri unutturarak, kendilerine göre yeniden tarih yazanları asla affetmemiştir..!

        Ülkemizin gerçeklerini anlatan tarih sayfaları; özellikle son dönemde yaşananları, kendilerinin tarihi yeni baştan yazdıklarını sananları da sorgulayacak, kararını yaşanan gerçeklere göre verecektir.

      İşte tam bu noktada; tarihi gerçekleri yok sayarak, tarihi yeni baştan, kendi gerçeklerine göre yazdıklarını sananlar, günü geldiğinde başlarını, tarihin gerçek sayfalarına çarpacaklardır.

       Bugüne kadar yayınlanmış kitaplarımda, yazılarımda yaşanmış tüm gerçekleri; sadece kimliğime değil, yüreğime de kazıdığım, Türk Milletinin bir ferdi olmanın gurur ve onurunu duyan, 1974 yılında vatan ve vazife uğruna Kıbrıs adasında savaşan bir ‘Kıbrıs Gazisi’, ülkemizin aydınlık yarınlarına sevdalı bir yurtsever olarak analiz ettim, tarafsız bir şekilde kaleme aldım.

       Doğduğumuz, yaşam umutlarını yeşerttiğimiz bu güzel vatan topraklarına, bu güne değin şahsımız ve ülkemiz adına ne ektiysek onu biçtik!

       Hürriyetimiz, bağımsızlığımız uğruna hep birlikte omuz omuza savaştık. Kanımız, kanımıza değdi. Birbirimizin kucağında nefes alıp, nefes verdik.

       Günü geldi; vatana ve millete hayırlı evlatlar yetiştirmenin gururu ile sevinç yaşları döktük.

      Günü geldi; ellerine kına yaktığımız evlatlarımızı vatanımızın dirliği, milletimizin birlik ve beraberliği uğruna feda ettik:

      ‘’Vatan Sağ Olsun’’ dedik…

        Anaların, babaların acı dolu feryatlarına; gözyaşlarımızla eşlik ettik, yüreklerimiz dağlandı.

        Günü geldi; ülkemizin uluslararası toplumda kazandığı her başarı göğsümüzü kabarttı. Milletçe sevinç gözyaşları döktük; kazanılan her başarıda, göndere çekilen ‘Ay Yıldızlı Al Bayrağımızı’, hançeremiz yırtılırcasına söylediğimiz istiklal marşımızla selamladık.

        Günü geldi bu ülkenin kimliğini taşıdığı halde, onur ve gurur timsali bayrağımızı, gönderinden indirmeye cüret eden, yırtan, yakan; ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hakaret edip, heykellerine saldıran aymazlara, utanmazlara da rastladık…

        Ardımızda kalan yılların başarısına da, acılarına da hep gözyaşlarımız eşlik etti. Çünkü Türk milletinin asırlardan bu yana süregelen en önemli niteliği; acıyı da, sevinci de hep birlikte yaşaması; kimi zaman gönül coşkusuna, kimi zamansa acılar yumağına hep birlikte gözyaşlarını katmasıydı…

       Aslında yaşadığımız vatan topraklarımızın hamuru; bu birlikteliğimizin, duygu yoğunluklarımızın, milli ve ulvi değerlerimize olan düşkünlüğümüzün, asırların ötesinden gelen geleneklerimizin, göreneklerimizin ortak çanağında yoğrulmamış mıydı?

       Biz buyduk işte! Tarih sayfaları bizi hep böyle tanıdı. Çünkü bizler sevinçlerimizi de, acılarımızı da gözyaşlarımızla kutsayan bir milletiz.

       Ama milenyumlu yılların bu ilk çeyreğinde kimi zaman güldük ama çoğu kez ağladık! Vatan bellediğimiz toprak ananın bağrını en çok da bu dönemde yaşadığımız sıkıntılar, olaylar sonrasında yüreklerimizi sızlatan duyguların gözyaşlarıyla suladık…

       Adeta yurdumuzda ‘kırılmadık’ hiç bir şey kalmadı!

       Kimi kez doğal güzellikleri, doğaya renk veren çiçekleri, ağaçları, doğa canlılarını kırdık, parçaladık!

      Kimi kez iyi niyetli yürekleri yaraladık!

      Kimi kez güzelliklerle dolu kalplere rüzgâr ektik, fırtına biçtik!

      Kimi kez dağlanan ana, baba eş, evlat yüreklerinin onarılmaz acılarını görmezden geldik!

 Feryatlar duyduk, yurdumuzun her yanından, adeta umursamadık…

     O nedenle:

    ‘Asla kaybolmayan zamanın’ hafızasına not düşmek adına, tarafsız bir gözlemle kaleme almış olduğum bu yazımda anlatmış olduğum her ne varsa; gönül gözümden gelen yaşlarla sulanmıştır…

      2000’li yılların bu ilk çeyreğinde yaşanmış, yaşatılmış, yaşadığımız onca olaya rağmen; şanlı tarihimize not düşen öyle bir gerçek vardır ki, o da şudur:

        Şehitlerimizden Yüce Türk Milletine emanet olan, bir ve beraber yaşamanın gururunu taşıdığımız bu Gazi Topraklar ve Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti sonsuza kadar payidar kalacaktır.

       Tarih sayfalarına kan ve can bedeli ödenerek kazınan bu gerçek ne bugün, ne de gelecekte; hiçbir neden uğruna değişmeyecek, değiştirilemeyecektir.

        Ulus-Devlet kimliğini sonsuza kadar muhafaza edecek olan Türk Milleti dili, dini, kültürü, tarihi ve saygın kimliği ile aydınlık yarınlara el, ele güçlü bir biçimde yürümeye devam edecektir.

ZAMAN ASLA UNUTMAZ…KIBRIS’TA UNUTULAN KAHRAMANLAR…SMA’LI ÇOCUKLARIMIZ…ÖZGÜRLÜK NE DEMEKTİR?20 TEMMUZ 1974 KIBRIS DESTANI…KIBRIS’TA KKTC’NİN VARLIĞI GÖZ ARDI EDİLEMEZKIBRIS…MAZİDE KALAN TÜRKİYE...GERÇEKLER VİCDANLARDA KARŞILIĞINI BULAMAMIŞSA EĞER!‘’19 MAYIS 1919’’ BAĞIMSIZLIĞIMIZA ATILAN İLK ADIMYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
BİR GELİŞ İKİ GİDİŞ
Osman KARA
Atilla ÇİLİNGİR
ZAMAN ASLA UNUTMAZ…
Atilla ÇİLİNGİR
M. Halistin KUKUL
“ORTAÇAĞ KARANLIĞI”
M Halistin KUKUL
Mustafa GENÇ
AK PARTİ’DE BEYİN ÖLÜMÜ MÜ YOKSA ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ Mİ?
Mustafa GENÇ
Prof. Dr. Mustafa ÖZDEMİR
İLK ADIM İSKELESİ
Prof Dr Mustafa ÖZDEMİR
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
KİTAP VE OKUMAK ÜSTÜNE (1)
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU