YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI

KALKINMA KÖYDEN Mİ, ŞEHİRDEN Mİ BAŞLAMALI?

       Egemen bir millet ve kalkınmış bir refah devleti olarak yaşayabilmek ve varlığımızı devam ettirebilmek için,  dünyanın neresinde olursa olsun, her türlü medenî ve teknolojik gelişmeleri çok yakından takip etmemiz, Atatürk’ün de dediği gibi, “çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkmak” için ne gerekiyorsa onu mutlaka yapmamız şart ve zorunludur. Millet olarak tarihî tecrübemizi, maddî ve manevî değerlerimizi birbirine destek yaparak ve el ele verip çalışarak bunu başarmamamız için ciddî hiçbir sebep yoktur. Biz yıllardır gelişmiş ve kalkınmış bir toplum olmak için neler yapılması gerektiği konusunda hep konuşur dururuz. Siyasetçilerimiz ve aydınlarımız arasında hemen her dönemde en çok konuşulan ve tartışılan konu hep bu olmuştur. Bu konuda pek çok yayınlar yapılmış, çok farklı görüşler ortaya atılmış ve tartışılmıştır. Siyasetçiler ve aydınlar arasında konuşulup tartışılmaya bugün de devam edilmektedir. Herkes konuyu başka bir açıdan ele almış ve kendine göre birtakım çözüm yolları da göstermiştir. Kimileri, köy-şehir ayırımı yapmadan toptan kalkınmanın önemi üzerinde durmuş, kimileri de kalkınma “köyden mi, şehirden mi başlamalı?” konusunu tartışmaya açmış ve köyden başlamasının daha iyi ve daha hızlı olacağını savunmuştur. Sözgelimi rahmetli Ecevit’e göre kalkınma köyden başlamalıdır. O, her ne kadar sonuçsuz kalsa da, “köykent” projesi ile kalkınmanın köyden başlamasının önemine işaret etmiştir. Bir bakıma Rahmetli Demirel de, “şehirde ne varsa köyde de o olacaktır” diyerek aynı görüşü desteklemiştir. Kabirlerinde rahat uyusunlar. Dilekleri büyük ölçüde yerine gelmiştir. Çünkü artık hayatımızda, eskisi anlamında bir köy yoktur. Hepsi mahalle olmuş, bir şehre ve bir belediyeye bağlanmıştır. Yani köyle şehrin hiçbir farkı kalmamıştır. Şimdi önemli olan şehirlerin gelişmesi ve kalkınmasıdır. Çünkü kalkınmış, problemlerini çözmüş bir şehrin çevresinin kalkınmasına da hizmet edeceğine hiç şüphe yoktur. Aslında doğru ve ideal olan her ikisini birlikte kalkındırmaktır. Ama ne var ki biz, yaklaşık iki asırdan beri yeni bir işe koyulurken hep Batıyı örnek aldığımız için bu konuda da aynı yolu izledik ve daha çok şehirlerin kalkınmasına öncelik verdik; uzun bir süre köyü ve köylüyü ihmal ettik. Bizim acı bir gerçeğimiz de budur.

       Bilindiği üzere Batı’da çağdaş gelişme ve kalkınma feodal sistemin sarsılması ve şehirlerin kurulması ile başlar. Önce bir alış-veriş merkezi ve pazar yeri olarak kurulan şehirler, giderek büyümüş ve büyük sanayi merkezleri hâline dönüşmüştür. İş bölümü ve iş hürriyeti alanındaki gelişmeler de şehirleşme ile başlamış, bu da feodal sistemi sarsmış ve sonunu getirmiştir. Böylece yapıcı ve yaratıcı gücünü serbestçe ve açıkça ortaya koyma fırsatı bulan insanoğlu, bugünkü ilmî ve medenî gelişmenin sırrını, yol ve yöntemlerini de keşfetmiştir. Milletçe kalkınmanın ivmesi, şehirlerde kurulan sanayi merkezleri sayesinde hızını gittikçe artırmıştır. Kısa zamanda tesirlerini hemen her alanda geniş olarak gösteren sanayinin, ziraat ve tarım alanına aktarılmasıyla modern araç-gereçlerle tanışan köylü, çiftçi ve üretici de bir açık hava işçisi hâline gelmiştir. Teknik vasıta ve imkânların köylerde yaygın olarak kullanılması ve şehir kültürünün köylerde de giderek daha fazla yayılması ile gelişen şehirler, köyler üzerinde de tesirli olmaya başlamış,  bu da hem köylerin kalkınmasını hızlandırmış, hem de köylerden şehirlere göçlerin başlamasına yol açmıştır. İktisadî, kültürel, ahlâkî ve sosyal gelişmeler önce hep şehirlerde başlamıştır. O itibarla, aşırı olmamak şartıyla, köyden şehre akını tabii ve normal karşılamak gerekir. Bu süreç Batı’da da aynı şekilde işlemiştir. Belki, birtakım romantik duyguların tesiriyle “önce köy “diyenler çıkabilir, ama gerçekler onları pek desteklemiyor. Çünkü şehirde başlayan gelişme, zaten tesirini kısa zamanda yakın çevresi üzerinde de gösteriyor ve en uzak köylere kadar yayılıyor. İnsanlar ister istemez şehirlerle daha fazla ilgileniyorlar. Her yenilik önce şehirde başlıyor. Okulun, yolun, sanayi tesislerinin, inşaatların, gösterişli binaların ve diğer her türlü sosyal ve iktisadî kamu kurum ve kuruluşlarının en güzeli ve en büyüğü hep şehirlerde kuruluyor. Bu da köyleri şehirlere bağımlı hâle getiriyor. Şehir aynı zamanda ilmin, eğitim-öğretimin, kültürün, teknolojik ve sanayi alanındaki her türlü gelişmenin de merkezi durumundadır. Kalkınmış ve gelişmiş bir şehir, tabii olarak çevresinin kalkınmasına da hizmet ediyor. Kısaca şehir, kalkınmanın merkezi ve beyni oluyor, bütün yükü omuzlarında o taşıyor.  O sebeple, şehri kalkındırmak, onun çevresini de kalkındırmak demektir.

KİTAP VE OKUMAK ÜSTÜNE (1)İŞSİZLİK VE KALKINMA ÜSTÜNEKALKINMA KÖYDEN Mİ, ŞEHİRDEN Mİ BAŞLAMALI?KİTAP, BİLGİ VE KÜLTÜR CAHİLLİK, FENALIK, TEMBELLİK, AKIL VE İLİM (2)CAHİLLİK, FENALIK, TEMBELLİK, AKIL VE İLİM (1)MİLLET, MİLLÎ KÜLTÜR VE ATATÜRKÇANAKKALE SAVAŞLARI VE ÇANAKKALE RUHUBAYRAMLAR VE NEVRUZ (BAHAR BAYRAMI-2)KÜLTÜR VE MİLLET İLİŞKİSİ ÜZERİNE (2)Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
BU AÇIK BİR İSTİLADIR
Osman KARA
Prof. Dr. Mustafa ÖZDEMİR
İLK ADIM İSKELESİ
Prof Dr Mustafa ÖZDEMİR
Atilla ÇİLİNGİR
‘’19 MAYIS 1919’’ BAĞIMSIZLIĞIMIZA ATILAN İLK ADIM
Atilla ÇİLİNGİR
Mustafa GENÇ
RAMAZAN SONRASI MÜSLÜMAN’A DOKUNMAK…
Mustafa GENÇ
M. Halistin KUKUL
O, BİTTİ BEYİM
M Halistin KUKUL
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
KİTAP VE OKUMAK ÜSTÜNE (1)
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU