YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

M. Halistin KUKUL

BEY KİMDİR?

     Bugün, Türkçe’mizde kullandığımız “bey” kelimesi, değişik dönemlerde beg veya beğ olarak da kullanılmış; kökü, Eski Türkçe’ye dayanan güzel bir kelimemizdir.

      Sözlüklerde; bir beyliğin başında bulunan kişi, efendi, sâhip, emîr, erkek isimlerinin sonuna getirilen hürmet sözü, koca, ileri gelen adam, reis, nüfûzlu kimse…gibi mânalarda da kullanılmış ve kullanılmaktadır.

       “Efendi” mânasına gelmesine rağmen, dilimizde “beyefendi” tâbiri, güvenirlilik ve çok naziklik işâretidir. Kadınlar için, “hanımefendi” sözü de, aynı şekilde, oldumolası kibarlık ifadesidir.

       Meşhûr “İstanbul beyefendisi” ve “İstanbul hanımefendisi” tâbirleri, ne yazık ki, kaybolup gitmiştir.

       Kısaca; “bey/beg/beğ diye hitap edilen kimse, ‘mûteber kişi’dir.  Hangi mânada kullanılırsa kullanılsın, dâima erkeklere mahsustur.

       Böylesine mûteber bir vasıf, acaba, bugün yerli yerinde mi değerlendirilmektedir? Soruyu şöyle de sorabiliriz: Her erkek, bu asîl mânasıyla ‘bey’ midir? Hele de, ‘beyefendi ‘denildiği zaman, nasıl bir kişiyle karşılaşmış oluyoruz?

       Yûsuf Has Hâcib (1017?-1077?), 1069-1070 yıllarında yazdığı 6645 beyitlik Kutadgu Bilig eserinde, ‘bey’le iligili önemli görüşler ileri sürer ve şöyle der:

     “Bak, iki türlü asîl insan vardır: biri-bey, biri-âlim; bunlar insanların başıdır.

      (…) Eğer dikkat edersen görürsün ki, dünya beyleri arasında en iyileri türk beyleridir.

       Bu türk beyleri arasında adı meşhur ve ikbâli ayan-beyan olana Tonga Alp-Er idi.

      O yüksek bilgiye ve çok fazîletlere sâhip idi; bilgili, anlayışlı ve halkın seçkini idi.

     Ne seçkin, ne yüksek, ne yiğit adam idi; zâten âlemde ferâsetli insan bu dünyaya hâkim olur.

      İranlılar ona Efrâsiyâb derler; bu Efrâsiyâb akınlar salıp, ülkeler zaptetmiştir.

      Dünyaya hâkim olmak ve onu idâre etmek için, pek çok fazîlet, akıl ve bilgi lâzımdır.”

     (Bknz. Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig, Çeviri: Reşid Rahmeti Arat,Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1974, Sf. 30-31)

      Kutadgu Bilig’de, “bey” kendini şöyle ifade eder:

     “Benim bu sertliğim, kaşlarımın bu çatıklığı ve bu asık suratım bana gelen zâlimler içindir.

      İster oğlum, ister yakınım veya hısımım olsun; ister yolcu, geçici, ister misâfir olsun;

      Kanun karşısında benim için bunların hepsi birdir; hüküm verirken, hiç biri beni farklı bulmaz.

      Beyliğin temeli doğruluktur; beyler doğru olursa, dünya, huzura kavuşur.

      Akıllı insan buna benzer bir söz söylemiştir; kim akıllı insanın sözünü tutarsa, iş yoluna girer.

      Beyliğin temeli doğruluk üzerine kurulmuştur; doğruluk yolu beyliğin esasıdır.

     Bey doğru olur ve ülkeye böyle hüküm ederse, bütün dileklerine kavuşur.” (Bknz. A.,g.,e, Sf. 78-79)

     “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hûd, 112) âyeti, numûne-i  imtisâl olarank Şanlı Peygamberimiz nezdinde, herkesin rehber alacağı bir hükümdür.

      “Bey”;  beyliğin/devletin başında bulunan en salâhiyetli ve mes’ul  kişidir.

        Başkan’dır. Cumhurbaşkanı/Cumhurreisi/Devletbaşkanı/k(ı)ral/sultan/şansölye/ imparator/emir/şah/hükümdâr/padişah/vâli/kaymakam/ şef/müdür/ hattâ rektör/dekan/patron’dur.

      Peygamber Efendimiz bir hadîslerinde şöyle buyurmaktadır: ”Dört sınıf halk ilahî gazaba uğrarlar: (Bunlardan biri): “Zulüm ve haksızlıkta bulunan devlet adamları” dır. (Bkz. 1001 Hadis, Mehmet Arif, Birinci cilt, Tercüman 1001 Temel Eser, Tarihsiz, sf. 72)

     Başka bir hadîslerinde de şöyle buyurmaktadırar: “Kim, ilâhî gazabı dâvet edecek söz ve hareketlerle bir sultanı (Devlet başkanını) râzı etmeye çalışırsa, Allah’ın dininden çıkar.” (Bkz. A., g.,e., İkinci Cilt, Sf. 363)

      Demek ki, “bey(lik), lâf ile değil, adâlet’le oluyor.

      Yûnus Emre diyor ki:

“İşidün hey ulular âhır zamân olısar

Sağ müslüman seyrekdür ol da gümân olısar

Danişmend okur dutmaz derviş yolın gözetmez

Bu halk öğüt eşitmez sağır hemân olısar

Gitdi beğler mürveti binmişler birer atı

Yidüği yoksul eti içdüği kan olısar”

  Bknz. Yûnus Emre Dîvanı, Hazırlayan: Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, bky, İstanbul, Ekim 2006, Sf. 51-52)

    Yûnus Emre; bâzı “beğler”in yolundan sapmış olabileceğini de şöyle ifade eder:

“Miskin âdem oğlanı nefse zebûn olmuşdur

Hayvan canavar gibi otlamağa kalmışdur

 (…) Beğler azdı yolından bilmez yoksul hâlinden

Çıkdı rahmet gölinden nefs göline talmışdur

Yûnus sözi âlimden zinhar olma zâlimden

Korkadurun ölümden cümle doğan ölmişdür” (a.,g.,e., Sf. 63)

       Allah; “beğler”i, “yolından azdı”rmasın!..Zîra; onların sapkınlığı, sâdece kendilerine değil, cemiyetin/insanlığın da felâketine sebebiyet verir!..

     (Gümân:şüphe, zan; dânişmend: Bilgin;  hemân: aynı şekilde, öylece, derhal; Mürvet=mürüvvet:insâniyet, erlik, adamlık, mertlik, yiğitlik, iyilik severlik; zebun:Zayıf, güçsüz, âciz, kuvvetsiz; zinhar:sakın, kat’iyyen, aslâ)

Beyitlerle MEMLEKET MANZARALARI-12MİLLÎ EĞİTİM ZORDAKÜLTÜR  TÖKEZLEMESİBeyitlerle MEMLEKET MANZARALIRI-11BEY KİMDİR?Beyitlerle MEMLEKET MANZARALARI-10SAN’AT ve İLİM ADAMLIĞIBeyitlerle MEMLEKET MANZARALARI-9O, BİTTİ BEYİMHASBİHÂLYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
UNUTULAN/UNUTTURULAN KIBRIS VE BARIŞ HAREKÂTI
Osman KARA
Mustafa GENÇ
AK PARTİ’DE BEYİN ÖLÜMÜ MÜ YOKSA ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ Mİ?
Mustafa GENÇ
Atilla ÇİLİNGİR
ÖZGÜRLÜK NE DEMEKTİR?
Atilla ÇİLİNGİR
M. Halistin KUKUL
Beyitlerle MEMLEKET MANZARALARI-12
M Halistin KUKUL
Prof. Dr. Mustafa ÖZDEMİR
İLK ADIM İSKELESİ
Prof Dr Mustafa ÖZDEMİR
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
KİTAP VE OKUMAK ÜSTÜNE (1)
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU