YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Mehmet Ali BAYAR

PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...

KURUMLAR, İLKELER, İDEALLER...AMA EN ÖNEMLİSİ İNSANLAR, HOCALAR....PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL’IN ARDINDAN...

“Devlet Adamlığı, yönetilen devletin başarısıyla ölçülür.”

Hayatınızın en unutulmaz hatıraları herhalde Anneniz, Babanız, kardeşleriniz, ailenizin fertleri ve öğretmenlerinizin sizde bıraktığı izlerdir. Hayat böyle bir tecrübe..Öğretmen, hoca, anne, baba kadar, hatta onlardan daha aziz, kalıcı ve etkileyici kişilikler olarak hayatınızın unutulmaz izlerini çizen insanlardır. 11 Kasım 2019 tarihinde kaybettiğimiz, dün 13 Kasım günü toprağa verdiğimiz, Hocamız, hukuk, devlet ve siyaset adamı, eski Dışişleri Bakanımız merhum Prof.Dr.Mümtaz Soysal evrensel değerlerde gerçek bir hukuk âlimi, bilim insanı ve düşünürdü. Ama, daha önemlisi, dünya görüşü kendisiyle uzlaşsın uzlaşmasın, zıt kutuplarda olsun, hemen tüm talebeleri O’nunla ilgili benzer hisleri, düşünceleri paylaştılar dünden beri. Mümtaz Hoca, unutulmaz, yeri doldurulamaz, benzeri görülmemiş bir öğretmendi, öğreticiydi…Zira, çok iyi yetişmiş, çok iyi “okumuş”, çok derin ve özümsenmiş bir culture sahip, Dünya çapında bir beyindi….Mümtaz  Hoca, bilginin, bilimin, kültürün; gerçek değer, erdem, güç ve iktidar olduğunun en özgün timsaliydi. "Hiç 'çoğunlukta' ve ‘çoğunlukla beraber’ olmadı. Ama hep 'çoğunluğu' etkiledi, yönlendirdi, zorladı, meydan okudu. Bizim siyaset dünyamız bağımsız kişilikli düşünür ve eylemcilere çok sıcak ve rahat bakmaz..Kalıplara, dogmalara, ekiplere, kliklere sığdırmak, uydurmak ister, zorlar. Bu 12 Eylül öncesinde böyle değildi. Tepeden aşağıya siyaset yapılanması, kalıplara göre emir eri, biat erbabı, cemaat müridi tipli siyasetçi arayışı meş’um ve mel’un 12 Eylül mirasının sonucudur. Mümtaz Hoca, tek başına bu arayışa, baskıya, şekillendirmeye karşı durabilmiş, azınlıkta ve yalnız kaldığı halde, mensubu olduğu siyasi partiler tarafından dahi dışlandığı halde, siyasette ve devlet hayatında kendi ayakları üzerinde, kendi inisyatifiyle sonuca da ulaşmış nadir kişiliklerdendir.

Zira, Mümtaz Soysal gücünü, aklından bilgisinden ve muazzam entelektüel varlığının üzerine inşa ettiği tavizsiz kişiliğinden almıştı. Soysal'ın zekası, hicvi, bilgisi ve kültür derinliği karşısında çekinmeyen hatta korkmayan kimseye rastlamadım. Ancak, bu özelliğini, kişiliğini okuduğu okullarda, Cumhuriyet’in kurumlarında ve Cumhuriyet’i var eden evrensel ilkelerde kazandığını daima savundu…O Cumhuriyet’in Devlet aygıtı 12 Mart’ta ve 12 Eylül’de olduğu gibi, zaman zaman kendisini zindana dahi mahkum ettiği halde..Hiçbir zorluk altında dahi inandığı ilkelerden, kurumlardan, kültürden şüphesi, tereddütü, inançsızlığı olmadı. Zira, ona göre, insanlar yanlış yaparlardı, hocaların görevi onları iyi yetiştirmekti. Mükemmeliyetçiliğinin ardında bu düstur yatar..

Şurasını hatırlayalım: 1991 seçimlerinden sonra DYP-SHP koalisyonu kurulup, 12 Eylül’ün siyasal ve hukuksal tahribatı tamir edilmeye çalışılırken, TBMM’de sağlanan en geniş ittifakla 1982 Anayasa’sının Giriş’inden başlayarak 67 maddesi Meclis’te değiştirilebilmiş ve demokrasiye, hukuk devletine geçişi mümkün kılacak adımlar atılabilmişti. O değişiklikleri gerçekleştiren Anayasa Komisyonunun Başkanı Mümtaz Soysal’dı. Sergilediği esneklik, ortak akıl ve eylem bulabilmesini mümkün kılmış, çok kısa sürede sonuca ulaşabilmişti. Bir katı Hoca’dan beklenmeyecek bir siyasal kıvraklık sergileyebilmişti. Derinlikli kişiliğinin ve sağlam eğitiminin de doğal bir sonucuydu bu başarısı.

Merhum Soysal'ın Dışişleri Bakanlığı sırasında ondan öğrendiklerim birkaç üniversitelik derslerdi.

Kısa Bakanlığı döneminde şahsen diplomat olarak şahit olduğum 1995 BM Zirvesi sırasında New York’taki ikili görüşmelerindeki tavrı, tarzı, meselelere yaklaşım üslubu, diplomasiyi sanki diplomatmışçasına ince bir esneklikle uygulayışı hepimiz için gurur verici bir tecrübeydi. Herkesin sandığının aksine meselelere çözüm bulmak gerektiğinde beklenmedik uzlaşma ve formül üretme kabiliyeti şaşırtıcıydı. Zira tavizsiz, keskin, sert pozisyonlarıyla nam salmıştı. 

Bosna Hersek’e müdahalenin önü Mümtaz Bey’in zamanın ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Holbrooke’la Türkevi’nde yaptığı kritik görüşmedeki çok özgün ve zekâ dolu yaklaşımıyla açılmıştır. Görüşmeleri, diplomasi derslerinde okutulacak cinstendi . Ülkemize yaptığı hizmetler sayısızdır. Kıbrıs, hâlâ Milli davamız ise Mümtaz Hoca bunun bir avuç mimarının başında gelir. Ancak, Asala’nın Orly Havaalanı katliamı sonrasında zanlıların yargılandığı Orly Davası'nda yaptığı şahitlik ülkemizin ve dünya hukuk tarihinin en parlak sayfalarında yer almalıdır. Bir hukuk, dil ve siyaset şaheseri olan o muhteşem ifade sayesinde Türkiye’nin onuru ve itibarı yücelmiştir..Bugünün yöneticilerinin mahcup olacakları zenginlikte ve tüm okullarda okutulması gereken bir 'kurucu' belgedir adeta..Yaşadığı zamanda yaşamış ve kendisini tanımış olmaktan onur duyuyorum.

Aziz Hatırası önünde ihtiramla ve rahmet niyazlarıyla eğilirken; sağlığında yayınladığı son gazete yazısını burada iktibas etmek isterim: her vasfının üzerinde bir de çok yalın ve temiz bir Türkçe’yle gazete yazısı nasıl olmalıdırı bize adeta öğrettiği gibi…Bir de Devlet Adamlığı’nın ne demek olduğunu son dersi olarak nasıl anlattığını ibretle hatırlamak için…

Mümtaz Soysal: DEVLET ADAMLIĞI..27 Aralık 2014 Cumhuriyet Gazetesi

KOLAY değildir devlet adamlığı. Devletin herhangi bir yerinde makam ve unvan sahibi olmak olmadığı gibi, makamın çok yüce, unvanın çok şaşaalı olması da değildir. Bunlar olsa bile görevin herhangi bir anında kendinizle birlikte devleti de rezil ettiniz mi, tarihe geçersiniz; ama devleti yücelten olarak değil, batıran olarak.
“Mektebi var mıdır” diye sorduğunuzda, hemen “yoktur, devlet işi karakter ve tıynet ya da sağduyu işidir, adam olmak yeter” gibi sözde akıllıca sözler duyarsınız ama bakmayın, tam tersine okulu hatta okulları vardır; çünkü bilgisiz olmaz. “Olur” diyenler olsa da başta böyle konuşanlar olmak üzere, cahillerden devlet adamı hiç çıkmaz, çıkmak isteyenler çok kısa zamanda cehaletlerinin bedelini öderler yahut devlete ödetirler. Evet, bilgisiz ve hele tarih ve hukuk bilgisi olmadan olmadığı için, siyasal bilgiler, diplomasi ve hukuk öğreten okullar vardır. Daha doğrusu, öyle bir öğrenim yetmez, başka donanımlar gerekir; böyle bir öğrenimsiz becerikli politikacı falan olunur, ama devlet adamı hiç olmaz.
Örnekler mi? Çoook. Fazla uzaklara gitmeye hacet yok, devletimizin başına gelenleri izlemek yeter; devlet adamlığı yokluğunu ya da sahtesini, kötüsünü görmek için. Çok zeki, çok becerikli, çok çalışkan olduğu söylenenler kendileri de bu söylentiye kanıp bunu yeterli bularak devlet adamlığına heveslenince, ne durumlara düştüklerini ve devleti düşürdüklerini gösteren örnekler bugünlerde fazlasıyla var. İç politikada başarı sağlayan 
“iyi laf etmek,insanları şu ya da bu yöne çekebilmek, komploları bozup üste çıkabilmek” başarılı politikacılıktır ama devlet adamlığı demek değildir.
Devlet adamlığı, yönetilen devletin başarısıyla ölçülür.”

 

 

 

PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...YÜKSEK MAHKEMELERİN ANASI  KONUŞTU...ANAYASA VE MAHKEMESİ... SIKINTILI İLİŞKİBİR SİHİRLİ SÖZCÜK OLARAK “İSTİKRAR”30 AĞUSTOS’TA SAYIŞTAY’I HATIRLAMAKDOĞANIN GÜNDEMİ, DÜNYANIN GÜNDEMİ, ÜLKENİN GÜNDEMİ... HANGİSİ ÖNCE?DEMİREL VE DÜNYA -9-DEMİREL VE DÜNYA -8-DEMİREL VE DÜNYA -7-DEMİREL VE DÜNYA -6-Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Atilla ÇİLİNGİR
KORONA’DAN ÖNCE, KORONA’DAN SONRA…
Atilla ÇİLİNGİR
Adem ERTÜRK
Adem'in Öteberileri 8 Nisan 2020
Adem ERTÜRK
M. Halistin KUKUL
ÖNCE ADÂLET
M Halistin KUKUL
Mustafa GENÇ
CORONAVİRÜS ÖNCESİ VE SONRASI
Mustafa GENÇ
Osman KARA
TEKÂLİF-İ MİLLİYE NEDİR NE DEĞİLDİR?
Osman KARA
Vedat ÇINAROĞLU
YANLIŞTA DİRETMENİN ANLAŞILMAZLIĞI
Vedat ÇINAROĞLU
Embiya SANCAK
TARIMSAL DEPO İNŞAAT RUHSATI İLE TERMİK SANTRAL YAPILMASI
Embiya SANCAK
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
AYDIN KAVRAMI ÜSTÜNE
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Turgay SÖZEN
#HayatEveSığar #EvdeKalSağlıklaKal #EvdeKalTürkiye
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Yılmaz HOCAOĞLU
Kehleden gelen saadet
Yılmaz HOCAOĞLU
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Prof. Dr. İsrafil BALCI
Unutulan İslâmî İlke İstişare
Prof Dr İsrafil BALCI
Nevval SEVİNDİ
BEN YARINI DÜŞÜNÜRÜM
Nevval SEVİNDİ
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Dr. İbrahim YILDIRIM
ABD, Arka Ayakları ile Kulağının Arkasını Kaşıyor
Dr İbrahim YILDIRIM
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU