YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY

BİREYSEL BAŞVURU HAKKI ÇERÇEVESİNDE YARGI REFORMU İHTİYACI

Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay, Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Barolar Birliği ve Türkiye Adalet Akademisi tarafından desteklenen “Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Sisteminin Desteklenmesi Ortak Proje” isimli toplantıya davet üzerine İstanbul’da katıldık. Toplantı oldukça üst seviyede ve yabancı katılımcıların da desteği ile gerçekleşti. Toplantıya Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Genel Müdürü Christos GIAKOUMOPOULOS, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı, Büyükelçi Christian BERGER, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkan Vekili Robert SPANO, Venedik Komisyonu Başkanı Gianni BUQUICCHIO ile Anayasa Mahkemesi Başkanımız Zühtü ASLAN ve başkan vekilleri, üyeler, raportörler ve yukarıda bahsedilen kurumlarımızın üyeleri, uygulayıcı hâkimlerimiz, savcılarımız katıldılar.

Yapılan değerlendirmelerde bireysel başvuru hakkının bütün yönleriyle ele alınmasının yanında, bu hakkın vatandaşlara Türkiye’deki yargı yollarının tüketilmesinden sonra yeni bir yargı yolu olarak hizmet vermesi, ilk derece ve son derece yargı makamlarının verdiği kararlar ile tatmin olmayanların bir de bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurması yolunu sıklıkla kullanmaya başladıkları görülmektedir.

Bireysel başvuru sisteminin Türkiye’de uygulanmaya başlanmasından itibaren yedi (7) yıl geçmiştir. Bu yolun açılmasının amaçlarından birisi de insanlarımızın hak arama yolları çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurularını önlemek idi. Henüz bireysel Başvuru hakkı uygulanmaya başlamadan önce 2012 yılında AİHM’nin önünde 16.900 başvurunun olduğu AYM Başkanı sn. Zühtü ASLAN tarafından ifade edildi. Bireysel Başvuru başladıktan sonra ise bu başvuruların büyük ölçekte düştüğü belirtilmiştir. An itibariyle AİHM’ne başvuru sayısı 8.800 dür. Bunun yarısı da 15 Temmuz 2016 tarihinden sonraki başvurulardır. Böylelikle Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun kabulü sonucunda AİHM’ne yapılan başvuru sayısının azalması kanun koyucunun amacını da bir yere kadar gerçekleştirmiş sayılabilir.

Ancak bir başka konu Anayasa Mahkemesine yapılan başvurular, şu an için derdest dosya sayısı olarak 47.000 (kırk yedi bin) dir. AİHM’ne üye 47 ülkeden yapılan toplam başvuru sayısı 62.000 iken Türkiye’deki 47 bin başvurunun Anayasa Mahkemesinin yükünü oldukça önemli ölçekte artırdığı ifade edilmiştir. Doğrudur.

Buraya kadar her şey fiziki realite olarak tespit edilmiştir. Ancak işin bir de sosyal ve adaletin gerçekleşmesine ilişkin yönü vardır.

Kapanış konuşmasında Türkiye’de yargıya olan güvenin yüzde otuzlara kadar düştüğü ifade edilmiştir. Ayrıca yazılı ve görsel basında da anket şirketlerinin bu duruma ilişkin anket açıklamaları yayınlanmaktadır.

Bireysel başvuru hakkının tüm yargı yolları tüketilmesinden sonra, hala insanlar için “gerçekleşmediğini düşündükleri adaleti gerçekleştirmenin bir yolu olarak” düşünülmesi, bu amaçla binlerce başvurunun yapılması çok önemlidir.

Son zamanlarda yargı reformu olarak hazırlanan çalışmaların toplumun bu sosyal ve hukuki ihtiyacını da giderecek şekilde planlanması gerekmektedir.

Toplantıların sonunda Anayasa Mahkemesi Başkanına da ifade ettiğimiz gibi, bireysel başvuru yoluyla binlerce başvurunun Anayasa Mahkemesine yapılması ve vatandaşlarca oradan adaletin gerçekleşmesinin beklenmesi, Anayasa Mahkemesinin hala vatandaşlar nezdinde önemli bir hak arama yeri olduğunu göstermektedir.

Anayasa Mahkemesi dışında yargı organlarına güvenin azaldığı bu zamanda yargı reformunun, adalete olan inancı layığı ile yerine getirecek bir biçimde bir an önce hazırlanması ve TBMM’nden geçmesi gerekmektedir.

BİREYSEL BAŞVURU HAKKI ÇERÇEVESİNDE YARGI REFORMU İHTİYACIDEMOKRASİDE ALTIN ÜÇGENHUKUK VE GERÇEKYazarın Tüm Yazıları