YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Osman KARA

BU NEYİN GÜNÜ SÖYLER MİSİNİZ?

Eskiden “bayram” diye kutlardık biz gazeteciler 24 Temmuzları. Türk basınından sansürün kaldırıldığı tarihtir 24 Temmuz 1908. Kaldırılan devlet sansürüydü, cemaatlerin ve patronların ekonomik sansürü o yıllarda ya henüz icat olmamıştı, ya cemaatler ve sermaye sansür uygulayacak kadar güçlenmemişti ya da biz bütün bunlardan habersizdik.

 

Son yıllarda bir de “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” girdi gündemimize. Ziyaretler, demeçler, kutlamalar gırla gidiyor. Hem de çalışmayan/çalışamayan gazetecilerin her geçen gün daha da attığı ve sayılarının neredeyse çalışan gazetecileri geçtiği bir dönemde.

 

Kısaca 212 Sayılı Basın İş Yasası dediğimiz bir yasa vardı bir zamanlar, çalışanın güvencesi olan bir yasa. Kanunen hala var, hala yürürlükte ama artık uygulamada eski gücünden, kudretinden çok şey kaybetmiş olarak.

 

4 Ocak 1961’de kabul edilir “basın iş kolunda çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki ilişkide” çalışanların özlük haklarını güvenceye alan o yasa. Ve o günlerin anlı şanlı patronları bir araya gelip yasaya karşı boykot kararı alırlar. 10 Ocak’tan itibaren üç gün gazete yayınlamayacaklardır.

 

Patronlar bir araya gelir de çalışanlar/gazeteciler bir araya gelmez mi? Elbet gelirler; Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’nin yönetim ve sorumluluğunda “Basın” adında bir gazete çıkartmaya başlarlar. Fikir ve kalem sermayeye galip gelir, patronlar boykottan vazgeçer ve herkes işinin başına döner.

 

10 Ocak budur. 10 Ocak Basın mensuplarının haklarını koruyan bir kanun için verdikleri bir haysiyet kavgasının zafer günüdür. Ve elbet kutlanmayı değer. Ama çalışmayan basın mensubu sayısının çalışma şansı bulanları geçtiği ya da geçmesine ramak kalan şu günlerde kimin kutlamaya hakkı ve yüzü vardır söyler misiniz?

 

O günlerde, teknoloji yoktu ya da bugünle mukayese edilemeyecek kadar geriydi ama basının bir haysiyeti ve itibarı vardı. Basından o günlerde “dördüncü kuvvet” diye bahsedilirdi ve kimseden de bir itiraz gelmezdi. Anayasa’da “yasama, yürütme ve yargı” diye üç kuvvet bahsedilirdi, o günlerde basın hem mensuplarının hem de halkın gözünde o derece itibarlı ve o derece güçlüydü ve onun için de dördüncü kuvvetti. Gel de o günleri arama ve gel de o güzel günlerin kayboluşuna yanma.

 

Haberin ahlakı vardı o günlerde; hemen her gazetenin logosundan “bu gazete basın ahlak yasasına uymayı taahhüt eder” yazardı. Haberin ahlakı gazetecinin namusuydu. O eski günlerin önemli bir gazetesinin ifadesiyle haber kutsal yorum hürdü. Yani habere yorum katılmazdı/katılamazdı, haberi haberinin içeriğini taşımayan başlık atılmazdı/atılamazdı ve yalan yazılmazdı/yazılamazdı. O günlerde “ben yazarım abi” gazeteciliği henüz bilinmiyordu ya da o tiplere o camiada yer yoktu.

 

Birisi hakkında bir iddia söz konusu olduğunda mutlaka o şahsa da iddia söylenir cevabı alınırdı. “Ben yazayım sonra sen yalanla” pervasızlığı söz konusu değildi. İddia deyince hemen şunu da eklemek lazım, ortada gerçek ve ciddiye alınır bir kaynağın ve iddianın olması gerekirdi. Şimdilerde ortalığı pıtrak gibi kaplayan “iddia ediliyor, öyle deniyor” gazeteciliği ya dünyada icat olmamıştı ya da ülkemize henüz girmemişti.

 

Kaybolan sadece iş olanakları değil mesleğin kuralları ve ahlakı da -hala direnen onur ve haysiyet sahiplerine rağmen- giderek kayboluyor. Biz konuşurken yazarken genelde, işini kaybeden çalışanlardan bahsediyoruz ama bir de sağa sola gelişi güzel açılan iletişim fakültelerinden mezun olup da mesleğe hiç adım atamamışlar var. Onların kaybolan hayalleri, umutları var. Daralan iş alanlarına inat çoğalan eğitim kurumları. Ne tezat…

 

Her şeye rağmen yine de umutla bakmak lazım geleceğe. “Her gecenin bir sabahı var” derler. İnşallah öyledir.  Toplumsal bir silkinişte, ayağa kalkış ve temizlenişte camianın önde olması temennisiyle çalışan/çalışmayan/çalışamayan tüm basın mensuplarının 10 Ocak gününü kutluyorum.

BU AÇIK BİR İSTİLADIRONLAR ARAP BİZ TÜRK’ÜZZORDUR BU VATANDA TÜRK OLMAK2023 OLMADI 2053’E NE DERSİNİZ?DEHŞETLER İÇİNDEYİMYAZSAYDIMBU GENÇLER BİZİM GELECEĞİMİZ DEĞİL Mİ?ASANLAR VE ASILANLAR(III)ASANLAR VE ASILANLAR(II)ASANLAR VE ASILANLAR(I)Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
BU AÇIK BİR İSTİLADIR
Osman KARA
Prof. Dr. Mustafa ÖZDEMİR
İLK ADIM İSKELESİ
Prof Dr Mustafa ÖZDEMİR
Atilla ÇİLİNGİR
‘’19 MAYIS 1919’’ BAĞIMSIZLIĞIMIZA ATILAN İLK ADIM
Atilla ÇİLİNGİR
Mustafa GENÇ
RAMAZAN SONRASI MÜSLÜMAN’A DOKUNMAK…
Mustafa GENÇ
M. Halistin KUKUL
O, BİTTİ BEYİM
M Halistin KUKUL
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
KİTAP VE OKUMAK ÜSTÜNE (1)
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Nevval SEVİNDİ
ACILI KISA TARİH
Nevval SEVİNDİ
Vedat ÇINAROĞLU
TÜRKLÜK NAMUSUMUZDUR
Vedat ÇINAROĞLU
Adem ERTÜRK
Etme bulma dünyası ya hani, edenler ne zaman buluyordu
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
ÜÇ AYDIR YAZAMIYORDUM
Embiya SANCAK
Prof. Dr. İsrafil BALCI
İftira ve İtibar Suikastçılığı
Prof Dr İsrafil BALCI
Dr. İbrahim YILDIRIM
Fethin simgesi Ayasofya
Dr İbrahim YILDIRIM
Yılmaz HOCAOĞLU
BİRAZ ORDAN BİRAZ BURDAN 2
Yılmaz HOCAOĞLU
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU