YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Vedat ÇINAROĞLU

KALIT

Kalıt a. 1. Huk. Miras 2. mec. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey. 3. mec. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi.( Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, Ankara 2011, Sf.1280)

Covit-19’un yalnızca ulusumuzu değil tüm yeryüzünü kaygılandıran salgını sürerken “Kalıt” başlıklı bir yazı yadırganabilir. Corona’yla yatıp Corona’yla kalktığımız bu günlerde başka konuları da irdelemek sağaltım(terapi, tedavi) aracı da olabilir.

Türk uygarlıklarının, atalarımızın ve kutlu tarihimizin günümüz Türklüğüne bıraktığı en değerli kalıt “dilimizdir”. Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277’de Türkçe’nin resmi dil olduğuna ilişkin buyruğu ve 26 Eylül 1932’de Atatürk’ün buyruğu ile ilk kez toplanan Türk Dil Kurultayı nedenleriyle “Dil Bayramları” kutluyoruz. Kutluyoruz ancak adı Türkçe olmayan çok sayda çocuğumuz olduğunu, konuşma dilimizdeki yabancı kelimeleri alışkanlıklarımıza bağlasak da yazı dilimizde Türkçeyi yeğlemekte yeterli özeni göstermediğimiz ortadadır. Birbirimizi esenlemedeki(selamlama) yabancı kelime(selam, hello, by by, selamün aleyküm v.b.) saplantılarımızdan da kurtulamadığımız açıktır. Kısaca “dilde” kalıtımıza saygı göstermiyoruz. Başka değerli kalıtlarımıza saygılı mıyız?

17 Haziran 2019 tarihinde kuşkulu bir şekilde ölen Mısır’ın eski Devlet Başkanı Mursi için Erdoğan “şehit” nitelemesi yapmış, Diyanet İşleri Başkanlığı “gıyabi cenaze namazı” için buyruk yayınlamıştı. Türk Devleti’nin hiçbir yönetim aşaması Türklük karşıtları için övgüde bulunamaz! Erdoğan ve D.İ.B.’nın “Müslüman Kardeşler” saplantısına ne yazık ki Türk Ocakları da “kuyruk” olarak; “ Mısır’da demokratik yolla Cumhurbaşkanı seçilen ve 6 yıldır darbeciler tarafından hücrede tutulan Muhammed Mursi’nin vefat haberini almanın üzüntüsü içerisindeyiz. Mursi’ye Allah’tan rahmet, Mısır halkına baş sağlığı dileriz.” Bildirisi yayınladı. Oysa yayılmacıların(emperyalistler) düzeni olan Ergenekon- Balyoz davalarında ölen/öldürülen Kaşif Kozinoğlu, Yb. Ali Tatar ve Alb. Abdülkerim Kırcı için Türk Ocaklarının üzünç bildirdiğini duymamıştık! Ayrıca Türk Ocağının “ demokratik yolla” seçildiği savı gerçek değildi. Mursi’nin Cumhurbaşkanı oluşu ile Türkiye’deki 16 Nisan 2016 halk oylaması(referandum), 2014 ve 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri, başta

arkalarındaki ABD desteği olmak üzere birçok yönüyle benzerlikler gösteriyordu ancak konumuz bu değil.

25 Mart’ta Türk Ocakları’nın 108nci kuruluş yılını kutladık. Kutlama bildirimlerimin birinde “108 yıl sonra Mursi’nin ardından ağıt yakan bir Türk Ocağı! Karabasan!” sözlerime karşı çıkan Ocak yöneticileri oldu. “ Bu günde yazmasaydın” eleştirisi yapan dostlar vardı. Karşı çıkanların da, eleştiri yapanların da “Mursi duyurusu” kaynaklı üzüntüleri olduğundan kuşku duymuyorum. Eleştiriye tepkiyi ekinimizin(kültür) kalıtlarından uzaklaşmamızda aramamız gerekmez mi? Bir örnek: Hamdullah Suphi Tanrıöver İttihat Terakki Cemiyeti Üyesi ve Türk Ocağı’nın ilk Reislerindendir. Cumhuriyetimizin kuruluşuna düşünceleri ile önemli katkılar sağlamış bir aydındır. Kitaplığımdaki 1931 basımlı “Dağ Yolu, 2nci Kitap” adlı, yaprakları dağılmasın diyerek özen gösterdiğim, değerli yapıtın 214ncü sayfasındaki 8 sayfalık “Türk Kadını” başlıklı yazı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in 1913 yılında İstanbul Türk Ocağı’ndaki konuşmasıdır. Türk Ocaklı kadınlar “Yeni Turan” adlı bir gösteriyi Ocak’ta oynayacaklardır. İttihat Terakki yönetimince yasaklanır. Tanrıöver’in söylevinden: “Bu akşam benim lisanımdan bir isyan nutku dinleyeceksiniz. Yeni Turan’ın Türk kadınları tarafından temsilini men eden hükümet, bir ihtilal zümresine layık harekette bulunmadı. …Bugün hükümet kendisinden beklediğimiz cesareti göstermedi. Bütün eski hükümetler gibi halk ihtilali, kara kalabalığın galeyanı endişesi önünde geri döndü, kendi prensiplerini kendisi terk etti. Biz bu akşam bu ric’at karşısında, bu manzara karşısında meyusuz. …Ne vakit tarihimizi parça parça lekeleyen bu geri dönüşlere, bu müsaadekarlıklara nihayet vereceğiz. Halbuki eski Anadolu tarihi, eski Türk tarihi Türk kadınlarına ırkımızın en karanlık günlerinden beri bahşettiği, tanıdığı hürriyet ve hakimiyet haklarının sayısız hatıraları ile doludur. …Bu günkü Anadolu’da kapalı kadın, medresenin hakim olduğu kasabada hürriyetini kaybetmiş bir avuç insandan ibarettir.” Türk Ocağı’ndan “Yanlışa isyan kalıtına” bağlı olmasını beklememiz gerekmiyor mu?

Türk tarihinin felsefe bilimindeki önemli ismi Farabi, “İdeal Devlet” adlı yapıtında Tanrı’nın niteliğini sorgular. Sonuçta “O halde O, bilfiil akıldır.” Der. Bilinen bir gerçektir: Atatürk, yakın çalışma arkadaşları ile Çankaya’da söyleşidedir; Derler ki, “Paşam saptamalarınızı ‘Doktrin’ haline getirelim. ‘Sakın ha!’ der, ‘Donar kalırız, benim bugün söylediklerim bilimin kabul ettikleridir.

Yarın bilim başka saptamalarda bulunursa benim bugün söylediklerimi çöpe atın, çünkü HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT BİLİMDİR!”

Türkçüler, 1970’li yıllardan sonra “Lider-Teşkilat-Doktrin” adlı bir kesin hükme(dogma) tutsak oldular. Açılımı; Lider, Teşkilat ve Doktrin’in egemenliğini tanımaktı(biat). Eleştiri “davaya ihanet(!)” olarak nitelendirildi. Eşari anlayışından ayrımsızdı(farksız). Sosyal ağlarda gülünç olarak nitelenen örneği yayınlanmayı sürdürüyor; “ Bahçeli, ‘Teke’den süt sağılmaz Erdoğan’dan da Cumhurbaşkanı olmaz’ diyor, milletvekilleri ayakta alkışlıyor. Bir süre sonra Bahçeli, ‘ Cumhurbaşkanlığı için adayımız yoktur. Sayın Erdoğan’ı destekleyeceğiz’ diyor, aynı milletvekilleri yine ayakta alkışlıyor.”

Remzi Oğuz Arık: “ İmanın, İslamın, şartlarını herkesin yıktığı bir vakıa iken dini- Ömer zamanındaki gibi- yaratan, yaşatan ve içimizi ayakta tutan müeyyide olarak ele almak mümkün mü? Bugünün cemiyetlerini, seni, beni… yarın veya şimdi silah başına toplayacak buyruk; cihat yapan dinin emri mi, yoksa vatanının, milletin mümessili olanların sesi midir?(İdeal ve İdeoloji, Milli Eğitim Basmevi, İstanbul 1969, Sf.6)” derken yüzyıllar öncesindeki bir kalıta saygı duyuyordu. M.Ö. 36 yılında Çin’le yapılan bir savaşta Hun Türkleri’nin Komutanı Çiçi Yabgu askerlerine şöyle seslenmişti: “Boyun eğmeyeceğiz! Atalarımız bize bu toprakları ve bağımsızlığımızı emanet(kalıt) ettiler. Savaşçılığımızla düşmanları titreten bir ulus olduk. Korumakla yükümlü olduğumuz kalıtları adi bir yaşam uğruna değişemeyiz. Bildiğiniz gibi savaşçıların yazgısı ölümdür. Biz ölsek de alplığımızın ünü yaşayacaktır.” Çiçi Yabgu bu buyruğu verirken Türkler Müslüman değillerdi, yalvaçları(peygamber) ve kutsal kitapları da yoktu.

Son yıllarda Şehitliğin her iş alanında tanımlandığı gerçeğinden kaynaklanarak Covit-19’un “Süper bulaştırıcıları” olan “Umreciler” iktidar tarafından “şehit” olarak nitelendirilirse şaşırmam ancak Türk Ocağı olası bu bildirime destek verirse kutlu kalıtlarımızın başka örnekleriyle ve kıvançla direneceğimi bildiririm.

TEKE’DEN SÜT SAĞMAK19 MAYISPERŞEMBE’NİN GELİŞİULUSAL EGEMENLİKYANLIŞTA DİRETMENİN ANLAŞILMAZLIĞIKALITCOVİT-19, KAPİTALİZM VE DOGMALARİRTİCAİ TOTALİTARİZMİN KLAVYE KORKUSUHENDEKLERDE VURULDUKBİR KAÇ ŞEHİT!Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
M. Halistin KUKUL
“BULAŞ RİSKİ-BULAŞ HIZI”
M Halistin KUKUL
Adem ERTÜRK
Adem’in Öteberileri 5 Haziran 2020
Adem ERTÜRK
Embiya SANCAK
SİTE CAMİ
Embiya SANCAK
Osman KARA
DELİLERİ YAZMAK
Osman KARA
Mustafa GENÇ
“ÇUKURA DÜŞMÜŞ AMERİKAN DEVESİ!”
Mustafa GENÇ
Turgay SÖZEN
Pandemi Devam ediyor, Tedbir ve Kurallara Dikkat...
Turgay SÖZEN
Atilla ÇİLİNGİR
BU SALGIN BİZE NELER, NELER ÖĞRETTİ
Atilla ÇİLİNGİR
Vedat ÇINAROĞLU
TEKE’DEN SÜT SAĞMAK
Vedat ÇINAROĞLU
Prof. Dr. Mustafa ÖZBALCI
EĞİTİM, YİNE EĞİTİM
Prof Dr Mustafa ÖZBALCI
Yılmaz HOCAOĞLU
UMUT VERMEYEN SİYASET
Yılmaz HOCAOĞLU
Nevval SEVİNDİ
KORONALI GÜNLER
Nevval SEVİNDİ
Prof. Dr. İsrafil BALCI
Corona’dan Felaket ve Helak Senaryoları Üretme
Prof Dr İsrafil BALCI
Sacit ACAR
ORTAYA KARIŞIK
Sacit ACAR
Saffet Atik
Samsun’un Liman ve Demiryolu Sorunları (2)
Saffet Atik
Burak GÜLEÇ
Lider diyeceksiniz
Burak GÜLEÇ
Enis ERSOY
İmamoğlu’nun Kanal İstanbul stratejisi
Enis ERSOY
Türker GÖKSEL
Mithatpaşa Lisesi ve Sekizinci Kitap
Türker GÖKSEL
Mustafa KESKİN
Yerli Arabamızı Anlayabildik mi
Mustafa KESKİN
Ahmet HAYVALI
TEK DÜZEN HESAP PLANI
Ahmet HAYVALI
Dr. Işık ÖZKEFELİ
NİYETLER ALENİYET KAZANIRKEN
Dr Işık ÖZKEFELİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Açıkhava AVM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Prof. Dr. Ahmet Nizamettin AKTAY
Gagavuzya İzlenimleri
Prof Dr Ahmet Nizamettin AKTAY
Hüseyin ÖZBAY
OSMAN TÜRKAY
Hüseyin ÖZBAY
Mehmet Ali BAYAR
PROF.DR.MÜMTAZ SOYSAL'IN ARDINDAN...
Mehmet Ali BAYAR
Prof. Dr. İbrahim TELLİOĞLU
SEVDİKLERİMİZ ÜZERİNDEN EMPATİ YAPARAK DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIŞMAK
Prof Dr İbrahim TELLİOĞLU
Hilmi EKER
PİLOT İLÇE LADİK
Hilmi EKER
Murat İLHAN
PİCASSO...
Murat İLHAN
Nami Cem İYİGÜN
ASKERİ HAREKÂT
Nami Cem İYİGÜN
Mustafa ENGİN
TARIM MI, ENERJİ Mİ!?
Mustafa ENGİN
Tufan AKCAGÖZ
SİZ SİZ OLUN
Tufan AKCAGÖZ
Necmi HATİPOĞLU
EKONOMİK KRİZ Mİ, O DA NE?
Necmi HATİPOĞLU
Hülya Korkut ÖZAK
Öyleyse sen Türk değilsin...
Hülya Korkut ÖZAK
Prof. Dr. Erdal AĞAR
YABANCI DİLLE EĞİTİM
Prof Dr Erdal AĞAR
Dr. İbrahim YILDIRIM
ABD, Arka Ayakları ile Kulağının Arkasını Kaşıyor
Dr İbrahim YILDIRIM
Nuray YILMAZ
HIYAR… TUZ… TUZLUK
Nuray YILMAZ
Dr. Faruk TAN
İNSAN
Dr Faruk TAN
İshak MEMİŞOĞLU
OTOPARKIMI İSTİYORUM
İshak MEMİŞOĞLU