YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Yılmaz HOCAOĞLU

BEKA MESELEMİZ - 2

         “Ahdi hukukunu ve anayasal düzenini iç ve dış tehditlere karşı koruması suretiyle hayatiyetini devam ettirmesi olarak tanımlanır beka” diye bir tanımlamayı yakın zamanda paylaşmıştım bu köşeden ve yazının sonunda bir beka meselemiz yoksa da kaygısını taşıyıp ona göre tedbirlerimizi almak zorundayız demiştim.

         Türk ordusu; yaklaşık 6 gün önce ülkemizin yaşadığı iç ve dış tehditleri bertaraf etmek, emperyal güçlerin on binlerce tır dolusu silah ve mühimmat ile donattıkları çapulcu sürüsü üzerinden güneyimizde oluşturmak istedikleri terör koridorunu ortadan kaldırmak ve beka sorunumuza kökten bir çözüm oluşturmak için Suriye'nin kuzeyine operasyona başlattı.

         “Yüz yıldır savaşmayan bir milletin savaşı unutmuş olması lazım. Fakat Türkler; bırakın unutmayı, savaşı özlemişler.” Bu süreçte sosyal medyada dolaşan ve birçok ülke liderine veya basınına atfedilen bu söz operasyonun başarısında hiç de yabana atılmayacak bir beyan olarak görünüyor. Bir tek sivilin burnu kanamadan, 500'ün üzerinde terörist etkisiz hale getirilirken önemli bir bölge temizlenirken şehit düşen çok az sayıdaki askerimizin olması Türkiye'nin savunma sanayii, istihbarat, lojistik ve koordinasyon anlamında ne kadar başarılı bir süreci yaşadığının delilidir.

         Yine yakın zamanda bu köşede yayınlanan yazımda ”Demokrasi öz olarak, halkın temsilcileri vasıtasıyla dolaylı veya doğrudan yönetime katılması olarak tanımlanır. Gerçek demokrasi uygulamalarında emredici vekâlet geçerlidir. Yani egemenliğin gerçek sahibi olan halk sahip olduğu temsil yetkisini vekâleten seçtiği temsilcilere devreder.Bu devrediş sınırsız bir yetki devri değildir.Toplumsal mutabakat olarak nitelendirilen anayasa ve buna uygun olarak çıkarılan yasalar ile sınırlandırılan bir yetki devri söz konusudur. Yetkinin ihlal edilmesi durumunda verilen temsil yetkisi ya seçim yolu ile ya da yargı eliyle geri alınır.” demiştik. Türk Ordusu Suriye'de barış pınarı operasyonunu yürütürken ülkemizin dışından gelen karşı duruşu anlamak ve doğal karşılamak pek mümkün. Ancak ülke içinden ve hele hele KKTC Cumhurbaşkanından gelen açıklamaları ve karşı duruşları anlamak ve duyarsız kalmak mümkün değil.

            KKTC Cumhurbaşkanının beyanları ile ilgili diplomasinin gerekleri yerine getiriliyor ve gereği mutlaka bu yolla yapılacaktır. Sosyal medya üzerinden terör propagandası ve provokasyon yapanlara karşı emniyet ve adli makamlar gereğini anında yapıyor. Eyvallah. Uzun yıllara sari siyaset yapan bir kişi olarak TBMM çatısı altında terör propagandası yapan ve her haliyle devlete ve millete ihanet içinde olan ve bunu pervasızca yapan kişilere karşı yargının gereğini yapması neden bu kadar ağırdan yürüyor diye düşünmeden yapamıyorum.

            Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesi sözleşmeye taraf devletlere savaş durumunda veya ulusun varlığını tehdit eden genel tehlike halinde sözleşmede güvence altına alınan hakları askıya alabilme yetkisi vermiştir. Ancak bu madde askıya alma uygulamasını sınırlandırmıştır. Yaşam hakkı(md.2), işkence yasağı (md. 3), kölelik yasağı (md. 4/1) ve kanunilik ilkesi(md 7) nin hiçbir şekilde askıya alınması kabul edilmemiştir. Demokrasinin beşiği olarak kabul edilen Avrupa’nın insan hakları konusunda ortaya koyduğu ve bizim de taraf olduğumuz sözleşmede beka sorunu yaşayan devletlerin bir takım kısıtlamalar içinde bazı hakların kullanımını sınırlandırabileceğini kabul ve sözleşme maddesi haline getirmiştir.

         Türkiye bir çok ülke nüfusuna eş nicelikte ve donanım itibariyle bir çok ülkenin çok çok üstünde nitelikte silah ile donatılmış bir terör örgütüne karşı çok ciddi ve kapsamlı bir operasyon yürütmektedir. Avrupa insan hakları sözleşmesinin  müsaade ettiği ölçüde bu operasyonun yürütüldüğü dönemde ihanet içinde olanlara karşı gerekenin yargı eliyle yapılması hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve hem de bizim yasalarımıza göre yasaldır.

         -3713 sayılı Kanun'un 7. maddesi “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”

            -“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre; kullanılan yazı, sözler veya araçların; 1- Şiddet, bir araç olarak görülüyorsa; 2- Kişiler hedef gösterilip kanlı bir intikam isteniyorsa;3- Benimsenen düşünceler için şiddete başvurmanın meşru bir yol olduğu ileri sürülüyorsa; 4- İnsanda saldırgan duygular uyandıracak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun ortamı kışkırtıyorsa; İfade özgürlüğünün sınırlandırılması makul görülebilecektir.”

            -Anayasamızın 14. maddesi “Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

            Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

            Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.”

            -Anayasamızın 15. maddesi “Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

            Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.”

            Görüldüğü üzere hem bizim mevzuatımız ve hem de Uluslar arası sözleşmeler ve mahkeme içtihatları buna müsait olup cevaz vermektedir. Dolayısıyla askerimiz bekamız için şehit olurken devletin bu mücadelesinin karşısında duran, ihanet içinde olanlara karşı gereğinin yapılması hem toplumun ve hem de vicdanların beklentisidir.

            Allah askerimizi muhafaza ve muzaffer etsin. Kalın sağlıcakla...

BEKA MESELEMİZ - 2MUHALEFET DİYET ÖDÜYORAH ŞU İKBAL KAYGISIBORÇ EDEBİYATIGERMEYİN BENİMESELE AĞAÇ MESELESİ DEĞİLHUKUK EĞİTİMİ ÜZERİNEFETÖ HEP VARDIFETÖ'NÜN ETTİKLERİECZACILIK FAKÜLTESİ...Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Atilla ÇİLİNGİR
KKTC YAŞAYAN BİR GERÇEKTİR
Atilla ÇİLİNGİR
Osman KARA
AK PARTİ DOĞRUSUNU YAPTI
Osman KARA
Adem ERTÜRK
Adem'in Öteberileri 14 Kasım 2019
Adem ERTÜRK
M. Halistin KUKUL
GENÇLİK OKUMUYOR MU? OKUTULMUYOR MU?
M Halistin KUKUL
Embiya SANCAK
ÇARŞAMBA’DA NE OLDU?
Embiya SANCAK
Öğr. Grv. Türker GÖKSEL
Hasretin de Adı Var: Samsun…
Öğr Grv Türker GÖKSEL
Burak GÜLEÇ
“Şirket” başka “Camia” başka
Burak GÜLEÇ
Mustafa GENÇ
HARF DEVRİMİ TARTIŞMALARI
Mustafa GENÇ
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hüseyin ÖZBAY
TEK RENK
Hüseyin ÖZBAY
Nevval SEVİNDİ
Paraya tapan sistemin sonu
Nevval SEVİNDİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
TANER ÇAĞLAYAN'A...
Prof Dr Yücel TANYERİ
Ahmet HAYVALI
NECATTİN BAŞKANA AÇIK MEKTUP...
Ahmet HAYVALI
Yılmaz HOCAOĞLU
BEKA MESELEMİZ - 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
SAĞLIK VE GENÇLERE ÖĞÜTLER
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Vedat ÇINAROĞLU
BARIŞ PINARI
Vedat ÇINAROĞLU
Turgay SÖZEN
Ne Olacak Bu Samsun’un Hali?
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
HOCADAN BEKLEDİKLERİM
Sacit ACAR
Mustafa KESKİN
ÇIKIŞ YOLU
Mustafa KESKİN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Dr. Işık ÖZKEFELİ
SAMSUN’UN ÇIĞLIĞI
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. İsrafil BALCI
Hz. Peygamber’in Zeyneb’le Evliliği; İddia ve Polemikler
Prof Dr İsrafil BALCI
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
BİREYSEL BAŞVURU HAKKI ÇERÇEVESİNDE YARGI REFORMU İHTİYACI
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Mehmet Ali BAYAR
YÜKSEK MAHKEMELERİN ANASI  KONUŞTU...
Mehmet Ali BAYAR
Enis ERSOY
AKP'de Milli Görüş-Pelikancılar Kavgası ve Arınç
Enis ERSOY
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Dr. İbrahim YILDIRIM
ABD, Arka Ayakları ile Kulağının Arkasını Kaşıyor
Dr İbrahim YILDIRIM
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU